Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) dün bütçeden aslan payının telefon dinlemelerine ayrıldığı şeklindeki habere bir açıklama yayınladı[1]. 2014 bütçesi ile ilgili sunuş konuşması, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından 22 ekimde yapılmıştı[2].
BTK açıklamada, 2014 yılı için gelir bütçesi 1,8 milyar TL olan kurumun genel bütçeden gelir almadığını, aksine bütçeye gelir aktardığını belirtti.
1985’lerden itibaren bütün dünyada özelleşen ve serbestleşen telekom sektörleri için ülkeler, eski devlet tekelini dengelemek ve pazar koşullarını rahatlatmak amacıyla düzenleyici kurumlar (regulatory body) oluşturdular. Yapılanmanın en önemli parçası olan bu kurumun da özerk olması prensibi uygulandı. Bu özerkliğin sağlanması için de 2 şart; kurul üyelerinin seçimle atanması ve kurumun devletten para almaması şeklindeydi. Kurumun hizmet verdiği sektörün gelirlerinden pay alması öngörüldü.
BTK’nın gelirleri ilgili yönetmelikte şu şekilde özetleniyor;
- 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 11 inci maddesine göre Kurumun her türlü idarî giderlerinden kaynaklanan masraflarına katkı amacıyla işletmecilerin bir önceki yıl net satışlarının binde beşini geçmemek üzere, işletmecilerden alınacak idarî ücretler.
- Elektronik Haberleşme Kanununun 46 ncı maddesine göre alınacak ücretler.
- Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca Kurumca sunulacak hizmetler ile Kurum imkan ve yeteneklerinin üçüncü kişilere kullandırılmasından elde edilen gelirler.
- Her türlü basılı evrak, form ve yayınlardan elde edilecek gelirler.
- Müşavirlik hizmetlerinden elde edilecek gelirler.
- Kurs, toplantı, seminer ve eğitim faaliyetlerinden sağlanacak gelirler.
- Kurum ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından uygulanacak idarî para cezaları.
- Genel Bütçeden gerektiğinde yapılacak yardımlar.
- Yapılacak her türlü bağış, yardım ve diğer gelirler.
BTK Gelirlerinin % 70+’i Hazineye Aktarılıyor
Gelirler konusunda 1 noktayı vurgulamakta yarar var. Açıklamadan da görüldüğü üzere, BTK gelirlerinin, Evrensel Hizmet Fonu ile Maliye Bakanlığına aktarıldığı bölümü var. Bunlara rakam olarak bakarsak; % 70 üstü oluyor. Mesela 2014 yılı için 1 milyar 785 milyon 700 bin TL gelir elde edeceği öngörülmekte, bu gelirin yüzde 72’si oranındaki 1 milyar 289 milyon TL’sinin transfer harcamaları olarak genel bütçeye aktarılması teklif ediliyor. Genel bütçeye aktarılan gelirin yüzde 60’ı Maliye Bakanlığına, yüzde 20’si Evrensel Hizmet Fonuna, yüzde 20’si de Ar-Ge ve eğitim faaliyetleri için Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına aktarılıyor.
Evrensel Hizmet Fonu, Kırsal Bölgeye Hizmet için Var
Evrensel Hizmet Fonunu bilmeyen okurlarımız için tanımlayalım; telekomda serbestleşme ile birlikte, abone gelirleri, maliyeti karşılayamayan bölgelere yatırım zayıflamaktadır. Evrensel Hizmet Fonu bunu çözmek için dünyada oluşturulan bir fondur. Serbest sektörün firmaları ortak bir havuza gelirleri ile orantılı bir para öderler. Bu para da, kârlı olmadığı için özel firmaların yatırım yapmadıkları bölgelere yapılması istenen yatırımları karşılar. Çünkü haberleşme anayasa ile garanti altına alınmıştır.
Türkiye’de de 5369 Sayılı Evrensel Hizmet Kanunu, Türk Telekom’un özelleştirmesi öncesinde, 16.05.2005 tarihinde kabul edildi. Fon çoğu ülkede bizzat düzenleyici kurumun yönetimindedir. Ama ülkemizde Ulaştırma Bakanlığı’na aktarılır. Halen Bu fondan Denizcilik sektörüne de para aktarılması olanağı bulunduğu için bazı eleştiriler var.
AB Üyeliği 2012 İlerleme Raporunda BTK’nın Aldığı Gelir Düzeyi Eleştiriliyor
Diğer yandan, AB Üyeliği 2012 ilerleme raporunun 10cu başlığı olan “Bilgi Toplumu ve Medya” başlığına bakıldığında, şöyle bir ifade görülüyor[3];
BTK‟nın faaliyetlerinin finanse etmek üzere işletmecilerden toplanan ücretler, BTK‟nın giderlerine oranla çok yüksektir.
Gerçekten de, BTK’nın ilk kuruluş kanununa bakıldığında bu rakam onbinde 5’ler düzeyindeydi.
