Geçtiğimiz aylarda ABD’de Texas Üniversitesi’ne bağlı araştırmacılar, bir insansız uçağın GPS alıcısını kandırıp cihaza yanlış koordinat bilgileri sağlamayı ve bu sayede insansız hava aracını kontrol etmeyi başardılar [1]. Bunun üzerine harekete geçen ABD Savunma Bakanlığı, savunma endüstrisine iş yapan taşeron bir firmayla anlaştı ve GPS sisteminin güvenlik teknolojisini yeniden kurgulamaya karar verdi. Ancak geliştirilen proje, sorunları engellemekten ziyade geçici çözüm bulma temelli.
GPS, bugün hepimizin hayatına bir şekilde dokunan bir konumlama sistemi. Araçlarımızdaki takip sistemleri, cep telefonlarımızdaki ve tablet cihazlarımızdaki navigasyon sistemleri ve haritacılık uygulamaları veya FourSquare gibi sosyal ağ uygulamaları GPS sisteminden faydalanmakta. Üstelik bankacılık sektörü ve elektrik üretim tesisleri gibi alanlarda da hassas saat ayarları GPS verileri ile yapılmakta. Dolayısıyla GPS’in önemi her geçen gün artıyor. Oysa ABD Savunma Bakanlığı tarafından 1970’lerde geliştirilmeye başlanan ve 1990’lı yıllarda tam kapasiteyle çalışmaya başlayan bu sistemin sanılandan çok daha düşük bir güvenliğe sahip olduğu ortaya çıktı.
Texas Üniversitesi’ne bağlı araştırmacılar, geçtiğimiz aylarda bir deney yapmış ve bir model uçağın GPS alıcılarına sahte koordinat bilgileri göndererek uçağın hack edilebileceğini göstermişlerdi [1]. Ayrıca GPS jamming adı verilen ve GPS sinyallerini karıştırmaya yarayan cihazlar şu anda pek çok web sitesinde online olarak satılabilmekte. Bu güvenlik açıkları, ABD Savunma Bakanlığı’nın bir çalışma yapmasını sağladı ve sonunda ITT Exelis adlı bir firmayla yeni bir GPS güvenlik projesi oluşturulması konusunda anlaşma sağlandı. Ancak bu bu güvenlik projesi ciddi eleştiriler almakta.
ABD savunma sanayi için üretim yapan ITT Exelis adlı taşeron firma, GPS Interference, Detection and Geolocation (GPS Girişimi, Tespiti ve Jeolokasyonu – IDG) adını verdikleri bir teknoloji geliştirdiklerini açıklamakta. IDG projesinin başındaki isim olan Emil Kobylarz, geliştirdikleri proje sayesinde GPS girişimi yapan cihazların lokasyonlarını tespit edebildiklerini ve bu sayede otoritelerin devreye geçerek bu tehditleri ortadan kaldırabildiklerini söylüyor. Yani bu proje sorunların oluşmasını engellemeyip sadece oluşan bir sorunu çözme çabası olarak karşımıza çıkmakta. Güvenlik uzmanları, bu projenin caydırıcılık anlamında bir artısı olacağını ancalk yine de koruyucu bir sistem olarak algılanmaması gerektiğini açıklıyorlar.
[1]-İHA’ların Hacklenmeye Açık Oldukları İfade Edildi



Kaynak : 