Secretcv’nin Internet Kullanım Eğilimleri Araştırması’ndan çıkan sonuca göre, firmalar işe alım yapmadan önce adayların sosyal medya hesaplarını inceliyor, paylaştığı içeriklere bakıyor ve işe alım aşamasındaki kararını bunlara göre veriyor. Firmalar en çok adayların sosyal medyada kullandığı dile bakıyor.
Secretcv Kurumsal İletişim Müdürü Elif Kunter ile Internet Kullanım Eğilimleri Araştırması’nı, en çok aranan aday profillerini, yükselen iş pozisyonlarını konuştuk.
Turk-internet.com: Bugün Secretcv’nin Kurumsal İletişim Müdürü Elif Kunter ile birlikteyiz. Merhabalar Elif Hanım, 15. yılınızı kutluyorsunuz, sizi tebrik ediyorum!
Elif Kunter: Teşekkür ederiz!
Turk-internet.com: Secretcv’yi biraz bize anlatabilir misiniz?
Elif Kunter: Secretcv.com, 2000 yılında kuruldu. İş arayan adaylar ile, eleman arayan firmaları online ortamda buluşturmayı hedefleyen bir insan kaynakları platformu. Bir yanda 18.5 milyon adayımız var, bizim vasıtamız ile iş arayan; bir yanda 47 bin firmamız var, bizim vasıtamız ile eleman arayan. Secretcv olarak da amacımız, bu doğru eşlemeyi sağlamak ki, hem istihdama katkı olsun, hem de doğru eşleşmeler ile firmalar ve adaylar istedikleri hedeflerine ulaşabilsinler.
Turk-internet.com: Peki Secretcv’nin rakiplerinden farkı nedir?
Elif Kunter: Secretcv.com, aslında hem adayına, hem firmasına butik hizmet vermeyi seven bir şirket. En büyük özelliğimiz aslında bizim, vermiş olduğumuz hizmet kalitemiz, satış sonrasındaki hizmetlerimiz, müşteri memnuniyeti, ekiplerimizin büyüklüğü ve sonrasında firmalara vermiş olduğumuz hizmetler.
Her zaman sektörde ilkleri yapmamız, teknolojiyi çok faal takip eden bir şirket ve ARGE yatırımlarına önem veren bir şirket. Dolayısıyla, bugün günümüzde konuşulan online mülakatı 2007 yılında çıkarmış, örnek vermek gerekir ise, ve bunu piyasaya sürmüş, öncesini yani bir kaç yıl öncesini görebilen ve buna uygun ürünler geliştiren bir firma. Dolayısıyla, bu da bizi sektörde ayrıştıran şeylerden biri oluyor, özelliklerden biri oluyor.
Turk-internet.com: Firmalara hizmet verdik, veriyoruz dediniz. Bunu biraz açabilir misiniz?
Elif Kunter: Bir firma düşünün, insan kaynakları yani firmanın en büyük sermayesi insandır, insanlar ile çalışır; insan kaynakları noktasında bizden 18.5 milyon’a yakın aday veri tabanımızdan yararlanmak için bizimle işbirliği yapıyorlar, bir sözleşme imzalıyorlar. İsterlerse ilan yayınlayabiliyorlar, o da şu; satış temsilcisi arıyordur, genel müdür arıyordur, IT müdürü arıyordur… ne ise bu ilanın tanımını yapıyorlar, aradıkları kriterleri yazıyorlar ve başvuru topluyorlar. Bizdeki adaylar bu ilana başvuruyor, sonrasında başvurularını açıp bu adayları inceleyip CV’lerini tek tek, mülakata çağırıyorlar ve işe alım sürecini başlatmış oluyorlar.
Ya da hiç ilan çıkmadan, bizim veri tabanımızdan istedikleri kriterleri girerek, adayları search edebiliyorlar (arayabiliyorlar), yani herhangi bir ilan olmadan, herhangi bir başvuru olmadan kendileri adayları seçip davet edebiliyorlar.
