web analytics
Pazar, Temmuz 26, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result

TBMM Genel Kurulu’nda Torba Kanun İçindeki İnternet Maddelerinden 13cüsü Kabul Edildi, Muhalefet Sansür Diyor

2.günü özetlersek, 2 grup insan gördük; 1ci grupta (mesela MHP'li Özcan yeniçeri) internetin ne kadar zararlı olduğunu anlatanlar vardı. İkinci grupta ise (genellikle CHP'liler), internet kanununun bu torba içine konulmasından rahatsız olan ve bunu ifade eden, bu kanunla sansür getirildiğini söyleyen milletvekilleri vardı. Bugün internetle ilgili ön sıralarda yer alan tek madde olan 13cü madde geçti. Bu madde TİB'in kadroları ile ilgiliydi.

Ergün Dinçer-Ergün Dinçer
30 Ocak 2014
- Genel
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

5651 sayılı kanunu genişletecek olan torba kanun içindeki internet maddeleri ile ilgili olarak TBMM konuşmalarını büyüteç altına aldık. Dikkatimizi çeken en önemli husus; torba kanun öncesi kanunların görüşülmesini engellemek için ilgili komisyonların toplantıya katılmadıkları ve bu kanunların ertelenmesi oldu (İnternet kanununa geçmek için ertelenen kanunlar başlığı altında bunları görebilirsiniz). Yani internet maddelerini içeren torba kanun büyük bir acilliyetle geçiriliyor. Bugün görüşülen 30 madde, genel kuruldan tıkır tıkır geçti.

2.günü özetlersek, 2 grup insan gördük; 1ci grupta (mesela MHP’li Özcan Yeniçeri) internetin ne kadar zararlı olduğunu anlatanlar vardı. İkinci grupta ise (genellikle CHP’liler), internet kanununun bu torba içine konulmasından rahatsız olan ve bunu ifade eden, bu kanunla sansür getirildiğini söyleyen milletvekilleri vardı. Bugün internetle ilgili ön sıralarda yer alan tek madde olan 13cü madde geçti. Bu madde TİB’in kadroları ile ilgiliydi. Bunu 6cı oturum başlığı altında bulabilirsiniz.

Biz kanunla ilgili neler konuşulduğunu vermeye devam ediyoruz. Ama yanısıra, TBMM’de milletvekilleri acaba nelerden bahsediyor. Sırası gelmişken ülkemizi yöneten TBMM’deki seçilenlerin nelerle uğraştıklarını da görelim. Ordaki havayı yansıtmak için kısa kısa diğer konuşmalardan da pasajlar veriyoruz ama uzun konuşmaları “——–“ şeklinde ifade ederek geçiyoruz. İnternetle ilgili sözleri ise koyu sunuyoruz. İlgisi olanların okuması için tutanakları özetledik.


    Türkiye Büyük Millet Meclisi – Genel Kurul Tutanağı – 24. Dönem 4. Yasama Yılı – 54. Birleşim 29 Ocak 2014 Çarşamba

    BİRİNCİ OTURUM – Açılma Saati: 14.00

    BAŞKAN: Başkan Vekili Ayşe Nur BAHÇEKAPILI

    (Elektronik cihazla yoklama yapıldı ve yeter sayı olduğu görüldü)

    Gündem Dışı Konuşanlar

    BAŞKAN – Gündeme geçmeden önce üç sayın milletvekiline gündem dışı söz vereceğim.

    1. Gündem dışı ilk söz, kamyoncuların K belgesi sorunları hakkında söz isteyen İstanbul Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu’na aittir.

      FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (İstanbul / CHP) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinize saygılar sunuyorum.

      Değerli arkadaşlar, konuyu çok basit bir şekilde anlatacağım. Vicdanlarınıza, adalet duygunuza seslenmek istiyorum. Bir şoför esnafı, geçimini, nafakasını şoförlük yaparak, 1 kamyonu olan bir esnafla 50 kamyonu, 100 kamyonu olan şirketler ve kişiler, hepsinden 17 bin lira… 1 kamyonu olan da K belgesi almak için 17 bin lira ödüyor, 50 kamyonu olan da, 100 kamyonu olan da. ………..

    2. Gündem dışı ikinci söz Silopi kayıpları hakkında söz isteyen Batman Milletvekili Bengi Yıldız’a aittir.

      BENGİ YILDIZ (Batman / BDP) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kayıplar ve faili meçhuller bu ülkenin kanayan bir yarasıdır. Faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitiren başta Vedat Aydın, Musa Anter gibi aydınlarımız olmak üzere, tüm faili meçhulleri ve kayıpları saygıyla buradan anmak istiyorum.

    3. Gündem dışı üçüncü söz, Batı Trakya 29 Ocak olayları hakkında söz isteyen Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu’na aittir.

      Buyurun Sayın Çavuşoğlu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

      HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

      Sayın milletvekilleri, bugün sizlere vatandaşı olduğu Yunanistan’ın kalkınması için çaba sarf eden, huzur ve refahına yönelik her türlü olumsuzluklardan hassasiyetle kaçınan, ana vatanı olarak kabul ettiği Türkiye için ise dilinden duasını eksik etmeyen Batı Trakya Müslüman Türk azınlığı ve bu azınlığın onur mücadelesi olarak tarihe geçen 29 Ocak Millî Direniş Günü’nden söz etmek istiyorum.

    Meclis Araştırması Açılması Önergeleri

    BAŞKAN – Meclis araştırması açılmasına ilişkin üç önerge vardır, okutuyorum:

    1. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

      Yer altı depoculuğunun geliştirilmesi, yasal bir mevzuata kavuşturulması, altyapı ve hizmet kalitelerinin yükseltilip iç ve dış yatırımcının hizmetine sunulabilmesi için alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılması hususunda gereğini arz ederiz.

    2. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

      Tiyatroyu ülkenin her köşesinde geniş halk kitleleriyle buluşturan, sanatın gelişmesine her alanda büyük katkı sağlayan, uzun yıllardır başarıyla hizmet veren Devlet Tiyatrolarının yaşadığı sorunların saptanması, Devlet Tiyatrolarının dünyadaki diğer örnekleriyle karşılaştırılması, tiyatro sanatçılarının sorunlarının araştırılması, var olan sorunlara etkin ve kalıcı çözümler bulunması amacıyla Anayasa’mızın 98, İç Tüzük’ün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.

    BAŞKAN – Bilgilerinize sunulmuştur. Önergeler gündemdeki yerlerini alacak ve Meclis araştırması açılıp açılmaması konusundaki görüşmeler sırası geldiğinde yapılacaktır.

    Sayın milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.

    CHP’den Bir Öneri

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

    Danışma Kurulunun 29/1/2014 Çarşamba günü (Bugün) yaptığı toplantısında siyasi parti grupları arasında oy birliği sağlanamadığından, grubumuzun aşağıdaki önerisinin İç Tüzük’ün 19’uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını saygılarımla arz ederim.

    Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar ve arkadaşları tarafından, 28/1/2014 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bazı bakanlar hakkında hazırlanan fezlekelerin TBMM’ye ulaştırılmaması konusunun araştırılarak sorumluların ortaya çıkarılması amacıyla verilmiş olan Meclis araştırma önergesinin (1262 sıra no.lu ) Genel Kurulun bilgisine sunulmak üzere bekleyen diğer önergelerin önüne alınarak 29/1/2014 Çarşamba günlü birleşimde sunuşlarda okunması ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılması önerilmiştir.

