İnternette reklam amaçlı da olsa kullanıcıların takip edilmeleri zorlaştırılıyor.
Bir New York belediye meclis üyesinin, Google, Microsoft ve Yahoo’nun reklamveren müşterileri için nasıl veri tabanı oluşturduklarını okumasının ardından bunun bir yasa kapsamı dahilinde yapılması gerektiğini ifade etmesi sivil toplum kuruluşları tarafından ilgiyle takip ediliyor.
Richard Brodsky isimli yerel politikacı, özel hayata müdahale anlamını taşıyan uygulamanın bir suç olarak tanımlanmasını ve bu çerçevede uygun bir cezaya tabi olması gerektiğini açıkladı. Yasa tasarısı, web sitelerinin, kullanıcılarına gezdikleri sitelerin kaydedilmemesi seçeneğini sunması zorunluluğunu getiriyor.
Eğer tasarı yasalaşırsa, kullanıcılar Google, Yahoo, AOL ve Microsoft gibi aramalarını takip eden şirketlerden kendilerini takip etmemelerini isteyebilecekler. Şirketler, bu tür reklam amaçlı izlemeleri ancak yazılı izin aldıktan sonra gerçekleştirebilecekler.
Richard Brodsky’nin yasa tasarısının kamuoyunda duyulmasının ardından, aralarında Microsoft ve Yahoo’nun da bulunduğu dev şirketlerin Brodsky’i daha “yumuşak” bir yasa tasarısı hazırlaması konusunda ikna etmek amacıyla politikacının seçim bölgesi Albany’e temsilcilerini gönderdikleri öğrenildi.
Microsoft’un, yasa kapsamının, sadece kullanıcıların davranışları çerçevesinde oluşturulan reklamların değil, web üzerinde kullanılan bütün reklamcılık yöntemlerini dahiline alan geniş kapsamlı bir tasarı gerçekleştirilmesi yönündeki beklentisini Brodsky’e ilettiği öğrenildi. Microsoft, bu şekilde Google’ın aynı kapsama alınmasını sağlayarak hali hazırda büyük pazara sahip olan rakibinin aradaki farkı daha da açmamasına çalışıyor.
Tüketici odaklı web reklamları, Coca Cola ve General Motors gibi dev bütçeler ayıran firmalar için oldukça cezbedici. Zira bu tür şirketler muhtemel müşterilerine daha kolay ve daha büyük başarı oranları ile ulaşabiliyorlar.
Araştırmacılar, bir web kullanıcısının bir ürün için potansiyel alıcı olduğunun belirlenebilmesi için ne kadar bilgi toplanması gerektiğinin henüz tam olarak kestirilemediğini belirtiyorlar.
Richard Brodsky, yeni teknolojinin reklamların doğru kişilere ulaştırılmasını sağlarken, diğer yandan özel hayatın sınırlarını ihlal etmeyecek bir şekilde gerçekleştirilmesinin sağlanması gerektiğini söyledi.
Diğer yandan, kolaylıkla görülebileceği gibi internet, yasa koyucu ve koruyucularının teknolojiyi takip edebilme hızlarının çok daha ötesinde bir süratle gelişiyor ve genişliyor. O günkü internet teknolojisini kavramaya çalışan politikacı ve bürokratların bulduğu çözümler çoğu zaman bir sonraki teknik ilerlemenin gölgesinde kalıyor. Çıkan yasa tasarıları, daha meclise sunulmadan özelliğini yitirebiliyor.
Richard Brodsky aracılığıyla kamuoyu dikkatine sunulan yasal düzenleme yapılması zorunluluğu, Amerika’daki reklamcılığı düzenlemekle görevli Federal Ticaret Komisyonu’nun da gündeminde. Komisyonun, 11 Nisan tarihine kadar kişisel gizliliği teminat altına alan yasa öneri ve değerlendirmeleri almaya devam edeceği açıkladı.
2006’da 407 milyar dolar olarak gerçekleşen küresel reklam pazarının, 2011 yılında 531 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Internet, yüzde 18,3’lik bileşik büyüme hızıyla 2011’de 73 milyar dolara ulaşarak en hızlı büyüyen reklam ortamı olmayı sürdürecek. Internet, 2011’de global reklam pazarının yüzde 14’ünü oluşturacak. Bu başta dev ölçekli IT şirketleri olmak üzere pek çok teknoloji ve reklam şirketinin iştahını kabartıyor. ABD yüzde 5,3’lük yıllık bileşik büyüme oranıyla 2011’de 754 milyar dolarlık hacme ulaşacak. Amerika’daki internet reklamcılığı ve internet erişimi için gerçekleştirilen harcamaların gelecek yıla kadar gazete yayıncılığını aşacağı sanılıyor.
Küresel manada internet reklam pazarı, son 4 yılda % 20’nin üzerinde büyüyerek 2006’da en hızlı büyüyen segment oldu. İnternet reklamcılığında yaşanan hızlı gelişmeyi abonelerin ADSL’e yönelmeleri önemli ölçüde etkilerken, önümüzdeki yıllarda daha yaygın kullanımı başlayacak olan IPTV uygulamasının reklam sektörüne yeni alanlar yaratacağına kesin gözüyle bakılıyor.



Kaynak : 