Bir önceki bölümde, 11.Şurası Sonuç Belgesinde sektörümüzle ilgili ifadeleri birarada sizlere sunmuştuk. Bu bölümü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz
İlk bölümde, 11. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Şurasında 2023 için sektörümüze yönelik hedefler tekrarlanmış. Ancak 2035 için, bakanlığın diğer kollarında (ulaştırma, denizcilik) hedefler belirlenmesine karşın, ICT (BİT) Alanında Hedefler Yok. Yani 2023 hedefleri var ama 2035 hedefleri yok.Tam rapor elimizde yok. O nedenle tam raporda var mı bilemiyoruz.
Neden yeni bir hedef gösterilmediğine gelince; cuma günü yayınladığımız “to be or not to be” yani “üretmek ya da üretmemek” başlıklı yazımızda da görebileceğiniz üzere üretici/ülkeye para kazandırıcı bir ICT sektörümüz yok[1]. Onun yerine, son zamanlarda biraz hareketlenme olsa da, halen tüketici ve para harcayan, hatta belki nakit açığa en çok katkı yapanlardan birisi olan bir sektör var ortada.
2023 hedeflerine bakarsanız; BİT sektörünün 160 milyar $ olmasından bahsediliyor. Sektör 2013 raporlamalarına bakılırsa, bir derneğin çalışmasına göre 76 milyar $, diğer bir derneğin çalışmasına göre 25 milyar $, bir diğerine göre 50 milyar $. İlki e-ticaret ile satılan ve bilişim ürünü olmayan (örneğin ayakkabı) rakamlarını da içeriyor, ikincisi sadece telekom operatörlerinin cirosunu hesaplayıp, üstüne tahmini bir bilişim sektörü cirosu ekliyor, sonuncusu ise, ülkemizde satılan (PC, cep telefonu, fotoğraf makinası ve yazılım vs) herşeyi ve bazı noktalarda 2 kere raporluyor.
Bu rakamların içinde, ülkemizde üretilen donanım, hizmet ve yazılım ne kadardır derseniz, ben diyeyim 800 milyon, siz deyin 8 milyar $. Ne farkeder ki?
Bilişim sektörümüz almak-satmak üzerine kurulu. Yani falan PC ya da cep telefonu ya da baskı ünitesini ya da yazılımı alıp satıyoruz. Bu işte de çok başarılıyız. Öyle başarılıyız ki, yerel üreticiler kendilerine yer bulamıyor. Yabancı üretici firmalar ise “herkesin bayi olmaya acaip çalışıp, rekabet ettiği” bu sektörde, “vurun abalıya” usulü ülkemiz satıcılarının kar oranlarını sürekli aşağıya çekiyor ya da büyük projelerde kendisi bayisi ile rekabet ediyor ama gık diyen yok, hala herkes bayi olmaya çalışıyor.
Hem de birbirleriyle yarışmaktan, piyasanın düşmesine neden oluyorlar. Yabancı üreticiler kar marjlarını düşüre düşüre, en son noktaya geldiler. Ondan sonra da olan tüketiciye oluyor.
Örneğin eğer dünyanın en çok satılan markalarında birisi olan Samsung cep telefonunu alırsanız ama dikkat edin bozulmasın. Çünkü bir kez bozuldu mu, teknik servislerde inlersiniz. Bizzat başıma gelen olayda, alır almaz farkettiğim ve alındıktan 1 ay sonra ilk defa olmak üzere tam 4 kez aynı nedenle (sonuncuda artık iyice sapıtıp, açılmamaya başladığı için başka bir neden gözüküyordu) servise gönderdiğim telefon için, 1 sene sonra “bozulmuş” diyerek 500 TL tamirat ücreti istediler. Gayri resmi görüşmelerimde, teknik servislerin kar marjlarının düşüklüğü nedeniyle bu tür sorunların sürekli yaşandığını öğrendim
Sonuçta 2023 hedefini yakalayamayacağımız çok aşikar. Dolayısıyla Şura yeni bir rakam da belirlemedi anlaşılan.
Ama bu dönem ARGE çalışmalarında bir atak olduğunu kabul etmeliyiz. Bu atak önümüzdeki yıllarda ne meyvalar verecek? Hep birlikte göreceğiz.
