Röportajın ilk bölümünü Acarer; GSM’de Vergilerin Bir Kısmı ARGE’ye Aktarılabilir-1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
UMTH firmalarının yer aldığı sektörü araştırdığımız “Türk Özel Telekom Sektörü’05” başlıklı araştırmamızda da bunu gördük. Sabit Hat sektöründe yer alan özel telekom firmalarının çoğunluğu Türkiye’de yerel üretim ve ARGE yapılmasına (biraz da duygusal anlamda) olumlu bakarken, “kullanıyor musunuz?” sorusuna “sektör zaten zor, bir de deneme safhasında bir ürün kullanamayız” ya da “2 yıl sonra devamı gelir mi?” ya da “kendini ispatlamamış ürün” türü nedenlerle “hayır” cevabı verenler çoğunlukta.
ARGE konusuna verdiği önemi hissettiren Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Dr.Tayfun Acerer’e bunun nedenlerini ve Telekomünikasyon Kurumu’nun bakış açısını sorduk;
turk-internet.com : Diğer taraftan, üretmek için AR&GE�ye yatırım yapan Türk firmalarının hem pahalı ürettikleri, hem de pazarlama ve tanıtım alanlarında yetersiz oldukları iddiası var. Bu konuda neler düşünülüyor?
Dr.Tayfun Acarer :Telekomünikasyon sektöründeki Ar&Ge faaliyetleri ürün geliştirme sürecinden, tasarım, üretim ve pazarlamaya kadar tüm aşamalarda Ar&Ge etkinliklerine ihtiyaç duymaktadır.
Ayrıca telekomünikasyon sektöründe ürünler �kendi tasarım üretimi� yoluyla üretilip daha sonra �kendi marka üretimi� içinde geliştirilir. Bu yüzden sektördeki üretim teknolojimizin kendi teçhizat üretiminden kendi tasarım üretimi ve kendi marka üretimine doğru gelişmesi yerli ürünlerimizin katma değer yaratmasına ve bu ürünlerin geliştirilebilmesine önemli katkılar sağlayacaktır.
Böyle bir sürecin sadece Ar&Ge faaliyetleriyle değil aynı zamanda pazarlama, ticaret ve teknoloji gibi yerli şirketlerin kapsamlı yetenekleriyle de ilgili olduğunu söylemek mümkündür. Bu yüzden Telekomünikasyon alanında yüksek katma değerli yerli ürünler ortaya koyabilmek için belli bir ürünün geliştirilmesinden son kullanıcıya ulaştırılmasına kadar geçen tüm aşamalarda yerli şirketlerin hem maliyetlerini düşürecek hem de nitelikli ürün sunabilecek bir yetkinliğe ulaşması gerekir.
Bu durum hiç kuşkusuz şirketlerin kendi kapasiteleri ve hedefleri doğrultusunda belirleyecekleri stratejiler vasıtasıyla mümkün olabilir.
turk-internet.com : Sizin yönetiminizdeki TK’nin bu konuda bazı toplantılar düzenlediğini biliyoruz. Bu toplantılar sonucu yapılacak eylem ya da çalışmalar olacak mı?
Dr.Tayfun Acarer : Yerli mülkiyet ve Ar-Ge çalışmaları yapan firmaların desteklenmesi, TK�nın en önemli hedeflerinden biridir. Bu konuda faaliyet gösteren firmaları her ortamda destekledik, bundan sonra da destekleyeceğiz.
Bu husus sayın Ulaştırma Bakanımız tarafından da son derece önem verilen bir konudur. Sayın Ulaştırma Bakanımız Ar-Ge faaliyetlerinde bulunan ve yerli mülkiyet sağlayan firmalara her fırsatta destek verdiğini, bu firmalara yaptığı ziyaretlerde açıkça göstermektedir.
turk-internet.com : 2005 başında Türk sermayesinin elinde 3 telekom devi vardı (başarılı-verimli ya da başarısız, verimsiz). Şu anda yerli sermaye azınlık durumuna düştü. Bu duruma gelişte sizce ARGE çalısmalarına yer verilmeyişinin bir payı var mı?
Dr.Tayfun Acarer : Türk telekomünikasyon sektöründe GSM dahil tüm alanlarda Ar&Ge yapmama ya da yapamama şüphesiz yerli şirketlerin en önemli dezavantajlarından biridir.
Böylelikle hem teknolojik olarak şirketlerimiz dışa bağımlı hale gelmekte, hem de önemli miktarda kaynak yabancı üretici ya da ithalatçı şirketlere gitmektedir. İthal edilen baz istasyonları ve cep telefonları için yapılan ödemeler incelendiğinde bu durum açık bir şekilde görülecektir.
Ayrıca özellikle şebeke unsurlarının bakımı, onarımı ve geliştirilmesi teknolojiyi ya da ürünü ihraç eden şirketler tarafından gerçekleştirilmekte, böylelikle yerli şirketlerin teknolojiyi yerel şartlara uyarlayarak içselleştirme ve daha sonra yeni ürünler geliştirebilme şansı ortadan kalkmaktadır.
Bu yüzden yerli şirketler tarafından yapılan teknoloji alımına yönelik lisans anlaşmaları ya da mal ithalatlarında teknolojiyi içselleştirmeye yönelik şartların bulunması önem arz etmektedir. Yerli şirket personelinin eğitilmesi, Ar&Ge için ihracatçı şirket ile ortak çalışmalar yapılması bu manada öne çıkan örnekler olabilir. Sonuç olarak, gelecekte yapılması gereken hususlar olarak karşımıza çıkan bu uygulamaların geçmişte ihmal edildiğini söyleyebiliriz.
Röportajın devamını aşağıdaki başlıklarla okuyabilirsiniz;
- Acarer; GSM’de Vergilerin Bir Kısmı ARGE’ye Aktarılabilir-1
- Acarer; ARGE Çalışmalarının Desteklenmesi TK’nın Hedefidir-2
- Acarer; Vodafone Almanya’daki Vatandaşlarımızla Avantajlı-3
- Acarer; 3G Konusunda Karar Siyasi İradededir-4
- Acarer; TK Wimax Çalışmalarını Sürdürüyor-5
- Acarer; UMTH Firmaları Hizmetlerini Duyurmuyor-6
- Acarer; Özelleştirme Sonrası TT’nin Tekel Durumu Sürmeyecek-7
başlıkları altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 