ABD’de yaklaşan Başkanlık seçimleri, teknoloji çevrelerini olduğu kadar siyasileri de yaratıcı düşünmeye zorluyor. Bugünlerde Amerika’da, verilerin daha etkili bir seçim kampanyası yürütülmesinde nasıl değerlendirilebileceği tartışılıyor. Bu çerçevede, potansiyel destekçilerin oturdukları yer, seçmen kayıtları ile ziyaret ettikleri web sitelerine bakılarak hedefli reklam çalışması yapılması planlanıyor.
2012 seçimlerinde yoğun bir şekilde kullanılacağı öngörülen uygulamalardan biri de yerel bir haber sitesini ziyaret eden seçmen ekranında video oynatılması şeklinde ortaya çıkıyor. Eski Massachusetts eyaleti valisi olan siyasetçi ve işadamı Mitt Romney, yöntemi kullanan başkan adaylarından. “Mikro-hedefleme” olarak isimlendirilen yöntem, daha önce benzer bir ürün satın alan tüketicilerin hedeflenmesi stratejisiyle işliyor.
Şirketlerin, yıllar önce tüketiciler nezdinde başlattıkları veri madenciliği ve özellikle davranışsal takip, siyasi danışmanların etkin rol üstlendikleri dijital seçim kampanyaları için de büyük önem arz ediyor. Böylelikle belirli bir kitleye dönük seçim mesajının iletilebilmesi çok daha kolaylaşıyor. Gelinen noktada aynı evde yaşayan, ancak farklı siyasi görüşlere sahip iki kişiye iki farklı mesaj gönderilebilmesi mümkün hale geliyor.
En basit şekliyle mikro-hedefleme yönetmi kullanarak seçmene ulaşabilmek, bir kaç adımdan oluşuyor. İlk önce, kullanıcının bilgisayarına çerez (cookies) bırakılması suretiyle eğilimleri belirleniyor. Sonrasında, bu kişinin daha önceki seçimlere ilişkin oy kullanma, bir partiye üye olma gibi deneyimleri değerlendiriliyor. Böylelikle spesifik kampanya mesajları bunlara ilgi gösterebilecek potansiyel seçmenlere gönderilmiş oluyor.
Amerikalı gözlemciler, 2012 Başkanlık seçimleri çerçevesinde dijital reklamalara yapılacak harcamaların toplam seçim bütçelerinin yüzde 15’ine karşılık gelmesinin beklendiğini açıklıyor.

Kaynak : 