Avrupa Birliği (AB) rekabet komiseri Joaquin Almunia, sonunda Google soruşturmasıyla ilgili uzun süredir devam eden sessizliğini bozdu. Almunia, yürüttükleri soruşturma neticesinde 4 ana konuda çekinceleri olduğunu ve Google’dan birkaç hafta içinde bu konulara açıklık getirecek yanıtlar ve iyileştirmeler beklediklerini açıkladı. AB Rekabet Komiseri, Google’ın bu yanıtları sağlayamaması ve gerekli iyileştirmeleri yapamaması halinde ise cezai yaptırımlara başvuracaklarını söylüyor.
Arama devi Google hakkında Avrupa Komisyonu Rekabet Komiserliği tarafından 2010 yılında başlatılan bir soruşturmada son aşamaya gelindi. İlginç bir biçimde neredeyse 2 yıldır süren soruşturmada iddialar, Google’ın arama alanındaki dominantlığını kendi çıkarları için kullandığı ve arama sonuçlarını manipüle ettiği yönündeydi. Konuyla ilgili son açıklamasını Mart ayı sonlarında yapan [1] AB Rekabet Komiseri Joaquin Almunia, karar sürecinin en erken Nisan ayı ortasında gerçekleşeceğini açıklamıştı. Şimdi ise soruşturma neticesinde 4 ana alanda çekinceler olduğu ve Google’dan yazılı bir biçimde bu konularda tatmin edici cevaplar istendiği duyuruldu. Bugün Brüksel’den yapılan basın açıklamasında söz konusu soruşturmada öne çıkan 4 ana başlık şöyle açıklanıyor:
“İlk olarak genel anlamdaki web üzerinde arama sonuçları gösteriminde Google’ın kendi dikey arama servislerine link verdiği saptanmıştır. Dikey arama servisleri, örneğin restoranlar, haberler veya çeşitli ürünler gibi spesifik konulara odaklanmış özel arama motorları olarak tanımlanmaktadırlar. Google, genel arama özelliğinin yanında, benzeri servislerele rekabet halinde olan bu tipte birden fazla dikey arama servisi de yürütmektedir.
Google genel arama sonuçlarında kendi dikey arama servislerine, rakiplerine verdiği linklerden farklı linkler sunmaktadır. Bunun rakip servisler arasında ayrıcalıklı muameleye neden olabileceği ve sonuçta rekabeti zedeleyebileceği endişesini taşımaktayız.
İkinci endişemiz ise Google’ın rakip dikey arama servislerinden içerik kopyalaması ve kopyaladığı içeriği kendi dikey arama servislerinde sunmasından kaynaklanıyor. Google, kendisine rakip olan servislere ait web sitelerinden kullanıcı değerlendirmeleri gibi materyalleri kopyalıyor ve kendi servisinde yer alan web sitelerinde bu içeriği izin almaksızın kullanıyor olabilir. Firmanın dikey arama servisinde yer alan siteler bu yöntem sayesinde rakiplerinin yatırım çıkarlarını kendine mal ediyor olabilir. Bu yüzden Google ile rekabette olan firmaların orijinal içerik üretimine yatırımlarının düşmesi ve bunun da tüm internet kullanıcılarının çıkarlarını zedeliyor olmasından kaygılıyız. Bu yaklaşım, örneğin seyahat sitelerini veya restoran rehberliği veren siteleri etkileyebilir.
Üçüncü endişemiz, Google ile iş ortakları arasında yapılan ve Google’ın arama reklamlarını gösterdiği web siteleriyle ilgili olan anlaşmaları konu alıyor. Arama reklamları, bir kullanıcı sorgu kutusuna bir kelime girdiğinde arama sonuçlarıyla birlikte gösterilen reklamlardır. Google ile iş ortakları arasında yapılan anlaşmalar, fiili olarak bu firmaların tüm arama reklamcılığı gereksinimlerini veya bu gereksinimlerin çok büyük bir kısmını Google’dan karşılamaları sonucunu doğurmaktadır. Bu yüzden de arama reklamcılığı konusunda ara hizmet veren rakip firmaların bu alan girmeleri engellenmektedir. Bu tutum potansiyel olarak örneğin online mağazalardan, online dergilerden ve yayıncılardan alınan reklamcılık servislerini etkilemektedir.
Dördüncü endişemiz ise online arama reklamcılığı kampanyalarının Google’ın kendi platformu olan AdWords’ten rakip firmaların platformlarına taşınmasında çıkarttığı zorluklar ve engellerdir. AdWords, Google’ın ihale tabanlı reklamcılık platformudur ve reklamcılar bu platform aracılığıyla Google tarafından gösterilecek arama sonuçları sayfalarındaki arama reklamları için teklif verebilmektedirler. Google’ın yazılım geliştiricilere kontrat sınırları getirdiğinden ve bu sınırlar yüzünden geliştiricilerin AdWords’ten başka bir rakip platforma arama reklamcılığı kampanyası transferi yapamadıklarından endişe etmekteyiz.”
AB Rekabet Komiseri Joaquin Almunia, teknoloji sektörünün doğası gereği hızlı hareket eden bir eko sistem olduğunu söylüyor ve regülatör kurumların da karar alırken hızlı hareket etmesi gerektiğini hatırlatıyor. Bu amaçla Google’dan birkaç hafta içinde mevcut sorunlarla ilgili tatmin edici açıklamalar ve iyileştirme önerileri beklediklerini vurgulayan Almunia, bunun gerçekleşmemesi halinde yasal sürecin devam edeceğini ve cezai yaptırımların söz konusu olabileceğini açıklıyor. Söz konusu iyileştirmelerin kapsamında rekabet ihlalinden zarar gören firmalara tazminat ödenmesi olup olmadığı ise net değil.
Google aleyhinde açılan bu soruşturmada 16 firmanın rekabet ihlali başvurusu inceleniyordu. Bu firmaların büyük bir çoğunluğu Avrupa’da faaliyet gösteren ve Google’a kıyasla oldukça küçük firmalar. Arama devinin bu soruşturmada suçlu bulunması ve AB Rekabet Komisyonu’ndan talep edilen iyileştirmeleri gerçekleştirmemesi halinde globaldeki cirosunun %10’una dek ceza alabileceği konuşuluyor. Google 2011 yıl sonunda 37,9 milyar Dolar ciro açıklamıştı.
[1]- AB Tarafından 2010 Yılında Açılan Google Antitröst Soruşturmasında Hala Karar Çıkmadı

Kaynak : 