Yine çağrı merkezi alanında önemli bir gelişme olduğu ve yeni nüfusun sürekli göç ettiği Anadolu şehirlerine yeni bir nefes sağladığı görülüyor.
Tabi cep telefonu işletmecilerinin çok başarılı olduklarını söyleyelim; ama sabit telefon ve geniş bat yatırımları konusunda ciddi problem var. Aynı problem Ipv6 geçişi konusunda mevcut. Dolayısıyla hızla yaklaşan M2M dünyasında sorun yaşayacak gibi gözüküyoruz[2].
Bilişim sektörüne özgü değil ama genel olarak KOBİ’lerin desteklendiğini görüyoruz. Olumlu bir yaklaşım.
Neden BİT Sektörü Cüce
BİT sektörünün cüceliği konusunda, bizim gördüğümüz çeşitli faktörleri sayabiliriz (başkaları da başka maddeler ekleyebilir);
- 1990’lı yıllarda ülkemizde kurulan satış kanallarının, yabancı yazılım ve donanım ürünlerini satışını Anadolu sathına yayması ve yerli üretimin bu nedenle gelişememesi (tabi söylemeye geek yok, bu firmalar ülkemize, yerli firmalarda o yıllarda ve halen olmayan başarılı pazarlama taktikleri ve güçlü reklam olanakları ile geldiler)
- 1950’lerden başlayarak ülkemizde gelişen “üretici olma, satıcı/bayi ol” kültürünün kolaylığı ve güçlülüğü
- Yerel firmaların bayilik konusunda uzmanlaşmaması, kendilerini geliştirmemeleri, üstelik birbirleri ile kıyasıya mücadele ediyor olmaları
- Proje yapma kültürünün zayıflığı
- Devletin ülkemizde satış yapan çok uluslu yazılım(ERP vs) ya da donanım firmalarını denetlememesi. Örneğin IBM’in İşbankasındaki 220 milyon $’lık ve Vakıfbank’taki 25 milyon $’lık başarısız projelerinde, bu firmaların kendi başına bırakılmaları. Microsoft’un % 66 gibi abuk ve masa üstünde yaratılan kopya yazılım araştırma rakamı ile ülkenin polisini alıp, ülkenin esnafına baskı yapabiliyor olmasının içeriğine/haklı olup olmadığına bakılmıyor olması. Ülkenin firmalarının bu anlamda yalnız bırakılmaları.
- İktidarların son 5 yıla değin, BİT sektörünün önemini ve anlamını anlayamamış olması (BTK Başkanı Tayfun Acarer’in döneminin en önemli özelliği bakanlık ile bilişim sektörü arasında ilişki sağlamış olması. Acarer bu anlamda ARGE, Çağrı Merkezleri gibi pek çok olumlu gelişmenin önünü açtı)
- Yine iktidarların daha doğrusu kamunun, BİT ihalelerinde, son 15-20 yılda, bırakın desteklemeyi, yerli yazılım ve donanım konusunda ihaleye girişi engelleyici yaklaşımları
- Kamu ihalelerinde 2 tarafın da (kamu ve satıcı firma), projenin detaylarını tam tanımlamayı hala öğrenememiş olması (büyük cezaların firmalara verdiği zarar)
- BTK’nın ülkemizin telekom sektörünün gelişmesini destekleyici olması yerine köstekleyici görev üstlenmiş olması, tekel konusunda güçlendirici kararlar alması
- BTK’nın ismine yeni eklenen bilişim teknolojileri ve eskiden beri olan telekom sektörlerinde vizyoner yaklaşım göstermemiş olması (örneğin Londra’da 1995’lerde kurulan tarafsız trafik değişim noktası (IX) hala oluşamadığı için, pek çok hosting ve yabancı firma sunucu yatırımı Hollanda ve Sofya (Bulgaristan’a) kaybedildi.
- Oyun sektörü gibi geleceğe yönelik çok heyecan verici sektörlerde hala destekleyici adımlar görülemiyor
Bunlar bizim gördüklerimiz. Sizin gördüğünüz başka faktörler varsa, siz de lütfen bize bildirin. Yazının altına ekleyelim…
[1] Üretmek Ya da Üretmemek (Alıp-Satmak), İşte Bütün Problem Bu !!!
[1] IPv6 Dönüşümünde Türkiye 2,2 ile Sınıfta Kalmış Durumda



Kaynak : 