2013 yılında henüz 23 yaşındayken, 43 kişinin kredi kartını internet üzerinden kopyalayarak, sattığı iddiasıyla yargılanan ve 200 yıl ceza verilen Onur Kopçak’a devam eden başka bir dava nedeniyle 135 yıl hapis cezası daha verildi. Böylece Kopçak’a verilen hapis cezası 334 yıla ulaştı[1].
Türk bilişim hukuku tarihinin en ağır cezası olan 334 yıl hapis cezası dolayısıyla, Osmaniye Cezaevi’nden mahkemeye mektup gönderen Kopçak yürürlükteki kanun maddelerinden hareketle çözüm üretileceğine inanmadığı için cezayı temyiz etmeyeceğini söyledi. Ancak Türk Ceza Hukuku’na göre 15 yılı aşan cezalar, otomatikman temyize gidiyor.
2013 yılında 43 müşterisinin kredi kartı bilgilerinin kopyalandığını farkeden bir bankanın şikayetçi olması üzerine polis, Onur Kopçak ve suç ortaklarını yakalamıştı[1]. Dava sürecinde, Onur Kopçak’ın da aralarında bulunduğu 11 gencin, telefon kontör siteleri ile bankaların internet sitelerinin benzerlerini yapıp, çok sayıda kredi kart bilgilerini ele geçirdiği ortaya çıkmıştı.
Kopçak ve arkadaşları hakkında Mersin 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 49 ayrı dava açıldı. Kopçak 2013 yılında toplam 199 yıl 7 ay 10 gün hapis cezasına ve 73,5 bin TL idari para cezasına çarptırılmış ve bu cezalar Yargıtay 8’inci Ceza Dairesi tarafından onanmıştı.
Cezaevinde yatan Kopçak hakkında, aynı yöntemle dolandırıcılık yaptığı iddiası ile Mersin 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan başka bir davada ise 11 ayrı vatandaşın kart bilgilerini bilişim yolu ile ele geçirip, dolandırıcılara kullandırttığı iddiası ile toplam 135 yıl ilave hapis cezası verildi.
Bu cezayı ilgili yasalar nedeniyle 28 yıl olarak çekecek olan Kopçak Osmaniye Cezaevi’nden mahkemeye gönderdiği mektupta kararı temyiz etmeyeceğini bildirdi;
“Bir asır 35 yıl cezamın onanmasını talep ediyorum. Sayın başkanım, yukarıda bilgileri yazılı dava dosyanızda yargılandım. Beni yalnızca bir kez görüntülü sistemde görmekle 135 yıl hapis cezası verdiniz. Şu an sorulsa, ten rengimi bile hatırlamayacağınıza eminim. Bilişim suçlarındaki zincirleme suç hükümlerinin yetersizliği, toplumsal istikrar mı sağlıyor anlamış değilim. Verilen astronomik hapis cezalarıyla amaçlanan kazanımın ne olduğu da muammadır. Kararı hiçbir şekilde hak etmediğim halde Yargıtay kurumunda, yürürlükte olan kanun maddelerinden hareketle çözüm üretemeyeceğine dair kuvvetli olan inancım, kararı temyize gerek görmemiştir.”
Onur Kopçak’ın kardeşi hakkında da benzer suçlardan açılan davalar bulunduğu kaydediliyor.
turk-internet.com Güncelleme : Haberimizin yayınlanması sonrasında, cezanın yüksekliği konusundaki yorumlarımızı, Yardımcı Doçent Dr.Volkan Dülger düzelterek turk-internet.com’a şu bilgileri verdi ;
Bizim kabul ettiğimiz, 5237 nolu Türk Ceza Kanunu’na (TCK) göre, ne kadar hareket varsa, o kadar da suç vardır ve bunlar üstüüste toplanır. Dolayısıyla siz ne kadar kredi kartı kopyalamışsanız, ne kadar haksız yarar elde etmişsiniz, o kadar suç işlemiş oluyorsunuz ve o kadar da ceza alıyorsunuz.
TCK’nın 43cü maddesinin 1ci fıkrasında fail lehine olmak üzere “zincirleme suç” düzenlemesi yapılmış. Buna göre aynı suç kapsamında, farklı zamanlarda ama aynı mağdura karşı bir eylem varsa, tek bir ceza verilir ama 4/3’e kadar arttırılır.
Yani hukuk diyor ki, hepsi için ayrı ayrı ceza verip, bunları toplarsam, çok yüksek olur. Tek bir ceza ama arttırarak vereyim. Bunun şartı ise mağdurun aynı kişi olmasıdır. 10 farklı mağdur varsa 10 ayrı ceza verilir ve bunlar da toplanır.
Yard.Doç.Dr.Dülger’e yine de insan hayatını aşan yükseklikte bir ceza olması konusunda ne düşündüğünü sorduk. Şöyle dedi ;
“Şimdi bir kredi kartını habersiz almanın ve kullanmanın ya da kullanılmasına göz yummanın haksızlık olduğunu biliyorsunuz değil mi? O zaman kartları alıp sonra “suç olduğunu bilmiyordum” denilemez.”
Yard.Doç.Dr.Dülger, Yargıtay’ın bu konuda yine de failler lehine karar verdiğini ve suçun gerçek kişiye işlenmesine karşın, ceza rakamlarının çok yüksek düzeylere ulaşması nedeniyle, tüzel kişilik olan bankalara karşı işlenmiş gibi ele alınarak “zincirleme suç” kapsamına sokulduğunu hatırlattı. Bu uygulama sayesinde, işlenen suça verilen cezada, kredi kartı sahipleri sayısı kadar ceza yerine, kredi kartlarının ait olduğu banka sayısı kadar ceza uygulaması yapılıyor ve ceza daha düşük oluyor.
Ancak yukarıdaki vakada da görüldüğü üzere, kredi kart çalınma olaylarında birden fazla suç olabiliyor. Bunlar arasında, kopyalama düzeneğinin kurulması (web sitesinin kurulması gibi), bilişim sistemlerine girilmesi, kredi kartı numarasının elde edilmesi ve bu bilgiler kullanılarak yarar sağlanması gibi farklı suçlar olabiliyor. Bu farklı suçların her birisine verilen cezalar da sonucu katlıyor.
Yani Kredi Kart çalınmasına karışacak insanların sonradan üzülmemek için bunu bilmesi lazım. Mesela Bilişim Sistemlerine girme gibi suçlar 2-4 yıl olsa bile, çok sayıda işlem, farklı sayıda suç derken sonuç 334 yıl olabiliyor.
[1] 43 Kişinin Kredi Kartını Kopyalayan Onur Kopçak’a 200 Yıl Hapis Cezası Verildi



Kaynak : 