RedHack tarafından hack edilen YÖK’den sızan belgeler[1] sıkıntı yaratıyor. Bir yandan RedHack için “şu anda basın özgürlüğünün askıda hissedildiği bir dönemde ifade özgürlüğünü sağlıyor” diye düşününenler var ki bunların başında klasik gazeteciler geliyor[2]. Diğer yandan RedHack’in açıkladığı belgelerin “kişisel verilerin gizliliği” konusunda sıkıntı yarattığı görülüyor. Çünkü haklarında şikayet olan ya da soruşturmaya muhatap olmuş ama suçluluğu kesinleşmemiş kişilerin kamuoyu gözünde suçlu olabileceği mesajını verecek bir olay haline de gelebiyor.
Ancak bu belgelerin ortaya koyduğu başka ilginç olaylar da var. Bu olayların bazıları muhatapları tarafından açıklamalarla ortaya konuluyor. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Üniversite’sinin yaptığı açıklama bunlar birisiydi[3]. Şimdi diğer bir açıklama Giresun Üniversitesi öğretim üyesi Doç.Dr.Murat Taş’tan geliyor. Taş açıklamasında kişisel gizlilik taşıyan konuların ortaya konmasından “dehşet” duyduğunu açıklamakla birlikte ama daha ilginci kendisinin bile haberi olmadığı bir soruşturmayı öğrendiğini bildiriyor.
Burada dikkati çeken bir husus da şu; kendisiyle ilgili şikayet olan bir görevli hakkında soruşturma açılıyor ama kendisini savunma hakkı verilmiyor, daha doğrusu bilgisi bile olmuyor. RedHack olmasa haberi bile olmayacak. Adının kamuoyuna yayılması bir açıdan sıkıntı ama bu görevliye kendisi ile ilgili soruşturma bilgisi verilmemesi diğer bir sıkıntı.
Öğretim Üyesi Doç.Dr.Murat Taş’ın gönderdiği açıklamayı aşağıya aynen alıyoruz.
RedHack hacker grubunun Türkiye Cumhuriyeti’nin yasal bir devlet kurumu olan YÖK’ün internet sitesine yapmış olduğu bir siber saldırı sonucu YÖK’e intikal etmiş dosyaları internet ortamında servis etmiş olduğu görülmektedir.
Bu dosyalardan birinde şahsımla ilgili hangi aşamada olduğunu benim bile bilmediğim açılmış bir soruşturma dosyasının 294 sayfalık bir dosya olduğunu, Soruşturmacının Sonuç Raporunu tamamladığını, soruşturmada yer alan bütün ifadelerin var olduğu görülmektedir. Dosyanın içeriği ve durumunu ben bile bilmezken internet erişimi olan ilgili-ilgisiz genç-yaşlı herkesin erişimine açıldığını görmek dehşet vericidir.
Hakkımda husumet nedeniyle yazılmış olan yanıltıcı ve kasıtlı iftiralar sonucu oluşturulmuş bir soruşturma konusunun, sadece iddialara dikkate çekerek yaşanan gerçeklermiş gibi ortaya konulmasını şiddetle kınıyorum.
Adımında yer aldığı soruşturma dosyası ile ilgili olarak pek çok kişinin işini gücünü bırakıp 294 sayfalık metni okuyacağına ve sağlıklı bir kanaate varabileceğine inanmak saflık olur düşüncesindeyim.
Soruşturmaya konu olan cihazlar üniversitelerde araştırma yapmak üzere kullanılan maddi değerce pahalı ve ileri araştırma olanakları sunan her üniversitenin sahip olmak isteyeceği dünyada rutin haline gelmeye başlamış özel cihazlardır.
Bu cihazları tanımayanlar, değerlerini bilemeyenler ve neler yapılabileceği hakkında hiçbir fikri olmayanlar atılan başlıklarda yer alan çarpıcı ve yanıltıcı iddialara kapılarak projeye emek vermiş olan proje ekibi hakkında çok olumsuz ve haksız kanaatlere sahip olabilirler. Ancak alınan cihazlar halen üniversitemizde faal durumda ve firma garantileri devam eden cihazlar olduğu dikkate alınmalıdır.
Bana göre Giresun Üniversitesinin üniversite olma yolunda tek dikili taşı olan Merkezi Araştırma Laboratuar Binası bu proje ile inşa edilmiştir. Satın alınmış araştırma cihazları gezilip görülebilir-yaşanabilir gerçeklerdir. Ayrıca bilirkişilerce bu cihazların taşıdıkları maddi değer her an her şekilde hesaplanıp yolsuzluk olup-olmadığı tartılabilir.
Dosya içinde kimliği belirsiz kişilerce yapılan iftira içerikli ihbar, sahiplerinin ne derece nefret içinde olduklarını ve ne olursa olsun cezalandırılmamız gerektiği için çalıştıklarını açıkça göstermektedir.
Soruşturmacı sonuç raporunda bir suç unsuruna rastlanılmadığını ve projeyi gerçekleştirenlere soruşturma açılması yerine teşekkür edilmesi gerektiğini belirtmesine “İLAVE ÇARPICI AÇIKLAMALAR” başlığı altında
- Yukarıda bazı alıntıları verilen soruşturma ifadelerine ek olarak soruşturma mevzuatı ile ilgili bir öğretim elemanı dikkate değer açıklamalarda bulunmuş ve bunları yazılı olarak beyan etmiştir.
Ayrıca aşağıdaki ifade de iddia edilen hasmane bir tavrı destekler mahiyette görülmektedir.
- Cihazı kuran bir kişinin laboratuvara sokulmaması normal olmayan bir davranış olduğu kanaatindeyim. Bu durumun sebep ve gerekçelerinin araştırılması gerekir diye düşünüyorum.
Diye kanaatini belirtmesine ve böylece soruşturmanın kaynağına dikkat çekmesine rağmen, yönetim bu konuda hiçbir işlem yapmamıştır.
Dolayısı ile yapılan bu haberler sadece karalamaya yönelik, kamuoyuna doğru, gerçek olmayan ve eksiksiz bilgi vermekte, adımında geçtiği öğretim üyelerini açıkça yolsuzlukla suçlamakta ve kamuoyundaki itibarımızı düşürmeye hizmet etmektedir. Bu haberler İnternet yoluyla “kişilik haklarıma saldırıda bulunmakta, şerefimi, onurumu, insanların gözündeki itibarımı, namusumu, lekelemekte ve buna hizmet etmektedir.
Bu hadsiz ve insafsız kirletme ve silme kampanyası sorumluları ile ilgili her türlü yasal işleme başvuracağımı kamuoyuna ilan ederim.
Doç. Dr. Murat TAŞ
Giresun Üniversitesi Öğretim Üyesi
[2] İfade Özgürlüğünü Tartışan Klasik Gazeteciler, RedHack Nedeniyle Ümitli Olduklarını Belirttiler
[2] İfade Özgürlüğünü Tartışan Klasik Gazeteciler, RedHack Nedeniyle Ümitli Olduklarını Belirttiler



Kaynak : 