Secretcv.com buluşturma noktasında, yani seçme ve yerleştirme süreçlerine dahil olmuyor, o taraf tamamen firmanın sorumluluğuna giren bir süreç, ama firmaya doğru adayları bulma noktasında sorumluluğumuz var ve dolayısıyla satış temsilcisinden, genel müdüre kadar olan çeşitliliği sağlamak ve CV’lerin doğru ve güncel olmasını sağlamak gibi bir hedefimiz ve sorumluluğumuz var.
Firma da bu noktada aradığı her türlü adayı bizden bulabiliyor, dediğim gibi mavi yakadan, üniversite mezununa, orta düzeyli yöneticiden, üst düzey yöneticiye kadar çıkabiliyor.
Turk-internet.com: Adayların en çok şikayet ettiği konu firmaların geri dönüş yapmamaları. Siz bu süreci takip ediyor musunuz?
Elif Kunter: Şöyle; aslında firma ile adayı buluşturduğumuz için yani bir aracı kurum olduğumuz için, bu süreç ile çok ilgimiz yok. Yani “firma adaya döndü mü”, “işe yerleştirdi mi”, “mülakata çağırdı mı” gibi sorular asıl sorumluluğumuzda değil, ama tabii ki de takip ediyoruz ve teşvik ediyoruz. Şöyle ki, firmalarımıza en azından şunu söylüyoruz; size başvuran adaylara olumlu da olsa, olumsuz da olsa cevap mektubu gönderin, geri dönüş yapın.
Aynı şeyi ama adayımıza da söylüyoruz. Yani adaylar da birtakım şeyleri eksik yapabiliyorlar. Mülakatlara gitmeyebiliyorlar, CV’lerini güncellemeyebiliyorlar, dolayısıyla onları da bazı noktalarda teşvik etmeye ve yönlendirmeye çalışıyoruz.
Turk-internet.com: CV sayılarında dönemsel artışlar yaşanıyor mu?
Elif Kunter:
Şöyle de bir şey var, biz hemen hemen her sektöre hitap ettiğimiz için, sektörel dinamikler de çok önemli. Yani turizm sektörü Ocak ile Mart’ta çok hareketli olur iken, inşaat sektörü mart ve Nisan’da daha hareketli olabiliyor, örnek veriyorum şu anda tamamen. Perakende sektörü bütün bir yıl boyunca hareketli olabiliyor. Dolayısıyla, bu dinamikler aslında bizim her daim başvuru sayılarının belli bir seviyenin üzerinde kalmasını, sürekli olarak bir trafiğin olmasını sağlıyor ama elbette ki Eylül, Ekim ayları biraz daha diğer aylara göre daha hareketli oluyor.
Turk-internet.com: Firmaların “en çok aradığı çalışan profili” diye bir şey var mı? Mesela öne çıkan uzmanlıklar?
Elif Kunter: Var aslında. Şöyle: Biz Secretcv olarak her ay bir iş profili yapıyoruz. Bundaki amacımız da aylık olarak istihdam dinamiklerini görebilmek. Mesela Şubat ayını bitirdik. Şubat ayına bakacak olursak, 27 bin iş ilanı yayınlanmış şubat ayında ve yaklaşık 66 bin kişi bu iş ilanlarında istihdam edilmek üzere aranmış. Bu iş ilanlarının sektörel dağılımına baktığımızda mağazacılık ve perakendecilik birinci sırada yer alıyor.
Perakendecilik sektörü gerçi son bir 6-7 yıldır hep bu seviyelerde. Çok hızlı yükselen ve çok parlak bir sektör. Dolayısıyla, çok şaşırtıcı değil. İkinci sırada tekstil geliyor, üçüncü sırada gıda geliyor. Bu ilk 3 çok değişmez ama 4 ve 5 genelde aya göre ya da çeyreğe göre değişiklik gösterir. Şubat ayında turizm ve sağlık ilk 5 arasına giren sektörler oldu. Bu da bizim beklediğimiz bir şeydi çünkü biraz önce de dediğim gibi, turizm sezonu açılıyor yani Mayıs’tan itibaren sezon açılacak ve turizm, Mayıs’ta açılacak sezon için aslında kışın alım yapar ve çok ciddi alımlarını arttırır.