    1. BAŞKAN – Cumhuriyet Halk Partisi Grubu önerisi lehinde birinci konuşmacı Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar.
      —————–

    2. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu önerisi üzerinde aleyhinde olmak üzere birinci konuşmacı Muş Milletvekili Sayın Sırrı Sakık.
      —————— (Sakık’ın yaptığı konuşma, kendi partisi ile ilgili siyasi bir konuşma ve diğer partilerden epeyce tartışmaya ve karşılıklı cevap hakkına neden olmuş)

    3. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu önerisi lehinde olmak üzere İzmir Milletvekili Sayın Oktay Vural konuşacak.
      ——————

    4. Evet, şimdi Cumhuriyet Halk Partisi Grubu önerisi aleyhinde son konuşmacı Bartın Milletvekili Sayın Yılmaz Tunç.
      —————– (bu konuşma bakanlarla ilgili fezlekelere karşı savunma amaçlı yapılmış ve ayakkabı kutuları gibi kelimeler geçmiş ve yine çok tartışmaya neden olmuş)

    Bu uzun tartışma sonrasında CHP tarafından yoklama talep edildi. Elektronik cihazla yoklama yapıldı ve toplantı yeter sayısı olmadığı için 15:36’da birleşime 15 dakika ara verildi.

    İKİNCİ OTURUM – Açılma Saati: 15.49

    (Elektronik cihazla yoklama yapıldı ve yeter sayısı bulundu)

    İnternet Kanununa Bir An Önce Geçmek İçin Ertelenen Kanunlar

    BAŞKAN – Alınan karar gereğince sözlü soru önergelerini görüşmüyor ve gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

    • 1’inci sırada yer alan, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ve Anayasa Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

      Bu madde ilgili komisyon hazır bulunmadığı için ertelendi.

    • 2’nci sırada yer alan, Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Adalet Komisyonu Raporlarının görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

      Bu madde de ilgili komisyon hazır bulunmadığı için ertelendi.

    • 3’üncü sırada yer alan, Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç ve 77 Milletvekilinin; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Adalet Komisyonu Raporu’nun görüşmelerine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

      Bu madde ilgili komisyon hazır bulunmadığı için ertelendi.

    Torba Kanundaki Maddelere Geçiş (Görüşülen her madde kabul edildi. Burada bir kaç detaya işaret ediyoruz)

    BAŞKAN : Sayın milletvekilleri, dünkü birleşimde İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre temel kanun olarak görüşülen tasarının birinci bölümü üzerindeki soru-cevap işlemi tamamlanmıştı.

    Şimdi, birinci bölümde yer alan maddeleri, varsa o madde üzerindeki önerge işlemlerini yaptıktan sonra ayrı ayrı oylarınıza sunacağım.

    (not : bu bölümde 1ci maddeden başlayıp, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile ilgili maddeler konuşuluyor. Burada vermiyoruz ama okursanız epeyce güleceğiniz konuşmalar var. Örneğin küçükleri muzır yayınlardan koruma bölümüne, filan ildeki dağıtılan kömür torbasını getirip, gösteren ve uzun müddet tartışan milletvekilleri var)

    Daha sonraki görüşmeler sırasında vergilerle (özellikle ÖTV) konusunda tartışmalar var.
    ————–

    CHP’nin Engelliler için İnternet Özel İletişim Vergisi (ÖİV) Kaldırılması Önerisi Kabul Edilmedi

    Görüşmelerin bu bölümünde CHP bir önerge veriyor ;

      Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
      Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı Kanun Tasarısının 3 üncü maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederim.
      MADDE 3 – 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının sonuna;

      “Şu kadar ki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca engellilere yönelik olduğu konusunda olumlu görüş bildirilen ve elektronik haberleşme işletmecileri tarafından münhasıran engellilere yönelik olarak sunulan hizmetler bu vergiden istisnadır.” hükmü eklenmiş,

      bu fıkranın a) bendinde yer alan “(ön ödemeli kart satışları dâhil)” ibaresi “(ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar dâhil)” şeklinde, aynı maddenin ikinci ve yedinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

      “Birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan hizmetlerin birlikte veya birbiriyle bağlantılı olarak verilmesi ile ön ödemeli hat kullanıcıları tarafından yapılan yüklemelerin farklı oranlara tabi hizmetlerde kullanılması hâlinde, her hizmet tabi olduğu oran üzerinden vergilendirilir.”

      “Birinci fıkradaki %25 ve %15 oranlarını ayrı ayrı veya birlikte %5’e, %5 oranını ise sıfıra kadar indirmeye ve bu oranları kanuni oranlarına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu, vergiye ilişkin usul ve esasları belirlemeye, ön ödemeli hatlara yapılan yüklemelerin farklı oranlara tabi hizmetlerde kullanılması hâlinde fazla tahsil edilen vergiyi kullanıcıya ödenmesi koşuluyla mükellefe iade ettirmeye, verilmesi gereken beyannamelerin şekil, içerik ve eklerini belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

    BAŞKAN – Son önergeye Komisyon katılıyor mu?

    PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ VEDAT DEMİRÖZ (Bitlis) – Katılamıyoruz Başkan.

    BAŞKAN – Hükûmet?

    AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI AYŞENUR İSLAM (Sakarya) – Katılamıyoruz.

    BAŞKAN – İstanbul Milletvekili Sayın Akif Hamzaçebi, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

    MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

    Değerli milletvekilleri, sanıyorum Komisyon temsilcisi ve Sayın Bakan bizim önergemizin ne anlama geldiğini bu kısa süre içerisinde değerlendiremedi. Ben açıklayacağım, yine de katılamıyor ise bu takdiri Genel Kurula ve bizi izleyen vatandaşlarımıza bırakacağım.

    Şimdi, bu görüştüğümüz maddenin engellilere yönelik bir yanı yok, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görev alanıyla hiçbir ilgisi yok. Gelir İdaresi Başkanlığı, Maliye Bakanlığı; Gider Vergileri Kanunu uygulamasında karşılaştığı bir sorunu burada çözüyor. Cep telefonu işletmecilerinin ön ödemeli satışlarla ilgili uygulamasının yüklemelere dönüşmesi nedeniyle burada ortaya çıkan vergi sorununu çözmeye yönelik bir madde. Hemen söyleyeyim ki: İnternet hizmetlerinin artık özel iletişim vergisine tabi tutulması düşünülemez. Bu hizmetleri özel iletişim vergisinden istisna etmek lazım; bu, son derece yanlış. Özel iletişim vergisinin ağırlığı, yüksekliği ayrı bir tartışma konusu ama madem ki böyle bir vergi var ve Hükûmet bu vergiden vazgeçmiyor, o zaman gelin, İnternet hizmetlerini özel iletişim vergisinden istisna edelim.

