Dün geceden bu yana ODATV engellemesi var. Nedeni nedir? Her zamanki gibi belli değil. En azından engellenen sayfaya eskiden olduğu gibi bir “şu mahkemenin şu kararı” denilseydi. Herbirimiz nedenini anlardık. Ne demiştik geçen hafta sosyal medya kapatılınca ? ““Sosyal Medyayı Engelleyeceğinize, Güvenilir Bilgi Sağlayın”.
Güvenilir bilgi sağlanmayınca, komplo teorileri ve bir takım rivayetler havada uçuşmaya başlıyor. Kamuoyunda şimdi “OdaTv engellemesi”nin de, önceki hafta Murat Ağırel ve Batuhan Çolak’ın “hacklenmesi” ile aynı nedenden olduğu düşünülüyor. yetkililer şöyle bir şey demişti ; “Libya’da öldürülen MİT mensubunun ailesinin korunması”.
Eğer neden buysa (dediğimiz gibi engelleme için başka neden gösterilmedi), burada müthiş bir çelişki yok mu? Artık komik olmayı bırakmanın zamanı gelmedi mi?
Erişim engellemede korunan hukuki değer nedir? Libya’da ölen MİT mensubunun ve ailesinin gizlilik ve güvenliği. Peki erişim engelleme yaparak, korunan hukuki değerler kime karşı korunmuş olacak? Sadece Türkiye’dekilere. O zaman bu hukuki değer korunmuş oluyor mu?
OdaTV sitesi, bu aileyi korumak için engellendiyse, o ailenin kim olduğunu göremeyen sadece Türkiye içinde ve VPN kullanmayı bilemeyenler.
Buna karşılık yurtdışı yani bu aileyi asıl saklayacağınız kişiler, bu siteyi halen görmekteler. Burada bir sorun yok mu?
Aynen başını kuma gömen devekuşu gibi…
Bunu defalarca yazdık.
Yani diyelim ki; Almanya’da yaşıyorsunuz. Türkiye’de hakkınızda bir haber çıktı ve bundan rahatsızsınız. Bunu “Unutulma Hakkı” çerçevesinde AB kuralları uyarınca Google arama motorundan çıkarabilirsiniz. Ancak Türkiye’deki bir yayın için ancak Türkiye içinde engelleme verirler. Yani sizin hakkınızda istemediğiniz haber hala Almanya’da görülebilir durumda olur. BTK önceki yıllarda bu tür başvurulara “kapsam dışı” şeklinde yorum yaptı. Ama bu konuda yapılması gereken aşağıdaki 5.maddede var.
Bu engelleme işinde hata var. Bu hatalar şu şekilde;
| Ne Yapılmalı? | Ne Yapılıyor? | |
| 1. | Eğer suç teşkil eden bir yazı varsa, siteye bu resmi yazı ile ve nedenleriyle bildirilmeli. | Bunun yerine ESB’den (8A) ve BTK’dan internet servis sağlayıcılara giden ve sitenin haberi olmayan bir engelleme şekli var. |
| 2. | “uyar-kaldır” sistemi yürürlüğe konulmalıdır (bazen başvurucu yapıyor ama süreç olarak tanımlı değil) | Bu yok. http olan siteler hangi yazıların kaldırıldığından bile habersiz. Kazara farkederse de süreç ile ilgili işlemler belirsiz. |
| 3. | Siteye savunma hakkı verilmelidir. Bu konuda bir süreç (başvuru şekli, yeri, süresi vs) tanımlanmalıdır. | Sitelere kimse bir şey sormuyor. İfade özgürlüğünün temel aracı olan medyanın online alanına savunma hakkı diye bir süreç tanımı yok. |
| 4. | Engelleme yapıldığında nedeni bildirilmelidir. | Eskiden yönlendirilen sayfaya bir açıklama koyarlar ve şu mahkemenin şu kararı derlerdi. Bu da siteye, mahkemeyi / kararı bulma rahatlığı sağlardı. Bu şu anda uygulanmıyor. |
| 5. | Son olarak, suç içeren bir içerik varsa, site değil ilgili suçla ilgili kişiler cezalandırılmalıdır. | Suç içeren bir içerik varsa, site cezalandırılıyor. O içerikle ilgili suçlular aranmıyor. Örneğin bir hakaret konu ise, site engelleniyor ve konu kapanıyor. Suçlu varsa boşlukta kalıyor |
| 6. | Engelleme sadece mahkeme kararıyla ve bir süreç tanımlanarak yapılmalıdır. | Önüne gelen devlet kurumu, kerameti kendinden menkul nedenlerle site engelletebiliyor |
| 7. | Haber sitelerinin tamamı erişime kapatılmamalıdır. | Haber sitelerini engellemek, haberleşme özgürlüğünü engelleyicidir. |

Kaynak : 