Yüzde 10’luk bir işe alım ile ilk 4 sıraya giren sektörlerden biri oldu. Sağlık ve hastane de yine Türkiye’de son 3-4 yıldır çok hızlı büyüyen, özel hastaneler nedeniyle biraz da, onların şubeleşmesiyle de büyüyen bir sektör. Aynı zamanda, yapılan birtakım araştırmalar var, dünya genelindeki yaşlı nüfusun sayısının artması, sağlık sigortalarına verilen önemin artması gibi birtakım yan şeyler sektörü büyütüyor. Geri kalan inşaat, otomotiv, eğitim, bilgisayar, imalat sektörleri ilk 10’daki sektörler.
Bölümlere gelecek olursak, hangi bölümler dediğinizde, satış temsilcisi, -perakende olduğu için 1 numarada, tabii ki 1 numarada yine satış temsilcisi çıkıyor-, muhasebe sorumlusu, pazarlama, marketing uzmanı, yine turizm sektörü ile bağlantılı olduğu için dönemsel olarak garson, resepsiyonist, aşçı, barista ve yine sağlık, hastane sektöründen dolayı hemşire, özellikle spesifik hemşirelik yani acil hemşiresi, çocuk hemşiresi, ya da spesifik sağlık alanları anestezi uzmanı, radyolog gibi yani daha spesifik alanlardaki pozisyonların arttığını görüyoruz. Bunun yanı sıra çağrı merkezi temsilcisi, ön büro, insan kaynakları, satış destek gibi alanlarda devam ediyor.
Turk-internet.com: Peki firmalar maaş ya da diğer nedenlerden dolayı çok yüksek eğitimli adayları değil de, biraz daha düşük adayları tercih ediyorlar mı?
Elif Kunter: Pozisyona göre değişiyor bu. Birçok firmada artık MT diye bir kavram var. Yani üniversiteden mezun olduktan sonra kişileri kendi bünyelerine dahil edip kendi kurum kültürlerine göre yetiştirip onları içerden yükseltmeyi tercih edebiliyorlar. Bunun tabii birçok avantajı var. Birinci avantajı dediğiniz gibi tabii ki bir maliyet avantajı sağlıyor. Ama en önemli avantajlarından biri de, kurum kültürüne yönelik orta düzeyde ve üst düzeyde yöneticisini en temelden yetiştirme şansı elde ediyor. Ama bazı pozisyonlar var ki, kesinlikle MT programları ile alınamayacak ya da çok uzmanlık gerektiren pozisyonlarda tabii ki de o kalifiye elemanı dışardan almak zorunda kalıyorlar.
Turk-internet.com: Bir insan kaynakları şirketi olarak, yaşadığınız en büyük sorunlar nelerdir?
Elif Kunter: Yani insan kaynakları şirketi olarak aday ve firma tarafına bakacak olursak yine, adaylarda CV oluşturma mantığının, iş arama mantığının çok oturmamış olduğunu görüyoruz. Yani iş aramayı bir iş haline getirmeleri gerekiyor, bu bizim aday tarafından yapılacak en büyük sloganımız. Çünkü, iş sizin hayatınız. Çalışacağınız yer. İşte hep diyoruz ya, vaktinizin yüzde 70’i iş yerinde geçiyor ise, bu sizin ömrünüzdür, hayatınızdır ve dolayısıyla iş aramayı sizin bir iş haline getirmeniz gerekir ki, mutlu olabileceğiniz, huzurlu olabileceğiniz yerde çalışın. İşte buna yönelik biz birtakım üniversite seminerleri yapıyoruz, her yıl yaklaşık 100’ün üzerinde üniversiteye gidiyoruz, öğrencilere anlatıyoruz; bakın CV böyle hazırlanır, mülakat şudur, görüşmelere gitmiyorsunuz, yani gitmeyebilirsiniz ama öncesinde en azından haber verin, ya da sosyal medya diye bir şey var artık, sosyalleşin, network önemli. Aslında kişisel danışmanlık gibi danışmanlık hizmeti veriyoruz.
