Aslında bu direktif, 1977 yılında çıkarılan 77/388/EEC (*) sayılı radyo ve televizyon yayınları ile bazı elektronik olarak sağlanan servislere uygulanacak KDV rejimini düzenleyen direktifte bazı değişiklikler yapmakta ve 77 tarihli direktifin bugünkü dijital mal ve hizmet satışlarına uygulanabilirliğini sağlamaktadır.
AB’nin bu KDV düzenlemesi AB’nin en büyük dijital mal ve hizmet sağlayıcısı olan ABD’ye karşı bir manevrası olarak değerlendirilmiş ve ABD ile AB arasında bir vergi savaşından sözedilmiştir. Gerçekten de AB’nin bu düzenlemesi ABD karşısında ekonomik bağımsızlık kazanma ve güçlenme çabalarının bir sonucu olarak değerlendirilebilir.
1 Temmuz 2003’ten itibaren uygulanmaya başlanacak olan bu yeni rejimin özellikleri nelerdir?
Direktife göre AB dışında kurulmuş olan ve AB’deki tüketicilere dijital mal ve hizmet (download edilebilir yazılım, video, müzik gibi) sağlayan firmaların, bu tarihten itibaren bu satışlar üzerine KDV ilave etmeleri gerekecek.
Bilindiği gibi KDV mal veya hizmetlerin sağlayıcısına yüklenmiş olan bir vergi. Normalde satıcılar bu vergiyi nihai olarak alıcılara yüklüyor ve KDV’nin hesabını ilgili AB vergi otoritesine veriyor. KDV oranı AB’de %15 ila %25 arasında değişiyor. KDV satış merkezli bir vergi olduğu için idaresi ve toplanması genellikle satıcının veya bazen alıcının fiziksel olarak varolduğu veya başka bir deyişle satış işleminin gerçekleşmiş olduğu kabul edilen yere bağlı. Bu durum da aşağıda belirteceğimiz gibi AB dışı firmalar için bazı zorluklar doğuruyor.
Direktif uygulanan iş modellerine göre farklı sonuçlar doğuruyor bu sebeple konuyu B2C’ler ve B2B’ler açısından farklı olarak ele almak gerekiyor.
- 1. B2C Faaliyeti (Firmadan Tüketiciye) :
- Tüketicinin posta adresine mallar başarıyla teslim edilmişse.
- Ödemeyi kabul ederken tüketicinin ev adresi ve ödeme adresi karşılaştırılıp doğrulandıysa ( veya doğrulanmadıysa tatmin edici alternatif bir kanıtın sağlanmış olması durumunda ).
- Coğrafi yerleşim yazılımı veya tescilli yazılım kullanılıyorsa.
- Hizmetin tüketildiği yeri saptamak için kurulmuş sistemler kullanılıyorsa.
Mevcut kurallar gereği AB dışındaki bir firma AB’de bulunan müşterilerine yaptığı mal ve hizmet satışları üzerine KDV eklemek zorunda değiller. Fakat yeni kurallar gereği artık KDV oranlarını satış fiyatlarına yansıtmak zorundalar.
Burada özellikle ABD firmalarının itiraz ettikleri nokta ortaya çıkıyor. Yukarıda da belirttiğimiz gibi KDV oranları her AB üyesi devlete göre değişiyor. Örneğin bir ABD firması Fransa’da mukim tüketicilere yapacağı dijital mal ve hizmet satışlarında %19,6, İngiltere’de mukim tüketicilere yapacağı satışlarda %17,5 ve İsveç’te mukim tüketicilere yapacağı satışlarda %25 oranında KDV uygulamak zorunda kalacak.
Bu durumda ise bu ABD firması tüketicilerinin mukim olduğu her AB üyesi devlette KDV mükellefi olmak zorunda kalacak. Bu sakıncayı giderebilmek için bir “özel plan” adı verilen uygulama getiriliyor. Buna göre AB dışı bir firma kendi seçtiği bir AB üyesi devlette KDV için kayıt olabilecek ve KDV ile ilgili tüm işlemlerini bu üye ülke nezdinde yapması mümkün olabilecek. Bu üye devletteki ilgili vergi otoritesi de daha sonra bu firmanın tüketicilerinin mukim olduğu üye devletlere KDV’yi dağıtacak. Fakat AB dışı firmaların dijital mal ve hizmet satışlarına uygulayacağı KDV oranları ülkelere göre işlemeye devam edecek.
Buradaki sorunla bağlantılı bir başka sorun ise AB dışında kurulu olan firmaların nerede KDV’den sorumlu olduklarını ve buna göre KDV’yi uygulayıp uygulamayacaklarını ve eğer KDV uygulamak zorunda iseler hangi oranda uygulamaları gerektiğini belirleyebilmeleri için tüketicilerin yerini saptamaları zorunluluğudur.
B2C satışlarda bir tüketicinin yeri konusundaki kişisel beyanı, aşağıdaki şartlardan herhangibirinin karşılanmış olması durumunda kabul edilebilir olacak:
(*) Direktifin metnine Burayı tıklayarak ulaşılabilirsiniz.
Bu yazının devamı için AB’nin Dijital Mal ve Hizmet Satışı için Yeni KDV Rejimi – 2 başlığı altına bakabilirsiniz.



Kaynak : 