Geçtiğimiz günlerde IDC Türkiye Üretim-Perakende-eTicaret Konferansı Ana Partneri olarak karşılaştığımız ve İzmir’in başarılı bilişim firmalarının başında gelen Univera, tedarik zinciri yönetimi ile dünya markası olma yolunda. 23 yaşında 22 ülkeye satış yapan firma bugünlerde Amsterdam’da bir merkez açıyor. Arkasından da diğer merkezler gelecek. Son zamanlarda ARGE merkezi ve insan kaynaklarına yatırım yapan firmanın Genel Müdürü Cüneyt Ersin ile konuştuk :
turk-internet.com : Cüneyt Bey, IDC’nin toplantısında karşılaştık. Şirketiniz hakkında bilgi verir misiniz?
Cüneyt Ersin : Biz 1992’de kurulduk. Bu yıl, 23.yılımız. Tedarik zinciri yönetimi üzerine çalışıyoruz; özellikle satış otomasyonu, bayii otomasyonu ve tedarik zinciri üzerine.
turk-internet.com : Kendi yazılımınız mı, yabancı bir yazılım mı?
Cüneyt Ersin : Kendi yazılımımız. Bu tamamen Türkiye’de geliştirilmiş bir yazılım. Biz ilk önce klasik barkod projeleri ile başladık işe. Fakat sonradan gitgide yazılım konuları ağırlık kazanınca ve bir de mobil uygulamalar Türkiye’de önem kazanmaya başlayınca bu yazılımı genişlettik. Biz Türkiye’de ilk mobil yazılım yazan şirketlerden biriyiz. Yani, ilk mobil uygulama paketini biz 1995-1996’larda çıkardık.
turk-internet.com : Neydi bu yazılım?
Cüneyt Ersin : İlk depo izleme sistemi ile başladı; barkodların takibi falan. Bu bir paket uygulama idi ve biz o zaman paket yazılımların dikey sektörlerde kullanılabileceğini fark etmiştik.
Ardından tabii gitgide daha büyük şirketlere satmaya başlayınca, bu yazılımdaki kâr marjını gördük ve bunun üzerine ciddi olarak eğilmeye başladık. Son yıllarda şu anda 130 şirket ile çalışıyoruz. Bunların hepsi aşağı yukarı hem Türkiye’nin, hem yurt dışında multinational, çok uluslu birçok şirket. Bunların tedarik zinciri ve satış otomasyonu yazılımlarını yazıyoruz.
Yani firmaların yine kendi ERP yazılımları var. Mesela yerli ERP’leri kullanıyorlar veya yabancı ERP’leri kullanıyorlar ama biz onlara bağlı olan bir yeni bir katmanda, ikinci bir katmanda bütün sahadaki hareketlerini izliyoruz.
Bu firmaların bir bayii teşkilatı olabilir ya da işte malları bir yerde bir third parti tarafından üretilmiş, oradan fabrikalarına gelmiş, oradan ürüne dönüştükten sonra satış kanallarına geçmiş olabilir. Biz mobil terminaller ile mesela cep telefonları ya daha sağlam tipli barkod okuyabilen cihazlar ile sahada takibini yapıyoruz. Panorma isimli paketimiz bunu yapıyor.
turk-internet.com : Demin dediniz ki, multinational firmalar ile de çalışıyoruz. Yurt dışında kullanılıyor mu bu?
Cüneyt Ersin : Zaten şöyle bir şansımız oldu: Türkiye’nin son yıllarda bu serbest piyasa ekonomisine geçiş ile birlikte birçok şirketin Türkiye’ye şube açması, oralarda kullanılan bizim uygulamaların çevre ülkelere de örnek teşkil etmesini sağladı.
Türkiye’de geliştirdiğimiz uygulamaları, ilk önce Türki Cumhuriyetlere, Rusya’ya, sonra bazı Arap ülkelerine, Doğu Avrupa ülkelerine satmaya başladık. Şu anda 22 ülkeye girdi yazılım. Burada şöyle bir şansımız da var: bu uygulamaları biz ana merkezlere onaylatıyoruz. Eğer bunu yapabilir isek, o zaman aynı anda 50-60 ülkeye birden kurulabiliyor. İşte onunla ilgili de şimdi Amsterdam’da bir ofis kurduk.
Orada artık Univera SADE Europe diye bir ortağımız var. Amsterdam’dan bu işleri takip edeceğiz. Bu arada ama kendi coğrafyamızda da mesela şu anda Kazakistan’da bir ofisimiz var. Önümüzdeki yıl da Dubai’ye bir ofis açılacak. Yani, bu şekilde yavaş yavaş özellikle kendi alanımızda ve bir de merkezi Avrupa’da 4-5 şubeli bir şirket ile büyümek istiyoruz. Tabii bunun bir sonraki aşaması da herhalde Amerika olur.
turk-internet.com : Çok güzel! Bir de hep ne konuşuyoruz, devlet teşvik etmeli Türk yazılımcısını diye. Devletten gördüğünüz bir teşvik var mı?
Cüneyt Ersin : Açıkçası biz çok ciddi teşvik gördük. Ama tabii şöyle bir gerçek var. Biz de teşvik mekanizmasını iyi kullandık. Ne yazık ki, bunu belki de Türkiye’deki birçok şirket çok iyi bilemiyor çünkü biraz meşakkatli, tahmin ediyorsunuzdur.
turk-internet.com : Belgelemesi mi?
Cüneyt Ersin : Belgelemesi, uğraşması, yani bürokrasi ağır ama biz TÜBİTAK’ın çok faydasını gördük. TÜBİTAK’ın yüzde 50, yüzde 60 civarında biliyorsunuz ARGE desteği var. Biz 4-5 paket aldık üst üste ve yazılımın büyümesine bayağı katkıları oldu.
Şimdi bu yıl itibariyle de kendi yerinde ARGE belgemizi aldık yani kendi binamız şu anda teknoloji bölgesi sayılıyor. Yani açıkçası bize faydasının olduğunu düşünüyorum ama tabii gönül istiyor ki esasında daha fazla olması lazım. Yani mutlaka her sektör bunu söyler ama hani bilişim sektörünün ne kadar büyük bir katma değer yarattığını artık hani…
turk-internet.com : Hepimiz anlıyoruz.
Cüneyt Ersin : Kime sorsanız bugün, basit, sıradan bir insan bile bence farkındadır. Küçücük bir PC ile milyon dolarlık esasında yazılımlar yapabilirsiniz. Yani böyle bir şansınız var onun için önemli. Mesela, bence özel bir bakanlık falan lazım sanki.
turk-internet.com : Çok haklısınız. Ben de aynı şekilde düşünüyorum. Benim sorularım bu kadar. Başka eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?
Cüneyt Ersin : Yok! Çok teşekkürler bize ilgi gösterdiğiniz için.

Kaynak : 