Ancak gelir düzeyinin bu kadar yüksek olması, BTK’nın özerk olması için yapılan gelir tanımının, tersine döndüğünü ve BTK’yı finanse etmekle kalmadığının yanısıra bir “örtülü vergi” haline dönüştüğünü gösteriyor.
Bu konuda daha önce yayınladığımız incelemede, 34 TL’lik konuşma için 100 TL ödediğimizi belirtmiştik[4]. Üstelik o hesabın içinde BTK’ya aktarılan rakam yoktu (BTK geliri de 34 TL’nın içinde). Yani devlet telekom sektörünü, petrol alanında olduğu gibi açıkça bir “vergi toplama alanı” olarak görüyor. Neden görmesin? Buna karşı çıkan bir tüketici farkındalığı bulunmuyor.
[1] BTK’nın dünkü açıklaması şu şekilde;
BASIN AÇIKLAMASI
Cumhuriyet Gazetesi’nin 27 Ekim 2013 tarihli baskısında yayımlanan “Dinlemeye para çok” başlıklı haberde, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bütçesi esas alınarak, “Hükümet tarafından bütçenin aslan payının telefon dinlemelerine ayrıldığına” yönelik tamamen gerçek dışı bir takım yorum ve iddialara yer verilmiştir.
BTK, sabit ve mobil telefon haberleşme hizmetleri, geniş bant erişim sistemleri, internet, kablolu yayın ve uydu hizmetleri gibi elektronik haberleşme alanında düzenleme, denetleme, yetkilendirme ve uzlaştırma görevlerini yerine getirmektedir. Ayrıca bu yıl yapılan kanun değişikliğiyle posta hizmetlerine ilişkin düzenleme ve denetleme görevi de Kurumumuza verilmiştir.
Öte yandan Kurumumuza bağlı olarak faaliyet gösteren ve yetkili kurumlarca yapılan telefon dinleme işlemlerinin hukuka uygun olarak yerine getirilmesini sağlayan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının (TİB) görevi de sadece bununla sınırlı değildir. Aynı zamanda siber güvenlik faaliyetleri, internetin bilinçli ve güvenli kullanımı gibi ülkemiz açısından büyük önem taşıyan hizmetler de TİB tarafından yürütülmektedir.
Kurumumuzun 2014 yılı bütçesi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu gereğince üç yıllık bütçeleme anlayışı ile hizmetlerin süratli, kaliteli ve kesintisiz sürdürülmesi amacına yönelik olarak hazırlanmıştır.
BTK’nın toplam bütçesi, iletişim hizmeti sunan işletmelerden alınan ruhsat ve kullanım ücreti gibi gelirlerden oluşmaktadır. Kurumumuz, diğer bazı düzenleyici ve denetleyici kurumlar da dâhil olmak üzere birçok kamu kurum ve kuruluşunun aksine genel bütçeden pay almamakta, sağladığı gelirlerin büyük bölümünü genel bütçeye aktarmaktadır.
Buna göre Kurumumuzun 2014 yılında 1 milyar 785 milyon 700 bin TL gelir elde edeceği öngörülmekte, bu gelirin yüzde 72’si oranındaki 1 milyar 289 milyon TL’sinin transfer harcamaları olarak genel bütçeye aktarılması teklif edilmektedir. İlgili mevzuat gereğince Kurumumuz tarafından genel bütçeye aktarılan gelirin yüzde 60’ı Maliye Bakanlığına, yüzde 20’si Evrensel Hizmet Fonuna, yüzde 20’si de Ar-Ge ve eğitim faaliyetleri için Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına aktarılmaktadır.
Kurum gelirinden genel bütçeye aktarılan transfer harcamaları çıkarıldıktan sonra kalan yüzde 28 oranındaki 496 milyon 700 bin TL ise personel aylıkları, sosyal güvenlik, mal ve hizmet alımı ve yeni hizmet binası giderleri için teklif edilmektedir. 2015 ve 2016 yılları için de benzer şekilde Kurum gelirlerinden oluşan toplam bütçemizin yüzde 70’ten fazlasının genel bütçeye aktarılması öngörülmektedir. Genel bütçeye yapılan aktarmalar çıkarıldıktan sonra kurum harcamaları için kalan bütçenin diğer düzenleyici kurumlarla yakın olduğu görülecektir.
Sonuç olarak yukarıdaki açıklamalardan da açık bir şekilde anlaşılacağı gibi “Hükümet tarafından bütçenin aslan payının telefon dinlemelerine ayrıldığına” yönelik yorum ve iddialar hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamaktadır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
[2] 2014 Bütçesi Sunuş Konuşması
[3] Türkiye’nin AB Üyeliği Yeni İlerleme Raporunda Bilgi Toplumu ve Medya Başlığının Analizi Yayınlandı
[4] Tüketici Operatörün Karı Dahil 34 TL’lik Konuşma için 100 TL Ödüyor – 1



Kaynak : 