Tabii bir de bunun karşı tarafı var, firma tarafı var. Firma da her zaman insan kaynakları süreçleri yönetemeyebiliyor. Özellikle KOBİ’ler çok fazla olduğu için Türkiye’de, biz de bir KOBİ’yiz, yavaş yavaş birtakım şeylere adapte oluyoruz, birtakım sistemleri bünyemize alıyoruz. Burada da ticaret odaları ile birlikte iş yeri sahiplerine, firma sahiplerine birtakım insan kaynakları politikalarında, işveren markası nasıl olunur, eleman nasıl seçilir, seçme ve yerleştirme süreçlerinde nelere dikkat edilmesi gerekiyor gibi birtakım naçizane tavsiyelerde bulunuyoruz.
Turk-internet.com: İlan başlıklarında da bu tarz tavsiyelerde bulunuyor musunuz?
Elif Kunter: Evet, yani şöyle bir şey olabiliyor; mesela bir firma teknisyen alacak, ara eleman alacak ama ilana Boğaziçi mezunu, yabancı dil bilen mühendis ilanı çıkıyor. Dolayısıyla beklentiyi yükseltiyor, yani adayda bir beklenti oluşuyor. Bu kriterlere uygun bir aday görüşmeye gittiği zaman birincisi sunulan işi beğenmiyor çünkü aslında teknisyenin yapabileceği bir işi siz mühendise sunmuş oluyorsunuz. İkincisi, ücreti beğenmiyor çünkü ücret beklentisi onun çok çok altında kalıyor.
Burada hem aday memnuniyetsiz oluyor, hem firma memnuniyetsiz oluyor. Tabii burada da birtakım önerilerde bulunuyoruz, aradığınız kriterlere uygun kişiyi doğru tanımlayıp doğru ilan kriterlerine girerseniz, doğru adaylar mülakata gelir.
Turk-internet.com: Kesinlikle, o çok önemli. Bir de sizin internet kullanım eğilimleri araştırmanız var. Bu araştırmada çok ilginç bilgiler var. Bunlardan kısaca bahsedebilir misiniz?
Elif Kunter: Tabi ki, biz özel hayatımızda sosyal medyayı çok kullanıyoruz. Acaba iş hayatında nasıl kullanılıyor diye sorduğumuzda, 235 firmaya dedik ki, “Mülakata çağıracağınız kişilerin öncesinde sosyal medyada hesaplarına bakıyor musunuz?” ve yüzde 58’i “Evet, bakıyorum” yanıtını verdi. Çok büyük bir rakam bu. Yani, yüzde 58 gibi bir rakam mülakata çağıracağınız neredeyse her kişinin sosyal medya hesabına bakmak gibi bir şey.
Peki “Nelere bakıyorsunuz?” dediğimizde, yani “Nelere dikkat ediyorsunuz?”, birincisi, “Sosyal medyada kullandığı dile, yani nasıl bir dil kullanıyor, nasıl bir içerik giriyor; en önemli olan şey bu” dedi. İkincisi, “Adayın beğendiği sayfalara bakıyorum” dedi, “Hangi sayfaları beğenmiş”, üçüncüsü, “Profiline yani fotoğrafına bakıyorum, profilindeki fotoğrafı güncel mi, değil mi, nasıl bir fotoğraf Yakın ortak arkadaşımız var mı, onlara bakıyorum” dedi.
Peki dedik, “Hangi paylaşımlar sizin hoşunuza gider? Yani neleri paylaşsak daha iyi olur?” Yüzde 36’si “Mesleki birikimlerini paylaşması” dedi yani sadece özel hayatını değil, birazcık da böyle mesleki konularda bir şeyler görebilir isem orada, daha memnun olurum” dedi. “Adayın özel hayatını çok fazla gözler önüne sermemesi ya da kısıtlı bilgiler vermesini tercih ederim” dedi.
