NSA teknik takip ve izleme skandalının patlak vermesi ve Almanya Başbakanı Merkel’in telefonunun dinlendiğinin ortaya çıkmasıyla birlikte, AB’nin kendi iletişim ağını geliştirmesi ve tüm veri merkezlerini AB içinde tutması şeklinde bir plan ortaya çıkmıştı. Bu palana ilk itiraz ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) kurumundan geldi. ABD’de ülkenin ticaret politikasını geliştirmek ve ABD Başkanı’na sunmakla yükümlü olan USTR, böyle bir yapının kurulması durumunda AB dışındaki servis sağlayıcılara, telekom firmalarına ve 3. şahıs iş ortaklarına ayrımcılık yapılacağını ileri sürüyor.
Ne demişler, yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış… ABD hükümeti, Edward Snowden’in NSA operasyonlarını ortaya döktüğünde hem NSA’in hem de ABD yönetiminin ciddi bir itibar kaybına uğradığı düşünülüyordu. Öyle ya, ABD istihbarat çatı organizasyonu durumundaki NSA’in tüm dünyada teknik takip ve izleme faaliyetleri yürüttüğü ve üstelik bu çerçevede Almanya Başbakanı Merkel’i, AB temsilciliklerini ve BM ofislerini bile dinlemeye aldığı ortaya çıkmıştı. Üstelik dinlemeler ve izlemelerde ticari sırların da hedeflendiği Brezilya ve Meksika örnekleriyle meydana konmuştu.
Bu ifşaatların ardından Merkel’in sert tepkisiyle birlikte ABD Başkanı Obama, NSA’le ilgili reform açıklamak durumunda kaldı. Ancak Avrupalı liderler çoktan AB genelinde hizmet verecek ve ABD’ye direkt olarak deniz aşırı fiber optik kablolarla bağlanmayacak yeni iletişim networklerinin oluşturulması konusunu gündeme getirmişlerdi bile. Şimdiyse ABD’yi yavuz hırsız rolünde izliyoruz zira ABD Ticaret Temsilciliği böyle bir network oluşturulmasının ayrımcılık anlamına geleceğini ileri süren bir rapor hazırladı.
Söz konusu raporda, Deutsche Telekom önderliğinde AB genelinde bir elektronik transmisyon ağı kurulması planlandığı ve bu çerçevede gerekmediği sürece AB dışına veri çıkışının engelleneceği açıklanıyor. Bu hamlenin Amerikan firmaları için son derece yıkıcı etkileri olabileceğini ileri süren USTR, böyle bir oluşumun ABD ile Avrupalı ülkeler arasındaki ikili ticari anlaşmalara da zarar vereceği vurgusu yapıyor.

Kaynak : 