Bu haberin ilk bölümünü Dizi Yayıncıları, İnternet Üzerinden İş Modelleri Konusunda Ne Yapıyor? – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Bir önceki bölümde, Diziport.com kurucularından Ahmet Beyazkaya ile dizi siteleri konusunda konuşmaya başlamıştık. Kısaca, dizi üreticilerinin düşünmedikleri bir alana girerek, 2,5 milyon civarı aylık kullanıcıya ulaşan bir sitenin neden iş modeline dönüşemediğini konuşuyorduk.
Beyazkaya amatör hevesle açtıkları sitenin ulaştığı kullanıcı sayısı için, herhangi bir reklam yapmadıklarını, sadece kulaktan kulağa yayıldıklarını anlatıyor. Diziport’a videolar önceleri sadece kendileri tarafından eklenirken, zaman içinde kullanıcıların da ekleyebileceği bir duruma gelmiş. Zamanla popülerlikleri o kadar artmış ki, örneğin TRT kendi dizisi için “Diziport’ta ilk 10’a yükseldik” haberi yaparken, Fox TV’dan bir kişi, “neden şu diziyi yayınlamıyorsunuz?” diye mail atmış.
Ama bugünlerde durum tersine dönmüş durumda. Kendilerine, Youtube üzerinde yayınlanan dizileri neden alıp yayınlamadıklarını sorduk. Sonuçta Embed kodu açık ise, o sitenin başka bir ortamda yayınlanması ve de o ortamdan da gelir alması mümkün. Ama Beyazkaya, başkaları yapabilse bile kendilerinin böyle bir şey yapması durumunda, derhal uyarı aldıklarını açıklıyor.
Digitürk’ün açtığı dava sonrasında, eskiden kalabalık bir ekibe sahip Diziport, bugünlerde ekibi dağılmış halde yeni iş modelleri üzerine araştırma yapıyor. Zaten haberi yapmaya Digitürk’ün basın bülteni üzerine başlamıştık. Bu bültende şunlar bulunuyor;
Yürüttüğü korsan yayıncılık nedeniyle Diziport.com aleyhine açılan dava, başarı ile sonuçlandı.
Dijital platform dünyasında ilklerin yaratıcısı Digiturk, üyelerini, televizyon izleme deneyimini geliştiren zengin içerikler ve en yeni teknolojiler ile buluştururken; Türkiye ekonomisinde vergi ve iş gücü kaybına sebep olan korsan yayıncılıkla mücadele de devam ediyor.
Diziport.com internet sitesi, yürüttüğü korsan yayıncılık nedeniyle Twentieth Century Fox Corporation tarafından açılan dava sonucunda ceza aldı. Yargı önüne çıkan Diziport.com site sahipleri, 3. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi 2012/234 E. sayılı dosya kapsamında yürütülen dava sonucunda 5846 sayılı yasanın 71/1 maddesinin 5728 Sayılı yasa ile değiştirilmiş şekli kapsamında para cezası aldı.
Korsan yayın yapan siteler, Türk ekonomisi ve halkını olumsuz etkiliyor
Diziport.com aleyhine sonuçlanan dava, televizyon içeriklerinin lisanssız yayımlarının Türk kanunları tarafından illegal bir suç olarak kabul edildiğinin kanıtı niteliğinde. Yabancı dizileri takip etmek isteyen izleyicilerin de bu kanun dışı siteleri desteklememesi büyük önem taşıyor. Bu sitelerin kullanım ile desteklenmesi, yasal olarak görev yapan Türk şirketlerinin yanı sıra iş gücü ve vergi kaybı doğrultusunda Türk ekonomisine de zarar veriyor. İllegal yayın yapan siteler ayrıca, tıpkı diziport.com örneğinde olduğu gibi, Türk mahkemeleri tarafından yapılacak müdahaleler ile içerikleri kaldırabileceğinden güvenilir bir kaynak olmaktan çok uzak.
Yabancı diziler yalnızca 48 saat sonra Digiturk ekranlarında
Değişen izleme alışkanlıkları, uluslararası trendler ve kullanıcıların ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda teknolojik altyapısına yaptığı yatırımları her geçen gün artıran Digiturk, sunduğu içerik ile de lider konumunu sürdürüyor. Her türlü zevke hitap eden dizi ve film kanalları üzerinden zengin içeriği izleyiciler ile buluşturan Digiturk ekranları, her 15 dakikada bir yeni bir filme ev sahipliği yapıyor. Dünya film endüstrisinin nabzını tutan 7 büyük Hollywood stüdyosunun 6’sı ile gerçekleştirilen münhasır anlaşmalar doğrultusunda her ay 1000’e yakın film yayınlanan Digiturk ekranlarında, en popüler yabancı dizileri yurtdışında yayınlandıktan yalnızca 48 saat sonra izlemek mümkün.