Tercih etmedikleri ise, adayın çalıştığı şirket ile ya da çalışma arkadaşları ile ilgili sosyal medyada paylaştığı içerikler. Karşılaşabiliyoruz bazen, bir şey yaşıyoruz ve onu sosyal medyaya taşıyabiliyoruz. Ya da çok fazla uçlarda siyasi ya da dini görüşünü paylaşması, mesai saatleri içerisinde çok fazla fotoğraf ya da içerik girmesi. Çünkü o anda çalışma saatinizdesiniz ama 10 dakikada bir, 15 dakikada bir içerik giriyorsunuz. Bunlar çok hoş karşılanmayan şeyler.
Ama bir de masanın diğer tarafı var. Yani, aday tarafı var. 15 bin 800 adayımız yanıtladı bu anketi. Dedik ki, “Peki siz mülakatlarına gireceğiniz firmaların sosyal medya hesaplarına bakıyor musunuz?” Onlar da “Tabii ki bakıyoruz” dedi. Hatta yüzde 65’i “Firmanın sosyal medyada hesabı var mı, yok mu kontrol ediyoruz, burada içerik paylaşılıyor mu, içerik paylaşması yetmiyor, firma interaktif mi yani adaylara birebir dokunuyor mu, insan kaynakları politikası ile ilgili bir şey var mı, yani ben bu firmaya girdiğimde ne olacağım, nasıl eğitimlerden geçeceğim, kimler çalışıyor burada, nasıl bir profili var” yani dolayısıyla bunlar artık inceleniyor adaylar tarafından da. Bunda da tabii firman gündemine işveren markası olma ya da marka yönetme gibi bir şey çıkıyor.
Turk-internet.com: Firmaların “asla işe almam” dediği bir aday profili var mı?
Elif Kunter: Öyle genellemek çok doğru olmaz. Çünkü çok farklı pozisyon var yani inanın 180’in üzerinde belki tanımlanmış, daha bile fazla olabilir pozisyon var ve her pozisyonun özellikleri farklı. Yani siz bir pozisyon için çok konuşkan, çok dışa dönük, belki biraz patavatsızlık noktasında bir aday arıyor iken, başka bir pozisyon için çok içine kapanık, kendi halinde, hiç durmaksızın, ara vermeksizin aynı şeye odaklanabilen birini arıyorsunuz. Yani, dinamikleri çok farklı pozisyonların.
Dolayısıyla, şu adayı asla almaz diye bir şey yok ama şöyle bir şey var tabii ki; sorumluluk sahibi olan, o şirkete uyum sağlayabilecek, kurum kültürüne uyum sağlayabilecek adaylar tabii ki de her zaman 1-0 daha önde başlıyor. Yani, çağımızda artık yetkinlikler değil de, uyum sağlamak çok daha önemli. Kurum kültürüne, ya da bir üst yöneticine, çalışacağın, birebir bağlı olacağın kişiye uyumlu olabilmek daha önemli hale geldi.
Turk-internet.com: Peki son olarak, söylemek istediğiniz, eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Elif Kunter: Teşekkür ederim! Son olarak belki şunun altını çizmekte fayda var; gerçekten aday tarafı, adaylar için iş aramak, iş mottosunun altını çizmek gerekiyor. Çünkü gerçekten zor bir dönemdeyiz, iş aramak gerçekten zor hale geliyor. Ama bizim de aday olarak yapmış olduğumuz birçok hata ve eksikler var; en azından onları tamamlarsak, düzenli CV’mizi güncellersek, CV’mizde işin tanımı bölümüne ne yaptığımızı çok açıkça, net bir şekilde ifade edebilirsek ve doğru bir şekilde iş arama kriterlerine uygun bir şekilde iş arar isek, o negatiflikleri birazcık daha pozitife çevirebiliriz diye düşünüyorum.
Turk-internet.com: Çok teşekkür ederiz Elif Hanım!
Elif Kunter: Ben teşekkür ederim.



Kaynak : 