    Benim söylediğim, Cumhuriyet Halk Partisinin önergesinin söylediği şudur: Mademki engellilere yönelik birtakım olumlu düzenlemeler yapıyoruz, o hâlde engellilerin iletişim hizmetleriyle ilgili onları koruyucu bir düzenleme yapalım. Engelli bireylerin diğer toplum kesimlerinin ihtiyaçlarından farklı bir ihtiyacı yoktur. Eğitim, sağlık, iletişim, ulaşım, rehabilitasyon, hayatın çok çeşitli alanlardaki hizmetler nasıl her vatandaş için bir ihtiyaç ise engelli vatandaşlarımız için de aynı şekilde bir ihtiyaçtır. Ancak engelli vatandaşlarımızın bu hizmetlere ulaşmada güçlüğü vardır. İşe girmede, sağlık hizmetinde, eğitim hizmetinde diğer vatandaşlara göre bu gruplar dezavantajlı gruptur. O hâlde, kanun koyucu, Hükûmet bunlara pozitif yaklaşacak, onun dezavantajlı olduğu alanı yok edecektir. Biz önergemizde şunu diyoruz: Teknoloji sürekli gelişiyor, sürekli değişiyor, engelli vatandaşlara yönelik teknolojik yenilikler ortaya çıkıyor. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde engelli vatandaşlara yönelik olarak bir kamera ve kişisel veri bankasından oluşan, sadece görme özürlüler için yazılı metinleri tarayarak sesli hâle getiren bir teknoloji ortaya konulmuştur. Sadece engellilere, görme engellilere yönelik bu hizmeti vergiden istisna etmek gerekir ya da bir başka şirket, görme engelliler ile ellerini kullanamayan özürlülerin, engellilerin daha çok faydalanabileceği, sesli mesajı yazılı hâle getirebilen ses tanımlı telefon üretmiştir. Bunu sadece engelli vatandaşımız kullanabilir yani bir başka normal vatandaş alıp bunu kullanamaz. Dolayısıyla, kötüye kullanılma ihtimali yoktur.

    Türkiye’nin tarafı olduğu 30 Mart 2007 tarihli Uluslararası Alanda Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme ve zorunlu olmayan protokolün 9’uncu maddesi erişilebilirlik yönünden engelli vatandaşlara yönelik bir düzenleme yapılmasını üye devletler için emredici hâle getirmiştir. Türkiye bu sözleşmenin tarafı olarak engelli vatandaşlarımızın iletişim hizmetlerinde dezavantajlı konumunu ortadan kaldırmak zorundadır.

    Önergemiz şunu söylüyor: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının engellilere yönelik olduğu konusunda olumlu görüş bildirdiği, uygun gördüğü, elektronik haberleşme işletmecileri tarafından münhasıran engellilere yönelik olarak sunulan hizmetler özel iletişim vergisinden istisnadır. Gelin, sadece telefon işletmecilerinin, operatörlerin uygulamada karşılaştığı bir vergi sorununu çözerken özel iletişim vergisini engelliler için bir sorun olmaktan çıkaralım, münhasıran engelliler için üretilen teknolojik yenilikleri, bunların sunduğu hizmetleri özel iletişim vergisinden istisna edelim.

    Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

    OKTAY VURAL (İzmir) – Hayırlı bir şey bu ya!

    BAŞKAN – Teşekkür ederim.

    Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

    MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Sayın Başkan, efendim, bir konuyu Sayın Bakanın ve Genel Kurulun bilgisine sunuyorum.

    BAŞKAN – Buyurun.

    MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) – Şimdi, bizim, engelli vatandaşlarımıza yönelik olarak, onların hayatını iyileştiren, onların bürokraside ve vergi kanunları karşısında dezavantajlı konumlarını iyileştiren önergelerimiz olacak. Bir tanesi çok uygunda ama reddedildi. Doğrusu son derece üzüntülüyüm ama diğer önergelerimizi şimdiden ben Hükûmetin ve Genel Kurulun bilgisine sunuyorum. Kendilerine dağıtılmış durumdadır, lütfen bu önergeleri dikkatle incelesinler. Engelli vatandaşlarımız için olumlu düzenlemeleri çoğaltalım.
    Teşekkür ediyorum.

  • 4’üncü madde üzerinde aynı mahiyette üç önerge vardır. Önergeleri okutacağım ve birlikte işleme alacağım.

    …………….

  • 5’inci maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:

    ……………….

    Birleşime on dakika ara veriyorum. – Kapanma Saati. 17.40

    ÜÇÜNCÜ OTURUM – Açılma Saati: 17.53

  • 6’ncı madde üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:

    Bu önergelerden birisi şöyle;

      Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

      Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı Kanun Tasarısının 6 ıncı maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

      “Madde 6- 132 sayılı Kanunun 6 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin başına “Aile ve Sosyal Politikalar, Ekonomi, Gümrük ve Ticaret, Çalışma ve Sosyal Güvenlik” ibareleri eklenmiştir.

    Kabul edilmeyen bu önergeyi veren MHP Ankara milletvekili Özcan Yeniçeri, önergeyi savunurken bakın neler diyor?

      Facebook, İnternet, cep telefonu veya diğer teknolojik aygıtlar üzerinden kurulan ilişkiler, evlilik kurumunda büyük erozyon meydana getiriyor

      ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

      Değerli milletvekilleri, Türk Standardları Enstitüsü Kuruluş Kanunu’nun 6’ncı maddesinde yer alan Türk Standardları Enstitüsü Teknik Kuruluna diğer kurumlardan gönderilecek üyeler arasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından da bir temsilci görevlendirilmesine yönelik bir madde üzerinde konuşuyoruz.

      Aile, bir toplumda her şeyden önceliklidir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı temsilcilerinin Türk Standardları Enstitüsünün Teknik Kurulunda görevlendirilmesi de yerindedir ve doğru yolda atılmış bir adımdır. Ancak ailenin Türkiye’de karşılaştığı genel sorunlar ve aileye yönelik bakış açısı üzerine birkaç hususu huzurlarınıza getirmek istiyorum.

      Fizikte atom, biyolojide hücre neyse sosyolojide de aile odur. Toplulukların hukuki, iktisadi, siyasi durumlarını anlamak için ilk incelenecek sosyal yapının aile olduğu bilim adamları tarafından ifade edilmektedir. Araştırıcılara göre, sosyal hayatın merkezinde yer alan aile, sosyal bütünlerin çekirdeği olarak sosyal kuruluşlara örnek vazife görürler. Herhangi bir toplulukta, o topluluğun, bağlı bulunduğu aile tiplerinin izlerini daima muhafaza ettiğini görmek mümkündür. Bu itibarla, bir memleketin, örneğin ekonomik tutumunu öğrenmek istiyorsanız aile içindeki üretim, tüketim faaliyetini incelemeniz gerekir. Aile devlete de tesir eder. Bazı bilginlere göre, demokrasi hareketinin alametleri önce kadın-erkek eşitliği düşüncesi hâlinde ailede kendini gösterir. Toplulukta ilk hukuki müessese de ailedir. Uzun zamandır sorgulanmadan yaşanan ana babalık ve aile yaşamı artık hiç de o kadar net değildir, her şey belirsiz gibi gözüküyor. Ana babalık bir çeşit mayın tarlasına dönüşmüştür. Bu gelişmeler yüzünden kontrol duygusu yitirildikçe güvensizlik hissi artmakta ve risk de büyümektedir. Aile üyelerinin çoğunun aileyi risk altında olan tehlikeli bir alan olarak görmesi hiç de şaşırtıcı gelmiyor.

      Ailenin tahribatı ile sosyal çözülme arasında yakın bir ilişki de vardır. Ailenin en çok tahrip edildiği toplumlar, refah konusunda belli bir seviyeye gelmiş olan toplumlardır, yani refah ile aile arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Türkiye’de intihar, boşanma ya da cinayetler konusundaki istatistikler sosyal çözülme olduğunu göstermemekle birlikte, durumun giderek vahim bir hâl aldığını da ortaya koymaktadır. Türkiye’de boşanma oranının düşük olması, her şeyden önce dinî kuralların belirleyici etkisinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca, toplumda özellikle kadınların eğitim ve ekonomik durumu, boşanma hâlinde toplumun boşanmayı hoş karşılamayacağı endişesi yanında, boşanmanın hukuki yönden gerçekleştirilebilirliğiyle de bağlantılıdır.