Digitürk’e bu açıklama sonrasında; dizi yayınlayan firmalarla işbirliğine gitmeyi düşünüp düşünmediklerini sorduk. Digiturk Kurumsal İletişim Direktörü Murat Yağcı şu şekilde cevapladı:
Digiturk olarak, yayın haklarına sahip olduğumuz yabancı dizi ve programları, Digiturk IQ / Digiturk Play gibi servisler aracılığı ile internet üzerinden kullanıcılarımızın hizmetine sunuyoruz. Yakın zamanda mobil cihazlarda da aynı uygulama kullanıma sunulacaktır.
Diziport, hak sahiplerinin rızasını almadan yasa dışı yayın yapan bir site olarak ne geçmişte ne de şimdi işbirliği içinde olmadığımız bir kurum olup, sitedeki içerikler yayıncılık ilke ve etik kurallarına aykırı olarak korsan yayınlanmaktadır.
Aynı konuyu bir de Avukat Gökhan Ahi’ye sorduk. Kendisi aynı zamanda Diziport’un avukatı durumundaydı :
Dizilerin yapım aşamalarında yüksek maliyetler olduğu gibi, yoğun şekilde emek harcanıyor. Tüm bu maliyetlerin karşılığında, hem yapımcıların hem de TV kanallarının amacı, dizinin çok izlenmesini sağlamak ve reklam getirisi elde ederek kâra dönüştürmek.
Artık dizilerin sadece TV başından izlendiği dönemler, isteseler de istemeseler de sona erdi. Bir çok kişi bilgisayarlarından veya cep telefonlarından da sevdiği dizileri istediği zamanda seyretmek istiyor.
Dizilerin internetten yayını ilk başladığında bir çok yapımcı içten içe seviniyordu ve dizilerine olan ilgiyi internetteki yorumlardan ölçüyordu. Ancak dizilerin internetten yayınlanmasının iyi bir iş modeli yarattığını gördükleri an, daha önce kullanmak istemedikleri telif haklarını ortaya çıkardılar.
İnternetin ve teknolojinin ortaya çıkardığı yeni iş modelleri, hep eski yapılara ve eski hukuka meydan okuyarak ortaya çıkabiliyor, daha sonra zamanla bu iş modelleri legal bir alana oturabiliyor.
Daha önce bunu devlet televizyonu ve radyosu zamanında gördük. Özel radyo ve TV’ler önce illegaldi, daha sonra halktan gelen taleple legal bir zemine oturabildiler.
Dizi piyasasında da aynı süreci yaşayacağız. Dizi siteleri önce illegal ve korsan olarak anılıyorken, yakın bir zamanda yapımcıların da talebiyle tamamen legal hale gelecek.
Nitekim, TV’ler artık yayın haklarını almak konusunda tekel oluşturamıyorlar. Korsan olarak başlamak zorunda kalan bir çok dizi sitesi, gelir paylaşım ve yeni reklam olanakları ile zaman içinde tamamen legal hale geleceklerdir. Yapımcıların ve kanalların, zaten popüler hale gelmiş dizi siteleriyle oturup sözleşme yapmalarının vakti geldi.
Avukat Ahi’nin dediği gibi dünya değişiyor. Yeni TV cihazları yani smart TV’lar yayıldıkça da, zaten bugünkü TV düzeni altüst olacak. Birilerinin yaptığı plana göre TV seyretmek yerine, kendi istediğiniz saatte, kendi tercih ettiğiniz programların seyredilmesi dönemi hızla yaklaşıyor. Bu açıdan dizilerin, kendilerini tek bir noktaya kilitlemek yerine, Apple’ın App Store’unda olduğu gibi, bir çok dizi sitesinin üzerine konulmasına yönelik iş modelleri geliştirmelerinin zamanı gelmedi mi?
Hele YouTube üzerinden modellerle, yurtdışına bantgenişliği harcayan ve de 10 kuruş gelir paylaşımı şeklinde dönen modeller yerine, daha çok gelir getirecek, hem dizinin TV’daki seyredilmesine katkıda bulunacak, seyirci sayısına ya da feedbackler üzerinden dizilerin seyircilere daha çok hitap etmesine yönelik, dosdoğru iş modelleri kurmak mümkün değil mi?



Kaynak : 