Röportajın ilk 2 bölümünü
- Acarer; GSM’de Vergilerin Bir Kısmı ARGE’ye Aktarılabilir-1
- Acarer; ARGE Çalışmalarının Desteklenmesi TK’nın Hedefidir-2
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Yerli sermaye neden telekom işini götüremiyor? Yetersizlik nerede?
Dr.Tayfun Acarer : Mobil telekomunikasyon sektörünün yapısına baktığımızda ağırlıklı olarak ileri teknolojiyi kullanmayı gerektiren bir yapıya sahip olduğunu görmekteyiz. Bu üretim alanında da, hizmet alanında da geçerli bir durumdur. Her iki alanda var olabilmek için de bugün itibarı ile büyük sermaye birikimine ve tecrübeye gereksinim duyulmaktadır.
Telekomünikasyon sektöründe var olabilmek ve daha da önemlisi ayakta kalabilmek; ancak işletmecilerin ve üreticilerin uzun süreli stratejiler geliştirerek vizyonlarını iyi belirlemeleri ile mümkün olabilecektir. Çünkü, bilgisayar teknolojisinin son derece yoğun olarak kullanıldığı ve özellikle de bu nedenle çok hızlı gelişen bir sektörde var olabilmenin yolu ancak üretimden geçmektedir.
Diğer bir önemli etken ise, 1G’den başlayarak 2G ve bugün için de 3G pazarında donanım üretimi fırsatını kaçırmış olmamızdan ve dünya devlerinin yanında bizim de bu sektöre girmemizin çok daha zor olmasından kaynaklanmaktadır.
Ancak Telekomünikasyon sektörü öyle bir sektör ki bir tarafta kaçırdığınız fırsatı başka bir tarafta yakalayabilirsiniz. Yeterki kararlı bir şekilde hedefler belirlensin. Hizmet sektörüne baktığımızda ise, artık telekomünikasyon sektörü evrensel bir nitelik kazanmıştır. Küresel işletmecilerin ortaya çıkışı neticesinde de yerli sermaye telekomünikasyon hizmet sektöründe bu devlerle rekabet etmekte zorlanmaktadır.
turk-internet.com : Vodafone-Avea-Turkcell’in oluşturdugu GSM pazarının 2006 yılı ve sonrası hakkında ne düşünüyorsunuz?
Dr.Acarer : Bugünkü mobil telekomunikasyon sektörü Turkcell’in yaklaşık %70 pazar payı ile hakim konumda olduğu ve pazarın kalanını da diğer iki işletmecinin paylaşmış olduğu ve bu nedenle de rekabetin yoğun olmadığı bir pazar yapısından bahsetmek mümkün.
Buna rağmen, GSM pazarında nüfusa göre penetrasyon oranı halen düşük ve önümüzdeki yıllarda %60 olan penatrasyon oranının yaklaşık %75-80’lere ulaşabileceğini düşünürsek, bu durum ülkemizde daha 15 milyondan daha fazla yeni abonenin kaydedilebileceği anlamını taşımaktadır.
Dolayısı ile önümüzdeki yıllarda işletmeciler bir taraftan bu abone potansiyeline ulaşmayı hedeflerken, diğer taraftan da başka işletmecilerin sunduğundan daha kaliteli ve daha ekonomik hizmet paketleri ile müşteri edinme yarışına gireceklerdir. Özellikle numara taşınabilirliğine ilişkin düzenlemelerin yürürlüğe girmesinin ardından bu gelişmelerin görülebileceğini ifade etmek istiyorum.
Diğer taraftan Telsim’in Vodafona satışının gerçekleşmesinin ardından, sektördeki rekabetin daha da artacağını düşünüyorum. Çünkü devlet kontrolünde olan bir şirketin yönetimi ne kadar kalifiye olursa olsun özel sektör kadar esnek ve dinamik faaliyet göstermesi mümkün olmayacaktır. Ayrıca, abone sayısı açısından dünyanın ikinci, ancak gelirler açısından en önde gelen bir işletmeci konumundaki Vodafone’un Telsim’i almış olması, sektördeki rekabeti körükleyici bir unsur olacaktır.
Ayrıca, Vodafone’un küresel bir işletmeci olmasının yanında Almanya’daki konumuna da dikkat çekmek istiyorum. Çünkü bu işletmeci dünyanın bir çok ülkesinde faaliyet göstermekle birlikte Almanya’daki operasyonlarında da oldukça başarılı bir işletmeci ve bu ülkede yaklaşık 29 milyon aboneyle %38 pazar payına sahip. Vatandaşlarımızdan özellikle bu ülkede yaşayanları ve iş ya da turistik amaçlı bu ülkeyi ziyaret eden nüfusu da dikkate aldığımızda, bu işletmecinin uluslararası dolaşım açısından büyük avantaj sağlayacağını ve Ülkemize yaptıkları bu yatırımın Almanya’daki vatandaşlarımız ya da Almanya’yı arama ihtiyacı duyan vatandaşlarımız açısından da faydalı olacağını düşünüyorum.
Rekabetin gelişimi açısından Avea için de aynı durum geçerlidir. Çünkü daha düne kadar önemli bir hissenin Türk Telekom’a ait olması ve özelleştirmenin gerçekleşmesinin ardından Avea’nın da önemli bir sermaye gücünü ve özel sektör yönetimi anlayışını ardına almış olması sebebi ile önümüzdeki yılların rekabet ve sonuçta halkımız açısından oldukça olumlu gelişmelerin yaşanacağını düşünüyorum.
Röportajın devamını aşağıdaki başlıklarla okuyabilirsiniz;
- Acarer; GSM’de Vergilerin Bir Kısmı ARGE’ye Aktarılabilir-1
- Acarer; ARGE Çalışmalarının Desteklenmesi TK’nın Hedefidir-2
- Acarer; Vodafone Almanya’daki Vatandaşlarımızla Avantajlı-3
- Acarer; 3G Konusunda Karar Siyasi İradededir-4
- Acarer; TK Wimax Çalışmalarını Sürdürüyor-5
- Acarer; UMTH Firmaları Hizmetlerini Duyurmuyor-6
- Acarer; Özelleştirme Sonrası TT’nin Tekel Durumu Sürmeyecek-7
başlıkları altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 