      Değerli milletvekilleri, aile, özellikle kadın konusunda tarihin sunduğu zihnî, dinî ve hukuki engeller, insan haklarının gelişmesiyle birlikte gelişmiş toplumlarda önemli ölçüde aşınmış olsa bile, günümüzde aileye yönelik topyekûn bir tehditten söz edilebilir. Bu süreci çağdaş gelişmenin doğal sonucu olarak düşünmek de mümkündür. Teknolojik aygıtlar ve yeni yaşam biçimi, aile ilişkilerini ciddi bir biçimde tehdit etmektedir. Bu noktada medyanın tutumu ibret vericidir. Özellikle Sayın Bakanın dikkatini çekmek istiyorum. Televizyonlarda büyük bir propagandayla sunulan sanal evlilik programları, geleneksel aile kurumunu altüst etmektedir. Televizyon ekranları karşısında küçük düşen ve düşürülen taraflar, mal ve mülk pazarlığı yapan adaylar evlilik kurumunu bir anlamda yok ediyor, yüzeyselleştiriyor. İnsanlar artık evlenmiyor, birleşiyor, aile kurmuyor, şirket kuruyorlar. Facebook, İnternet, cep telefonu veya diğer teknolojik aygıtlar üzerinden kurulan ilişkiler, evlilik kurumunda büyük erozyon meydana getiriyor. Türkiye’de aileye karşı görsel ve işitsel iletişim araçlarının yaptığı yayınlar, her türden sapmaya prim verir mahiyettedir.
      Yapılan araştırmalarda, Türkiye genelinde televizyon izleme alışkanlığının günde 4 saat 17 dakika ile birçok ülkenin üzerinde olduğu ortaya çıkmıştır. Türkiye’de halkın yüzde 80’i televizyon yayınlarından şikâyetçidir. Türkiye’de on yedi yaşına kadar, çocuklar, 60 bin cinayet, ölüm, yaralama sahneleri izlemektedir. Medyada insanlar şiddeti daha çok gördükçe şiddeti arzular hâle gelmektedirler. Kadına şiddet, cinayet, boşanma ve intihar gibi olguların yaşananlarla yakından alakası vardır.

      Aile, dış dünyaya karşı amansız bir savaş veren bireyin ezilmiş ve kırılmış bir biçimde döndüğü, sürekli değişen çevredeki tek kalıcı yerleşik bir yapıdır. Bu yapı korunmalıdır, bu yapının korunması için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı üzerine düşen her şeyi yapmalıdır.

      Saygılar sunuyorum.

  • 7’nci maddede üç ayrı önerge vardır, okutuyorum…

    Bu 3 önergeden bir tanesi ; engellilerin çalışmalarına yönelik işyeri indirimi konusunda. Oylama sonucu Kabul edilmeyen önerge için söz alan Melih Ali Ediboğlu engellilerle internet arasındaki ilişkiye işaret etti:

      MEHMET ALİ EDİBOĞLU (Hatay) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 7’nci maddesi için söz almış bulunmaktayım.

      Bu maddede, Türk Standartları Enstitüsü tarafından çıkarılan standartlar arasında engellileri de ilgilendiren çok sayıda standardın bulunması nedeniyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının TSE’nin en yüksek organı olan genel kurulda temsil edilmesi yoluyla karar alma süreçlerine katkı sağlanmasının amaçlandığı ifade edilmektedir.
      …………..
      ……………

      Son zamanlarda, az da olsa hak temelli yaklaşım ön plana çıkmakta ve tekerlekli sandalye dağıtan STK anlayışı kısmi olarak da yıkılmaktadır. Bunda özellikle Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin büyük bir itici gücü olmasının yanı sıra, engelli bireyin İnternet aracılığıyla dünyayı takip etmesi, eğitim alanında yapılacak çalışmalar ile engelli bireylerin özellikle yükseköğretimde yer alması ve buna bağlı olarak hakları konusunda bilgi sahibi olmaları, ekonomik bağımsızlık gibi etkenler, engelli bireyin mücadelesini hak temelli bir alana doğru da yöneltmiştir. Bu yönelim şimdilik engellilerin karar alma süreçlerine katılımı için yeterli de değildir. Engellilerin haklarını önceleyen STK’lar ve Bakanlığın bu konuda daha ciddi ve etkin aktiviteler gerçekleştirmesi zorunluluk olarak önümüzde durmaktadır.

  • 8’inci maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:

    MHP bu maddenin kaldırılmasını istedi ve gerekçesini şöyle Verdi : “Gerçek ve tüzel kişilere ayrıcalıklar getiren, denetimi ortadan kaldıran, ihale hükümlerini yok sayan, takdire keyfe yol açan bu düzenleme kaldırılmalıdır. Aksi takdirde Darphane yerine geçecek bankerler piyasada çoğalacaktır.”. Bu önergeyi açıklayan MHP Tekirdağ milletvekili Bülent Belen şöyle anlattı :

      BÜLENT BELEN (Tekirdağ) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 8’inci maddesi üzerine grubumuzun verdiği önergeyle ilgili söz almış bulunuyorum. Sizi ve heyetinizi kendime şeref vesikası olarak addettiğim derenin ötesine geçen evladıfatihana mensup bir ailenin ferdi olarak saygılarımla selamlıyorum.
      …………….
      …………….
      Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP iktidara geldiğinde 3Y ile mücadele edecekleri taahhüdünde bulunmuş fakat geçtiğimiz on iki yıl boyunca bırakın mücadele etmeyi, hepsini daha da azdırmıştır. 2013 yılının son zamanlarında başlatılan yolsuzluk operasyonları, ardından gelen istifalar, ayakkabı kutuları, kirası 20 bin dolarlık rezidanslarda bulunan çelik kasalar, kol saatleri, emniyet ve yargıda başlayan tasfiye süreçleri ile gündemi meşgul etmektedir. Yolsuzluktan bahsetmeye gerek var mı, bilemiyorum.

      Hepimiz gündelik hayatta vatandaşlarımızın ne kadar yoksullaştığını çok rahat görebiliyoruz. İktidarın “Millî geliri artırdık. Borsa şöyle yükseldi, dolar rezervlerimiz şu kadar arttı.” masalları dün gece Merkez Bankasının yaptığı faiz artırımı ile fiilen bitmiş ve maalesef ki yoksulluğumuz bir kez daha tescillenmiştir. İktidarın sürekli övündüğü her sene artırılan sosyal yardımlar da vatandaşlarımızın yıllar geçtikçe devletin yardımlarına ne kadar muhtaç hâle geldiğini kanıtlamaktadır.

      Üçüncü Y olan yasaklar konusunda ise ağlanacak hâlimize gülüyoruz noktasına geldik. Bunun son örneği, görüşmekte olan torba kanun teklifinin en tartışmalı bölümü olan İnternet yasaklarıdır. Bunların dışında yazılı ve görsel medyada Hükûmet aleyhine yapılan yayınlar RTÜK marifetiyle cezasız bırakılmamaktadır. Yasaklara başka bir örnek ise hemen 500 metre aşağıda Kızılay Meydanı’nda bulunan ender yeşil alanlardan olan Güvenpark’a giriş ve çıkışın Sayın Başbakanın keyfî uygulamasıyla vatandaşlara yasaklanmasıdır. Vatandaşlar artık Başbakanın bir an önce yeni sarayına taşınmasını, parkına kavuşmayı beklemektedir.

