web analytics
Perşembe, Haziran 4, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER ARGE - Inovasyon Eğitim

Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir? – 5

Bir yaşam biçimi olarak bilim adamlığı her şeyden önce yetişkin birey davranışı ile hoşgörülü, alçak gönüllü, kendini demetleyebilen sabırlı ve paylaşımcı yapısı ile tezlerine karşı yapılan bütün eleştirilerden ders çıkaran ve bildikleri ile değil, bilmedikleri ile kendisini öz eleştiriye alan bir kişiliktir.

Prof.Dr.Ibrahim Ortas-Prof.Dr.Ibrahim Ortas
9 Şubat 2004
-Eğitim
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Bu yazının önceki bölümlerini

  • Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?-1
  • Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?-2
  • Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?-3
  • Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir?-4

başlıkları altında okuyabilirsiniz.

Evet bilim adamlığının bir unvanı vardır ve bu unvan bilimle uğraşan, toplum ve doğa yararına çalışmalar yapan, ve yaşamını sorun çözmeye adayan topluluğa verilen genel bir ibaredir. Ben bilim adamıyım diye bilim adamı olunmaz. Kişinin bilime katkıları toplum ve tarih tarafından itibar görürse unvan alır. Bilim adamı unvanı dendiğinde bir saygı, şükran duygusu sezilmekte ve bilimle uğraşanları onore etmek hedeflenmelidir.

Bu bağlamda bir unvan olarak bilim adamlığı, Ar-Gör, Yard. Doç. Doç. Prof. gibi akademik unvanlardan farklı olmak zorundadır. Doçentlik ve profesörlük kişisel unvanlar yasa ve yönetmenliklerle hangi koşuları yerine getiren kişilere verileceği bellidir. Örneğin, mevcut yasa ile üniversitede iyi bir öğrenci olmasanız bile uslu, hocasına veya yöneticilerine karşı saygıda kusur etmeyen biat eden, iyi bir çocuk olarak Araştırma Görevlisi alınabilirsiniz. Sonra hocanın her dediğini yerine getirerek hocanın ölç dediğini ölçer, tart dediğini tartarak doktoranızı tamamlayabilirsiniz. Hocanın yayınlarının yanına isminizi de yazarak yayın sayısına sahip olabilirsiniz. Hasbel kader dil sınavında geçerseniz önce Doçent, beş yıl sonra da Profesör olursunuz. Maalesef bu durumda olan sayısız akademisyen sayılabilir. Tabii aldığınız, Doç. veya Prof. gibi kişisel unvanlar ile bilim adamlığı gibi toplumsal ve onursal unvanların farkı olması gerekir. Çünkü akademik unvan verilir, ancak bilim unvanı alınır.

Sonra bilim adamlığı sadece akademisyenlerin tekelinde midir? Üniversitede sadece ders veren, birkaç uluslararası makale yazan, bu sayede doçent, profesör olan bir kişi midir bilim adamı? Örneğin bir ecza çırağı bilim adamı olabilir mi?

Tabii ki bilim adamlığı sadece akademisyenlerin, üniversite mensuplarının tekelinde değildir ve olamaz da. Ancak formel olarak öğretim üyesi, araştırıcı, uzman olmak bilim adamı olmak için yeterli değildir. Çünkü geçmişte buna benzer unvansız kişilerin bilime önemli katkıları olmuştur. Bunun için okullu veya diplomalı olmalarına da gerek yoktur. Ancak okul bu işin kapısını açmaktadır. Diğer taraftan prof. mertebesine ulaşıp da ciddi hiç bir yayını olmayan bir çok akademisyen bunmaktadır. Ancak akademi bilimsel disiplini işlemesi ve metodolojik olarak olaya yaklaşmasını sağladığı için o çatı altında toplanılması çok doğaldır. Bilim kuruluşları veya bilim adamlarının bilimsel disiplin içinde temelde iddiaların bilimsel yöntemle ortaya konması ve bulgularının ve savlarının bilimsel süreçten ve süzgeçten geçirilmesi gerekir. Bu sürecin herkesçe tekrarlanabilir olması birinci şarttır. İddia sahiplerinin “ben yaptım oldu,o zaman olmuştur” benzeri savunuları bilim kuruluşlarının kabul etmediği bir olgu olduğu için bilimin akademi tekelinde olması gerekir. Tasang “bir bilgin anlayışlı ve sabırlı olmalıdır. Çünkü onun yükü ağır ve yolu uzundur” diyor. Ne büyük ders değil mi?

Bir yaşam biçimi olarak bilim adamlığı her şeyden önce yetişkin birey davranışı ile hoşgörülü, alçak gönüllü, kendini demetleyebilen sabırlı ve paylaşımcı yapısı ile tezlerine karşı yapılan bütün eleştirilerden ders çıkaran ve bildikleri ile değil, bilmedikleri ile kendisini öz eleştiriye alan bir kişiliktir. Bu bağlamda bilim adamı kör inatçı değil, daha çok olayları tanımaya çalışan, aklına ve diline geldiği gibi konuşan değil, olayı akıl süzgecinden geçiren kişidir. Bilim adamı bilimsel olayları değerlendirirken sokak ağzı ile laubali bir şekilde düşüncelerini karşıya benimsetmeye kalkmaz. Bilim insanı aynı zamanda hümanist kişiliklidir. Aslında bunlar akademik terbiyenin ölçütleridir. Akademik terbiyenin oluşması için mutlaka mesleğe yeni başlayan kişinin tam bir üniversite ortamındaki farklıklıları teneffüs etmesi gerekir. Bunun için mutlaka genç öğretim üyelerinin yurtdışını ve üniversitelerdeki farklıklıları görmesi gerekir.

Bu yazının devamını Öğretim Üyesi ya da Bilim İnsanı Kimdir? – 6 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Etiketler: AkademisyenÖğretim ÜyesiYazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Prof.Dr.Ibrahim Ortas

Prof.Dr.Ibrahim Ortas

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Mobil Sektör Yeniden Şekilleniyor; 2030’a Kadar Akıllı Telefonların Yaklaşık Yarısı Doğrudan Uydulara Bağlanacak
  • İran, ABD’ye Çok Uçak Kaybettirmiş ve Amerikalılar Çin ile Gelecekteki Savaş Konusunda Endişeli
  • Papa Leo XIV, Yapay Zeka Hakkında Çığır Açan Bir Genelge Yayınladı ve İnsanlığı “Dijital Tekel’e” Karşı Uyardı
  • Tunçmatik’ten Elektrikli Araç Kullanıcılarının “Menzil Kaygısını” Bitirecek Çözüm
  • Online Toplantılarda Yapay Zekâ Devrimi: Türk Mühendislerin Başarısı Edisyn

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.