Şirketlerin ve kurumların operasyonlarını sürdürmeleri kadar, bu operasyonların denetimleri de önemli. 18 yıl önce kurulan Türkiye İç Denetim Enstitüsü, ülkemizde daha önceleri müfettişlik olarak bilinen görevi “iç denetim” şekline dönüştürmekte önemli bir kurum. Bu enstitünün faaliyetleri konusunda yaptığımız söyleşiyi geçtiğimiz haftalarda yayınlamıştık[1]. Bu söyleşimizde ise, “İç Denetim Nedir?” konusunu inceledik. TIDE’nin Onursal ve Kurucu Başkanı olan Ali Kamil Uzun ile konuştuk :
turk-internet.com : Bize iç denetimin tanımını yapabilir misiniz?
Ali Kamil Uzun : İç denetimi kısaca tanımlamak gerekirse, kamu, özel sektör kurumlarının (bunu her ölçekte işletme olarak düşünebilirsiniz), hedef ve stratejileri doğrultusunda, kurumsal yönetim, risk yönetimi, iç kontrol süreçlerini değerlendiren tamamen bağımsız, güvence ve danışmanlık faaliyetidir.
turk-internet.com : Bu daha çok finansla mı ilgilidir yoksa yönetimle de ilgili olabilir mi?
Ali Kamil Uzun : Çok yerinde bir soru. Genelde denetim denildiğinde akla mali işler ve finans geliyor. Aslında denetim mali olan, olmayan tüm süreçleri kapsıyor. İç denetçiler olarak biz, bir işletmenin tüm süreçlerinde kontrol mekanizmalarına odaklanıyoruz. Yani her süreci, satın alma, satış, maliye, muhasebe gibi süreçlere odaklanıyor ve o süreçlerde tasarlanmış kontroller var mı, varsa tasarlandığı şekliyle uygulanıyor mu, yerinde ve yeterli mi, sorularına yanıt buluyoruz. Aslında iç kontrol sistemi dediğimiz, konuya odaklanıyoruz.
turk-internet.com : Peki, insan kaynaklarında da iç denetim var mı?
Ali Kamil Uzun : İnsan kaynaklarında da kendine özgü iç kontrol mekanizması var. İşe alma, kariyer, işe yerleştirme, kariyer gelişimi, organizasyon içerisinde ekibin oluşması, performans değerlendirmesi gibi süreçlerde iç kontrol, iç kontrolün olduğu yerde de iç denetim faaliyetinin olması lazım. Bunu daha anlaşılır kılmak adına iç kontrol ve iç denetimi şöyle bir benzetmeyle anlatmaya çalışayım. İç kontrol sistemini, insanın bağışıklık sistemine benzetebiliriz. Bağışıklık sistemimiz herhangi bir hastalığa karşı nasıl koruyucu olarak çalışmasına devam ediyorsa, kurumsal yapının bağışıklık sistemini de iç kontrol dersek, kurumun işlerliğini aksatmadan sağlamayı amaçlayan bir sistemden söz etmiş oluruz. İç denetimi de dahiliye doktoruna benzetebiliriz. O da bu yapının kurumsal organizmanın sağlıklı biçimde işleyip işlemediğini kontrol ediyor. Siz bireysel sağlığınız için belirli aralıklarla check-up yaptırıyorsunuz. Biz iç denetçiler aslında organizasyonda sürekli bu check-up’ı yapan, onların bağışıklık sistemi olan, kontrol sistemini değerlendiren, nabzını tutan, tansiyonunu ölçen, kalp atışlarını değerlendiren fonksiyonuz, bir faaliyetiz.
turk-internet.com : Sizin yaptığınız benzetmeden yola çıkarak, ilaç veriyor musunuz?
Ali Kamil Uzun : Yapılan bu konsültasyon sonucu, süreçlerin iyileştirilmesi, güçlendirilmesi, eksiklikler ve yetersizlikler varsa bunların giderilmesine yönelik çözüm önerileri getiriyoruz.
turk-internet.com : Kime veriyorsunuz bunu, iç denetçi kime bağlı olarak çalışıyor?
Ali Kamil Uzun : Biz bunları iş ve süreç yöneticilerine, her şeyden önce sorumlu yönetim kurulu ve üst düzey yönetime veriyoruz. İç denetçi tanımında bahsettiğimiz gibi tarafsız ve bağımsız olacak. İç denetçi, tarafsız ve bağımsız olacak bir makama bağlı olması gerekiyor. Bu da yönetim kurulu seviyesinde, icradan bağımsız, icrai bir sorumluluğu olmayan kişiye, bu da yönetim kurulunda denetim komitesi dediğimiz bağımsız üyelerden oluşan gruba olabilir veya bağımsız bir pozisyon alan bir yönetim kurulu üyesi olabilir. İç denetimi amacına uygun faaliyetini yerine getirebilmesi açısından bu çok önemli.
turk-internet.com : İç denetimi anlattınız bu konunun Türkiye’deki durumu nedir? Sadece büyük şirketler iç denetime önem veriyor diye düşünüyorum, yanılıyor muyum?
Ali Kamil Uzun : Bankacılık, finans sektörlerinde yaygın. Neden? Çünkü düzenlemeler gereği bankacılıkta zorunlu. O nedenle gerek denetim gerek risk yönetimi fonksiyonu olsun düzenleyici otoritenin koymuş olduğu kurallar, iç mevzuatında belirlenmiş. Bankacılıkta özellikle 2001 yılından sonra yaşanan kriz sonrası uluslararası standartlarda ciddi bir noktaya geldiğini söyleyebilirim.
Reel sektör tarafına gelince, sermaye piyasasına tabi halka açık şirketlerde yine sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde iç denetim faaliyetine yer vermek durumundalar. Sektör bazında bakarsak, bir yandan düzenleyici otoritelerin var olduğu sektörlerde denetime yönelik düzenlemelerin olduğunu görüyoruz. Özellikle Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun şimdi reel sektörde iç denetimin gelişmesi konusunda bir fırsat olduğunu söyleyebilirim.
Söyleşinin devamını Ali Kamil Uzun : İç Denetim Konusunda Kamu Ödevini Ciddiye Alıyor – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
[1] Ali Kamil Uzun : Geleneksel Teftiş Yaklaşımını İç Denetime Dönüştürerek Tarihi bir Adım Attık – 1

Kaynak : 