      Bu düşüncelerle bu maddeye ret oyu vereceğimizi bildirir, saygılar sunarım. (MHP sıralarından alkışlar)

    Sayın milletvekilleri, birleşime kırk beş dakika ara veriyorum. Kapanma Saati:18.46

    DÖRDÜNCÜ OTURUM – Açılma Saati: 19.33

  • 9’uncu madde üzerinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:
    …………………
    …………………

  • 10’uncu maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:

    Önergelerden birinde konuşan milletvekili Ahmet Duran Bulut; “Kara yollarını özelleştirmenin aileden sorumlu Bakanlıkla ne alakası var? İnternete el koymanın,” dedi. Bu konuşmanın yapılmasına neden olan önerge ve konuşma metni şu şekilde ;


      Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

      Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı Kanun Tasarısının 10 uncu maddesinin aşağıdaki şeklide değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

      “MADDE 10- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 72 nci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

      “İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınarak Devlet Personel Başkanlığı tarafından düzenlemeler yapılır.”

      AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

      Türkiye Büyük Millet Meclisinde iki dönemdir görev yapmaktayım. Adalet ve Kalkınma Partisinin tek başına iktidar olduğu bu dönem içerisinde, gücün elinde olmasına, sayı fazlalığı bulunmasına, yasaları sağlıklı, olgun geçirebilecek imkânlar elinde olmasına rağmen, bugüne kadar neredeyse bütün yasalar yeniden, sonradan, torba, çuval içerilerine sokularak, düzeltilmeye, tamamlanmaya çalışılarak Meclisin zamanı hep alınmıştır.

      İktidar, aynı Hükûmetin değişik zamanlardaki değişen bakanlarıyla bürokrasideki kadroları değiştirmekte, ehliyete, liyakate değil, bölgeden, sadakatten, partiden oluşuna değer vererek, önem vererek bürokraside ciddi bir politizasyonu gerçekleştirmiş, onların marifetiyle ellerine tutuşturulan tekliflerle Meclise gelen tasarıların neredeyse tamamı buradan eksik çıkmaktadır.

      Değerli milletvekilleri, şunu samimiyetle söyleyebilirim ki: Muhalefet milletvekilleri, iktidar milletvekillerinden daha fazla çalışmaktadırlar. Muhalefetin gücü getirdiğiniz tasarıları değiştirmeye yetmeyecektir, bunu biliyoruz, ancak o kadar ciddiyet ve samimiyet içerisinde ki, verdikleri önergelerle, burada yaptıkları konuşmalarla sürekli iktidara doğru karar verdirmek, doğru tasarı, yasa burada çıkartmak adına gösterdikleri çabalara hiçbir değer verilmeyerek, milletvekillerini gecekondu amelesi yerine koyup gece yarıları buradan apar topar kaçırılan, çıkartılmaya çalışılan yasalarla milletin karşısına çıkmakta, gece yarısı uyuyan milletvekillerinin çekilen fotoğraflarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığı zedelenmektedir. Bunun sorumlusu Adalet ve Kalkınma Partisidir. Parlamentoyu düzgün çalıştırmayan, milletvekiline saygı duymayan, getirdiği, ahbap çavuş ilişkisiyle bakanlıklarda atanan kişilere milletvekillerinin dahi sözünü geçirtemeyen, siyasilerin gücünü bürokraside azaltan bu Hükûmet, işte, bugün yine, eksikleri tamamlamak adına, torbaya koyduğu yasaları buraya getiriyor. Birbiriyle alakasız… Kara yollarını özelleştirmenin aileden sorumlu Bakanlıkla ne alakası var? İnternete el koymanın, bu Bakanlığın getirdiği tasarıyla ne alakası var? Bunun gibi, içerisine doldurularak… İşte, Meclisin hâli, milletvekillerimizin katılımına bakın! Televizyon göstermiyor ancak buna herkesin katkıda bulunması, yanlışa “yanlış”, doğruya “doğru” diyerek, burada yapmış olduğumuz yemine sadık kalarak, Türk milletine yakışır, ihtilallerin değil, hür parlamentonun hür üyelerinin ortaklaşa, ortak akılda buluşarak doğru yasalar çıkartıp milletin huzurunda olumlu oy alması gerekir.

      Ancak, görmekteyiz ki, şu an vermiş olduğumuz önerge çerçevesinde, ülkemizde sayıları 8 milyonu bulan, bize emanet, Türk toplumuna emanet, verdikleri oylarla bizleri buraya taşıyan, emek veren, çaba sarf eden, imkân verdiğimizde üreten engelli insanlarımızın aksayan, toplumda gözden kaçan, bürokraside kendilerine verilen kontenjanı bir türlü tamamlatamayan, iş imkânları bulamayan, vergi veren, vergi vermeleri emredilen bir sistem içerisinde, engellilerin yığınla sorunları bulunmaktadır. Diğer konuşmamda da o sorunlara değineceğim.

      Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

    Birleşime on dakika ara veriyorum. – Kapanma Saati: 20.07

    BEŞİNCİ OTURUM – Açılma Saati: 20.18

    Sayın milletvekilleri, 11’inci maddeden önce yeni madde ihdasına dair bir önerge vardır. İç Tüzük’ün 91’inci maddesine göre yeni bir madde olarak görüşülmesine komisyonun salt çoğunlukla katıldığı önergeler üzerinde görüşme açılır ve bu maddede belirtilen sayıda önerge verilebilir. Bu nedenle, önergeyi okutup komisyona soracağım. Komisyon önergeye salt çoğunlukla yani 21 üyesi ile katılırsa önerge üzerinde yeni bir madde olarak görüşme açacağım, komisyonun salt çoğunlukla katılmaması hâlinde ise önergeyi işlemden kaldıracağım.

    Şimdi önergeyi okutuyorum:

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

    Görüşülmekte olan 524 sıra sayılı Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına 10 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki maddenin eklenmesinin arz ve teklif ederiz denildi ve madde eklenmesi kabul edilmedi.

  • 11’inci maddede üç adet önerge vardır.

    ……………..
    …………….

    Beş dakika ara veriyorum. – Kapanma Saati: 20.36

    ALTINCI OTURUM – Açılma Saati: 20.43

  • 12’nci maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:
  • 13’üncü maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:

    TİB’in Kadroları

    13cü maddedeki değişiklik önergeleri, ihdas edilen kadrolar için daha az sayı önerildi. Mesela MHP şöyle demiş;

      MADDE 13- 5/4/1983 tarihli ve 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanunun 8 inci maddesinin on dördüncü fıkrasında yer alan “toplam onbeşi” ibaresi “toplam yirmisi” şeklinde değiştirilmiş ve ekli (1) sayılı listedeki kadrolar ihdas edilerek anılan Kanuna ekli (1) sayılı cetvele eklenmiştir.

      (1) SAYILI LİSTE

      KURUMU:BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU TEŞKİLATI : MERKEZ

      İHDAS EDİLEN KADROLARIN

      SINIFI UNVANI DERECESİ ADEDİ

      GİH Başkanlık Müşaviri 1 5

      TOPLAM 5

    Sonuçta bu 3 önerge de kabul görmedi : Önerge için konuşanlar şunları söyledi :

      REŞAT DOĞRU (Tokat) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

      524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 13’üncü maddesi üzerine vermiş olduğumuz önergeyle ilgili olarak söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Bu maddeyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna kadro ihdas ediliyor. Buna aslında diyecek bir şeyimiz yok, tabii ki kadro tahsis edilecek. Ama burada şu konunun üzerinde durmak istiyorum: Bilgi teknolojileri ve iletişim olunca burada en önemli konu İnternet konusuna geliyor. Ben buradan şunu söylemek isterim ki: Ülkemizin önümüzdeki dönemdeki en önemli konularının başında bağımlılık gelmektedir. Hatta, bu bağımlılık konusu bence ülkemizin dışında, dünyanın da en önemli sorunlarının başında gelmektedir.

