Avrupa Birliği, Apple’ın kapalı ekosistemini rakiplerine açmasını emretti ve bu, Dijital Piyasalar Yasası’nın (DMA) önemli bir uygulaması anlamına geliyor. Bu direktif, Apple’ın rakip akıllı telefon, kulaklık ve sanal gerçeklik başlığı üreticilerinin Apple cihazlarıyla sorunsuz entegrasyon için teknolojisine ve işletim sistemine erişmesine izin vermesini gerektiriyor. Ayrıca, Apple uygulama geliştiricilerinden gelen birlikte çalışabilirlik taleplerine yanıt vermek için belirli bir sürece ve zaman çizelgesine uymakla mecbur bırakıldı.
Apple, kararı eleştirerek bunun yenilikçiliği engelleyebileceğini ve rakiplere haksız yere fayda sağlayabileceğini savundu. Ancak Avrupa Komisyonu, emrin yasal gereklilikleri uyguladığını ve hem Apple’a hem de geliştiricilere düzenleyici kesinlik sağladığını savunuyor. Uyulmaması durumunda Apple’ın küresel yıllık satışlarının %10’una kadar para cezası verilebilir.
Bu hamle, AB’nin dijital pazarda adil rekabeti sağlama yönündeki daha geniş çabasının bir parçası olup, pazar hakimiyetinin kötüye kullanılmasını önlemek için büyük teknoloji şirketlerini hedef alıyor. Aynı düzenleyici çerçeve kapsamında Google da dahil olmak üzere diğer teknoloji devlerine karşı da benzer eylemlerde bulunuldu.
Apple’ın Ekosisteminin Açılması Ne Anlama Geliyor?
AB, Apple’ın rakiplerine kapalı ekosistemine, özellikle App Store ve iOS platformuna daha fazla erişim sağlamasını talep ediyor. Bu, alternatif uygulama mağazalarını etkinleştirmek, yan yükleme (App Store dışındaki kaynaklardan uygulama yükleme) ve üçüncü taraf ödeme sistemlerine izin vermek anlamına geliyor.
Karar büyük teknoloji şirketlerini “Gate Keeper” olarak belirleyen ve adil rekabeti sağlamak için katı kurallar koyan AB’nin Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında alındı. DMA, büyük tekellerin kendi hizmetlerini kayırmasını ve rekabeti engellemesini önlemeyi amaçlıyor.
Apple’ın App Store’u, %30 komisyon ücreti (genellikle “Apple vergisi” olarak anılır) ve uygulama dağıtımı ve ödemeleri üzerindeki sıkı kontrolü nedeniyle eleştirilerin odak noktası durumunda. AB’nin emri, Apple’ı ücretleri düşürmeye, alternatif ödeme sistemlerine izin vermeye ve geliştiricilere daha fazla esneklik sağlamaya zorlayabilir.
Bu karar tüketiciler açısından faydalı. Böylece tüketiciler App Store’da bulunmayanlar da dahil olmak üzere daha geniş bir uygulama ve hizmet yelpazesine erişebilir. Komisyonların azalması ve artan rekabet, uygulamalar ve uygulama içi satın alımlar için daha düşük fiyatlara yol açabilir.Kullanıcılar uygulamaları yan yükleyebilir veya alternatif uygulama mağazalarını kullanabilir ve bu da onlara cihazları üzerinde daha fazla kontrol sağlayabilir.
Tersine geliştiriciler, özellikle üçüncü taraf ödeme sistemlerini kullanabiliyorlarsa, Apple’ın komisyon ücretlerinden kaçınarak daha iyi gelir elde edebilirler. Uygulamaları dağıtma ve bunları paraya dönüştürme konusunda daha fazla özgürlük, yeniliği ve rekabeti teşvik edebilir.
Apple tarafına bakarsak, App Store önemli bir gelir kaynağıdır ve ekosistemin açılması kârını azaltabilir. Apple uzun zamandır kapalı ekosisteminin güvenliği ve kusursuz bir kullanıcı deneyimini garanti ettiğini savunuyor. Bunu açmak bu standartları sürdürmede zorluklar yaratabilir. AB’nin gerekliliklerine uyum sağlamak, Apple’ın iş modeli ve altyapısında önemli değişiklikler gerektirebilir.
Apple, kapalı ekosisteminin kötü amaçlı uygulamaların yüklenmesini önleyerek güvenliği artırdığını sürekli olarak savunuyor. Ekosistemin açılması kötü amaçlı yazılım ve güvenlik ihlalleri riskini artırabilir.
Teknoloji Firmalarını Düzenleme Eğilimi:
Bu karar, büyük teknoloji şirketlerini hedef alan daha geniş bir düzenleme eğiliminin uzantısı. AB, DMA ve Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) gibi yasalarla düzenlemeyi sağlamaya çalışıyor. Google, Meta ve Amazon gibi diğer teknoloji devleri de benzer incelemelerle karşı karşıya.
Apple’ın karara itiraz etmesi bekleniyor.



Kaynak : 