İnternet habercileri 15 yıldır medyanın diğer bölümlerine tanınan haklar olmadan çalışıyor. Bunlardan en önemlisi “sarı basın kartı”. Bazen akreditasyon gerektiren toplantılarda internet habercileri, içeri ancak yalvar yakar girerler, hatta giremezler. Hükümete bu konu defalarca iletildi. Hükümet defalarca “çalıştık”, “çalışıyoruz”, “çalışacağız” deyip durdular. Bülent Arınç bu konuya baktıklarını defalarca söyledi.
Şimdi Başbakan Erdoğan’ın ağzından “Youtube ve Facebook ile ilgili RTÜK bir hazırlık yapıyor” ifadesiyle öğreniyoruz ki, internetle ilgili bir hazırlık yapılıyor ama hem zamanlamasına, hem de daha önceki internet kanununa bakarak, bu hazırlığın hayra alamet olmadığını düşünüyoruz[1].
Başbakan’ın Youtube ve Facebook ile ilgili RTÜK’ün hazırlık yaptığı konusundaki açıklamaları RTÜK’ün üst kurul toplantısında da gündeme geldi. Üyeler Başbakan Erdoğan’ın ifadelerini RTÜK Başkanı’na sordu, ve Başkan’ın ”Facebook ve Youtube ile ilgili konular bizim yetkimizde değil” dediği belirtildi.
Nasıl yetkisinde olsun ki, 2’di de Amerikan şirketidir. Olsa olsa, bloklayabilirler ama düzenleyemezler. Bu firmalar, Türk hükümetinden gelen talepleri zaten yıllardan bu yana kabul etmiyorlar.
Ama edinilen bilgilere göre seçim sonrası için hükümet internet medyasını RTÜK’e bağlama konusunda bir hazırlık yapıyor. Ayrıntıları henüz netleşmedi
Tabi bu düzenlemelerin bir yerinde –acı ilacı bir kaşık bal içine koyarak içirmeye çalışan anneler gibi– sektörün beklediği “sarı kart”, “resmi ihale ilanı payı” güzel maddeler de olacaktır.
Ama daha önce alelacele çıkardıkları torba internet yasasında görüldüğü gibi, yapacakları düzenlemeler, olması gerekeni aşarsa bir işe yaramayacaktır. İnternet yayınları, 2 gün evvel artık yurtdışından yayın yapmayı düşünüldüğü açıklanan Ekşi Sözlük gibi yurtdışına gidecek ve ordan yayın yapmaya başlayacaktır.
İnternet Medyası Düzenlemesi Türkiye’ye Ne Kadar Para Kaybettirir?
Burada kaybeden kim olacaktır? Hani şunu, bunu bırakın (ifade özgürlüğü kaybı, sansürün getireceği prestij kaybı vs).. Türkiye para kaybedecek.
En basitinden anlatalım; Ülkemizdeki içerikçilerin yurtiçindeki hosting firmalarına ödeyecekleri para kaybolacak. Bu kazanımın yarattığı istihdam (hosting yaptıkları yerlerdeki elemanlar) azalacak ve dolayısıyla hem bu istihdamın yarattığı SGK ve vergi, hem hosting ve internet medya şirketinin yapacağı kazancın getireceği vergi de yok olacak.
Bu arada içeriklerin bir kısmı zaten şu anda da ülke dışına kaçmış durumda. Trafik değişim noktası (TNAP) kurulmasını 10 yıldır sağlayamayan hükümet nedeniyle bugün başta Hollanda’da Leaseweb firması olmak üzere yurtdışı hosting firmaları Türk paraları ile zengin oldu.
Çünkü ülkemizde internet trafik değişim noktasını engelleniyor. Ülkemiz OrtaDoğu, Kafkaslar, Balkanlar arasında coğrafi kavşak olma özelliğini maalesef Türk Telekom’un kazancını yüksek tutmaya çalışan uygulamalar nedeniyle, internet kavşağına dönüştüremedi. Türk Telekom bugün gelenden de gidenden de para alıyor. Bu nedenle hosting pahalı. Bu nedenle yurtdışına giden siteler var. Ama asıl komiği de şu; Türk Telekom kendi yüzünden oluşan bu problemi gidermek için Leaseweb’e para ödeyerek bir internet hattı bağlıyor..
Ama ABD ile Avrupa arasındaki ilk trafik değişim noktası, LINX (Londra trafik değişim noktası) eski devlet tekeli British Telekom dahil 5 firma ile 1995’de eşit şartlarda kurulmuş bir internet kavşağıdır. Bugün bu noktaya tam 480 operatör bağlı ve herbirisi LINX’e para ödüyor. ABD’ye giden ve gelen trafik için. Bir çeşit ihracat.
Şapkayı önümüze koyalım ve düşünelim; kavşak olamıyoruz (para, istihbarat, güç), içerde istihdam ve vergi yaratacak içeriklerimizi yurtdışına kaçırıyoruz, Veri Merkezi sektörü yaratamıyoruz (3 milyar $ yatırım yapmak için yer arayan Facebook gibi firmaları ülkemize çekemiyoruz). Karşılığında tek kazanım vardır; Türk Telekom her yıl % 50’ye yakın kar eder (normal firmalar % 10-15 kar edince iyi bir şey olarak yorumlanır).
Şimdi bunun üzerine, interneti kontrol altına alacağız diye kimbilir ne biçim bir uygulamaya imza atılacak..
Ne diyelim.. akılsız bir yönetim.. herşeyi bozuyor ama bozmanın yaratacağı etkiyi (impact) hesaplamıyor. Sadece panik içinde..
30 mart seçimleri için dün birileri Twitter’da dedi ki; bu bir seçim değil, zeka testi olacak. Bence de öyle..
[1] Basın Kanununda İnternet Haberciliğine Dair Değişiklik

Kaynak : 