      Tabii “bağımlılık” dendiği zaman sadece madde bağımlılığı, sigara, alkol, uyuşturucu bağımlılığı şeklinde değerlendirmemek gerekir. Bunun içerisinde en önemli bağımlığın bence İnternet bağımlılığı olduğu kanaatindeyim. Bakınız, İnternet bağımlılığında geçtiğimiz zaman diliminde yani geçtiğimiz yılda bununla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi bir araştırma komisyonu oluşturmuş. Araştırma komisyonu da uzun bir çalışmadan sonra -hakikaten çok güzel çalışmalar yapılmış o dönemde- çok güzel bir rapor hazırlanmış. Yaklaşık olarak bin sayfayı da geçen, çok kapsamlı, geniş, en sonunda da önerilerin sunulmuş olduğu çok değerli bir rapor ortaya konulmuştur. Ancak, o rapordaki gösterilen birtakım konular maalesef şu anda torba kanun içerisinde yer almamıştır. Hâlbuki, İnternet bağımlılığı yani çocuklarımız için, insanlarımız için çok önemlidir.

      Bakınız, şu anda “çocuklar” diyoruz. Aşağı yukarı İnternet kullanmayan çocuğumuz yoktur. Çocuklar okullardan evlerine geçtiği zaman -yaklaşık olarak, yapılan istatistikler bunları göstermiştir- İnternet’in başına geçmekte ve de yaklaşık olarak bunun yüzde 60’ı civarındaki insan da, çocuklarımız da İnternet oyunlarına girmektedir.

      “İnternet oyunları” dendiği zaman, bunun içerisinde şiddet içerikli oyunlar, cinsel içerikli oyunlar yani ders çalışmasını engelleyici birtakım oyunlar burada karşımıza çıkmaktadır, artı, bunların yanında çocuk okulda -bilhassa tablet bilgisayarların dağıtılmasıyla beraber- bilgisayarın karşısındadır, evine gittiği zaman yine aynı şekilde bilgisayarın karşısındadır ve burada bir sağlık sorunu da vardır saygıdeğer milletvekilleri.

      İşte, bu ortamda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımıza çok önemli görevler düşmektedir. Bakanlığın görevi sadece belirli konularda değil de en azından ailelerin çocuklarına yaklaşımlarında, İnternet’in güvenli kullanımının oluşmasında veyahut da çocuklarımızın çeşitli noktalardaki faaliyetlerinin artırılmasında bu Bakanlığa çok ciddi manada görevler düşmektedir.

      Bakınız, çocukların oynamış olduğu İnternet oyunlarının birçoğu yabancı kaynaklıdır. Yabancı kaynaklı oyunlar çocuklarımıza çok farklı boyutlarda da birtakım kötü alışkanlıkları da beraberinde getirmektedir. İşte bu manada Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, Aile Bakanlığımıza, Millî Eğitim Bakanlığımıza çok ciddi ama ciddi görevler düşmektedir.

      Bizim gördüğümüz kadarıyla bunların tam olarak yapılmış olduğunu söyleyemeyiz. Yani şu anda bu bakanlıkların, işte çocuklarımıza bu yönlü olarak, İnternet bağımlığından veyahut da diğer konularda fazla yaklaşmış olduğunu maalesef söyleyemiyoruz.

      Şöyle ki: İnternet bağımlılığı münasebetiyle son zamanlarda boşanma oranlarının da artmış olduğu görülmektedir. Bakınız, ülkemizde son on yılda yaklaşık olarak -bu verilen istatistiki bilgiler içerisinde- 1 milyon 43 bin 97 çift boşanmıştır. Bunlardan 2011’de 120 bin 117, 2012’de de 123 bin bir boşanma meydana gelmiştir. En yüksek boşanma oranı da İzmir ilimizdedir. Yani, burada, işte aileler içerisinde komşuluk ilişkilerinin kalmadığı, çocuk ve anne-babanın iletişimlerinin tamamen bozulduğu bir zaman diliminde yaşıyoruz. İşte, burada, bu Sayın Bakanlığımıza, yeni atanmış olan aileden sorumlu Bakanımıza çok önemli görevler düşmektedir. Yani her şeyin başı sağlıktır, her şeyin başı aile yuvasıdır, her şeyin başı çocuğunun çok iyi bir şekilde yetiştirilmiş olmasıdır. Bu yetiştirilmede sağlık, tabii, işin başıdır ama çocuğun topluma hazırlanmasında, işte her noktasındadır.

      Bakın, şu anda ülkemizde sokak çocukları problemleri vardır. Sokak çocukları problemlerine bakıldığı zaman sokak çocuklarının çok süratli bir şekilde çeşitli noktalara doğru sürüklenmekte olduğunu görürsünüz.

      İşte, iletişimin, aile iletişiminin, aile yuvasının ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

    Aynı konuda konuşan digger bir milletvekili ise Muharrem Işık oldu:


      MUHARREM IŞIK (Erzincan) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

      Madde 13 üzerine konuşma yapacağım. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun üzerindeki değişiklikler konusunu da gündeme alıyoruz. Tabii bilgi teknolojileri özellikle son zamanlarda çok ilginizi çekmeye başladı. Bundan dolayı da bu konuda tüm itirazlara rağmen yeni çalışmaları yaptınız. Tabii yeni yasaları yaparken, her zaman olduğu gibi, özellikle böyle torba yasalarda, içine doldurduğunuz her şeyde, birkaç tane maddeyle iyi şey gösterirken diğer maddelerle kendinize yarayan şeyleri getirip ortaya koyuyorsunuz. Bunları yaparken de hep bir mağduriyet edebiyatı yapıyorsunuz. Dünün mağdurlarıydınız ama ne yazık ki bugün mağrurları oldunuz. Dün mazlum olduğunuzu gösterirken bugün çıkardığınız bu yasalarla -söylemeye dilimiz varmasa da- zalimleri oynuyorsunuz. Dünün mücahitleri olduğunuzu söylerken bugün müteahhitlerle birlikte kol kola dolaşıyorsunuz. Dün kan kardeşi olduğunuz insanlarla bugün karındaş oldunuz, küstünüz, darıldınız. “Çete, kumpas, Haşhaşiler, kalleşler, hainler” gibi isimleri kardeşlerinize verdiniz. On iki yıldır tek başınıza iktidar olduğunuz hâlde ve yavaş yavaş bütün muhalif kesimleri susturaraktan, ötekileştirerekten, sinsice kurumları yok etme pahasına şimdi de düşman ettiğiniz insanlarla kol kola girerekten bu yola geldiniz. Şimdi, özellikle son zamanlarda Anayasa’daki değişiklikleri yapmaya çalışırken beceremediğiniz ama yasalarla, özellikle HSYK Yasası’yla getirmeye çalıştığınız yolda engel koymak için bir de bilim ve teknoloji yasasıyla ilgili değişiklikler yapmaya çalışıyorsunuz. Bunları yaparken de nasıl bir baskı uygulanacağı ki şu anda görmekteyiz, birçok İnternet sitesini açtığımız zaman görüntüleri göremiyoruz, bunlarla ilgili bilgilere ulaşamıyoruz. İleride bu yasa çıktıktan sonra da bilim ve teknolojiyle ilgili yasalar, ne yazık ki hiçbirine ulaşamayacağımız görülecek zaten.

      Tabii, artık devletin tüm kurumlarını -dediğim gibi- polisi, yargıyı, eğitim kurumlarını, YÖK’ü, Diyaneti, askeriyeyi, bilim teknoloji kurumunu ve aklınıza gelen bütün kurumları, sosyal yardımlaşma kurumu da dâhil olmak üzere hepsinin yönetimini bir türlü ele geçirdiniz, gerçi bununla da kalmadınız, bunu yürürlüğe koymak için de gece gündüz yeni yasaları bu torbaların içine koydunuz, koymaya devam ediyorsunuz.

      On iki yılda ekonomi alanında gördüğümüz şey, sadece iktisadi alanlarda bir gelişme sağladınız. Özellikle TOKİ alanında çok büyük gelişmeler yaptınız. Diğer konulara baktığımız zaman, bilişim teknolojilerini konuşuyoruz, üretime dayalı hiçbir şey göremiyoruz biz burada. Tamamen dışarıdan gelen son model telefonlar, son model bilgisayarlar ya da dışarıdan parça getirip burada takıp piyasaya sürdüğünüz ve getirdiğiniz şeyleri de aynı ithal yaptığınız şeyleri ihraç eder gibi göstererek bir yerlere vardığımızı göstermeye çalışıyorsunuz ama ne yazık ki bir türlü olmuyor.

      Biz burada, özellikle milletvekillerimiz çıktığı zaman sürekli şunu söylüyorlar: “Bu ülkenin kaderiyle oynamayın, bu ülkenin geleceğini karartmayın, kendi menfaatleriniz için, kendi çıkarlarınız için bu ülkeyle oynamayın.” dedikçe siz bunların hiçbirini dinlemeden, her zaman aynı şeylere devam ediyorsunuz.

      Burada defalarca söylediler, Kamu İhale Yasası’nda 164 tane değişiklik yapmışsınız, tekrar değişiklik yapıyorsunuz. Her yasayı çıkardığınız zaman o yasaya uygun, nasıl vereceğiz, kimi yararlandıracağız anlamında Kamu İhale Yasası’nda bir değişiklik yapıyorsunuz.

      Sayıştayı tamamen bertaraf ettiğinizi burada defalarca söyledik ama hiçbir zaman için kabul etmediniz. Sayıştay Yasası’nı değiştirerek neler olup neler bittiğini bir türlü öğrenemedik. Özellikle, muhalif olan kişileri ve özellikle de basında -bilişimi ilgilendiren en önemlisi bu- size muhalif olanları zaten susturdunuz, bunlardan da 3-5 tane kaldı, onların da zaten ulaştığı yerler belli ama diğerlerini vergi cezalarıyla, diğer yöntemlerle baskı altına alarak tamamen AKP’leştirdiniz ama bunu yaparken, bugün nasıl feryat ediyorsanız, bağırıyorsanız, o dönüştürdüğünüz kurumlarla, o yola beraber gittiğiniz kurumlarla bu yaptığınız şeyler de yarın sizin karşınıza çıkacak, yine aynı şekilde zarar verecek size. O yüzden, bence, bu yasaları yaparken muhalefetin lafını dinleyin, muhalefetin sözüne kulak verin çünkü muhalefet, bu ülkeyi -en az demeyeyim- sizden daha çok seviyor, bu ülkenin geleceğini daha fazla düşünüyor. O yüzden, eğer muhalefetin verdiği önergeleri kabul ederseniz, bunlarla ilgili bir kere olsun “evet” oyu verirseniz herkes memnun olur, mutlu olur.

      Hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

  • Madde 14’te üç adet önerge vardır, okutuyorum:
  • 15’inci maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:

    Beş dakika ara veriyorum. – Kapanma Saati: 21.47

    YEDİNCİ OTURUM – Açılma Saati: 21.54

  • 16’ncı maddede 3 adet önerge vardır, okutuyorum:
  • 17’nci maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:
  • 18’inci maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:
  • 19’uncu maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:
  • 20’nci maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:

    Birleşime on dakika ara veriyorum. – Kapanma Saati: 23.11

    SEKİZİNCİ OTURUM – Açılma Saati: 23.28

  • 21’inci madde üzerinde iki adet önerge vardır, okutuyorum:
  • 22’nci maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:

    Beş dakika ara veriyorum. – Kapanma Saati: 23.49

    DOKUZUNCU OTURUM – Açılma Saati: 23.28

  • 23’üncü maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:
  • 24’üncü maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:
  • 25’inci maddede iki adet önerge vardır, önergeleri okutuyorum:
  • 26’ncı madde de iki adet aynı mahiyette önerge vardır. Önergeleri okutacağım.
      SAKİNE ÖZ (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 27’nci maddesi üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

      Bu tasarı, söz alan muhalefet milletvekillerinin belirttiği gibi, birbirinden tümüyle ilgisiz konuları bir arada görüşmeye zorlayan, suçluluk telaşının ürünüdür. Toplumumuzun gerçek talep ve beklentilerini büyük ölçüde dışlamış, yolsuzluk ve rüşvet skandalının üstünü sansür etmeye odaklanmış, 40 milyon İnternet, 32 milyon Facebook, 12 milyon Twitter kullanıcısı olan ülkemizde amacına ulaşmayacak yasakçı bir ağ kurmaya çalışmıştır. Bilgiye erişimi, sosyal medya bağlantılı toplumsal direnişi engellemek gibi çağ dışı ve sonuçsuz bir yola başvurmuştur. Keyfî sansüre dayalı bu tasarı, Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı’nı bir türlü Meclis gündemine getirmezken, özel hayatın gizliliğini korsan yasa maddeleriyle tümüyle ihlal etmekte, muhalifleri sanal yoldan fişlemektedir. Bu tasarı, kurulan alt komisyonlarda Meclis İçtüzüğü’nü ihlal eden önergelerle tartışmaya zorlanılmıştır. Geçen yıl zaten yasalaşmış 26 kanun maddesi, Meclisi takip etmeyen bazı vekiller tarafından tekrar teklif edilmiştir. İnternet sansürü uğruna tasarıda zaten mevcut olan farklı konulardaki 22 madde bazı vekiller tarafından tekrar yazılmış, araya ise İnternet sansür maddesi konmuştur. 125 maddelik bu tasarının çok sınırlı bir bölümü kadınları, engellileri, çocukları ilgilendirmekte; çalışanların özlük hakları, kadro talebi için adım atmaya korkulmaktadır.

  • 28’inci maddede 3 adet önerge vardır, okutuyorum:
  • 29’uncu maddede üç adet önerge vardır, okutuyorum:
  • 30’uncu maddede iki adet önerge vardır, okutuyorum:
      MUSTAFA SERDAR SOYDAN (Çanakkale) – Teşekkür ederim.

      Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 30’uncu maddesi hakkında söz almış bulunuyorum, hepinize saygılar sunuyorum.

      “Torba kanun” olarak komisyondan geçen bu tasarı ile birbirleriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan konuları düzenleyen pek çok hüküm, tek bir tasarı içerisinde oylamak zorunda bırakılmakta ve buna ilave bir de “temel kanun” olarak görüşülmesi Meclise dayatılmaktadır.

      AKP, her geçen gün daha fazla ihtiyaç duyduğu torba yasalar ile Meclisi normal seyrinden uzaklaştırarak hukuk devletini ve demokrasiyi tahrip etmektedir. İyi niyetle ve gerçekten aile, yaşlı, engelli ve bakıma muhtaç insanların yaşamını düzenleyecek sosyal politikaları yaşama geçirmek niyetinde olanlara sormak gerekir: Neden engelli ve bakıma muhtaç vatandaşlarımızı ilgilendiren düzenlemelerin içerisine ihale kanunu, İnternet kullanımını, Anadolu Ajansı ile ilgili düzenlemeleri ilave ediyorsunuz? Nedir aceleniz, nedir telaşınız? Bu telaş, korkunun ve çaresizliğin telaşı mıdır?

      BAŞKAN : Sayın milletvekilleri, birinci bölümde yer alan maddelerin oylamaları tamamlanmıştır. Birleşime beş dakika ara veriyorum. Kapanma Saati: 01.17

      ONUNCU OTURUM – Açılma Saati: 01.22

      Şimdi ikinci bölümün görüşmelerine başlıyoruz. İkinci bölüm 31 ile 55’inci maddeleri kapsamaktadır.

      İkinci bölüm üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Kahramanmaraş…

      OKTAY VURAL (İzmir) – Sayın Başkanım, biz konuşma yapmayacağız ancak bir konuyu arz etmek istiyorum. (KDV –Kurumlar vergisi konusunda bir şey söylüyor)

      Kanundaki İkinci Bölüm Hakkında Konuşma

      CHP GRUBU ADINA VAHAP SEÇER (Mersin) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

      Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın ikinci bölümü hakkında grubum adına söz aldım.

      Yani, gerçekten torba yasa bir garabet, burada yasama faaliyetlerimiz başka bir garabet. Gecenin bir buçuk, ikisi; 30 milletvekiline, ben, burada, ikinci bölüm, 31’inci madde ile 55’inci madde arasında Komisyondaki tartışmaları anlatacağım.

      Şimdi, burada aslında iş yaptığımızı zannediyoruz, birbirimizi kandırıyoruz. Gerçekten bu Parlamento iflas etmiş; yasa yapma tekniğiyle, komisyondaki çalışmalarıyla, Parlamentodakigayriciddi durumuyla iflas etmiş. Benim telefon “box”um bugün ziraat mühendisleri, veteriner hekimler, su ürünleri mühendislerinden gelen mesajlarla dolu. Az önce Sayın Mehdi Eker buradaydı. Ben burada -çok affedersiniz, çok çok affedersiniz- kazık başı değilim, ben burada parlamenterim. Şimdi, bu çocukların taleplerini -bu bir toplumsal talep, haklı talep- Sayın Bakana ileteceğim ve Sayın Bakan gitti, gönderdiniz, bütün arkadaşlarınızı gönderdiniz. Benim ne hüviyetim var burada? Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz? Kapatın, ne olur yani, yarın devam ederdik, biz de 3-5 önergeyi çekerdik, yine mutabakat baki kalırdı ama ısrarlarımıza rağmen “Devam edelim, devam edelim…” Olur mu? Yani, biz sizlerin esiri değiliz, biz sizlerin esiri değiliz, olur mu öyle bir anlayış? Bu sinirim ciddi bir sinir, burada rol kesmiyorum. 30 tane milletvekili var, böyle bir yasa yapma anlayışı olabilir mi?

      Şimdi, konumuza dönelim, boş koltuklara hitap edelim. 74 bin personel alacak devlet. Devlet Personel Başkanlığında, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 6 bin talebi var. Bütçe görüşmeleri sırasında Sayın Bakana bu sorunu ilettik, Maliye Bakanına ilettik, Tarım Bakanına ilettik. Tarım Bakanı topu Maliye Bakanına atıyor, Maliye Bakanı da Devlet Personel Başkanlığına atıyor. “Efendim, bakacağız, bütçemiz müsaitse bu atamaları yapacağız.” Ama diğer taraftan, bu insanlar sürekli sosyal medya aracılığıyla, telefonlarla, fakslarla, mesajlarla feryatlarını bizlere duyurmaya çalışıyorlar, ben de 30 milletvekili arkadaşım vasıtasıyla bu sorunu burada dile getirmiş oluyorum.

      İkinci bölüm 31 ve 55’inci madde… Aslında diğer hatip arkadaşlarım da bu torba yasa garabetini ortaya koydu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığıyla ilgili birtakım düzenlemeler… İktidarı muhalefeti, BDP’sinden AKP’sine bütün milletvekili arkadaşlarım, bu hanım kardeşimin yönettiği Bakanlıkla ilgili bir düzenleme varsa herhâlde pozitif yönde bir tavır ortaya koyar, mümkünse. Nedir konu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının hizmeti alanı, görev alanı? Çocuk, aile, kadın, engelli, dezavantajlı gruplar, bunlara daha iyi imkânlar sağlamak, yardımlar sağlamak, onların yaşam koşullarını düzeltmek hangi bir beşerin, bırakın parlamenteri, her beşer bu konuda pozitif bir görüş ortaya koyar ama bunun ardından toplam, sanıyorum, 40’tan fazla kanunda, kanun hükmünde kararnamede değişiklikler oldu ve yürütme maddesiyle beraber, yürürlük maddesiyle beraber 125 maddeye ulaşıldı. Bunun içerisinde, mevcut Sayın Bakanın Bakanlığını ilgilendiren konular var, Kamu İhale Kurumunu ilgilendiren konular var, İnternet’le ilgili Ulaştırma Bakanlığının, Teknoloji Bakanlığının konuları var, Diyanet Vakfının işi var, Sağlık Bakanlığının konuları var.

    BAŞKAN : İkinci bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır. Birleşime beş dakika ara veriyorum. – Kapanma Saati : 01.42

    ON BİRİNCİ OTURUM – Açılma Saati: 01.44

    BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 54’üncü Birleşiminin On Birinci Oturumunu açıyorum. 524 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın görüşmelerine devam edeceğiz. Komisyon yok. Ertelenmiştir.

  • 5’inci sırada yer alan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İtalya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Çevre Koruma ve Sürdürülebilir Kalkınma Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu raporlarının görüşmelerine başlayacağız.
    5.- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İtalya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Çevre Koruma ve Sürdürülebilir Kalkınma Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu Raporları (1/682) (S. Sayısı: 385). Komisyon? Yok. Ertelenmiştir.

  • 6’ncı sırada yer alan, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile İran İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Doğal Kaynaklar ve Su Havzası Amenajmanı Üzerine Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Çevre Komisyonu, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu ile Dışişleri Komisyonu raporlarının görüşmelerine başlayacağız. Komisyon? Yok. Ertelenmiştir.

    BAŞKAN : Bundan sonra da komisyonun bulunamayacağı anlaşıldığından, kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen işleri sırasıyla görüşmek için, 30 Ocak 2014 Perşembe günü, alınan karar gereğince saat 14.00’te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.

    Bütün milletvekili arkadaşlarıma iyi geceler diliyorum. Kapanma Saati: 01.46

Etiketler: Haber
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed.
Ergün Dinçer

Ergün Dinçer

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • 13 Yılda 3 Kurum, Aynı Soru: Türkiye Siber Güvenlikte Gerçekten Daha Güvende mi?
  • CIA Ajanı, BAE Yapay Zeka Hedeflerinin Yolunu Açmaya Yardımcı Olmuş
  • Kazalar Sonrası Veriler Kimlerin Eline Geçiyor? KVKK’dan Kazazedelerin Bilgileri İçin İlke Kararı
  • Çin Liderliğinde 29 Ülke, “Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü” Oluşturdu
  • Trafiği ve Dolayısıyla Geliri Azalan Yayıncılar, Google’un “AI Bakışı”na Karşı Tepki Gösteriyor

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile Karşılaştırmak Kaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Bildirimi.