Türk Telekom’un, geçtiğimiz yıl bünyesine kattığı eğitim ve bilişim teknolojileri şirketi Sebit, ODTÜ Teknokent’te bulunan AR-GE merkezini basın mensuplarına açtı.
Genel Müdür Ahmet Eti, gerçekleştirdiği basın toplantısında, başlangıcı 1988 yılında TÜBİTAK’ın içerisinde bir araştırma laboratuvarı olarak kurulmasına kadar uzanan Sebit’in, zaman içerisinde dünyada bir çok ilke imza attığını, Uzakdoğu’da başarılı çalışmalar gerçekleştirdiğini açıkladı.
Sebit’in, kendi çalışanlarıyla geliştirdiği bir eğitim programı olan “Adaptive Curriculum” ile geçtiğimiz günlerde Amerika’da bilişimin Oscar’ı sayılan CODiE ödülüne layık görüldüğünü anlatan Genel Müdür Ahmet Eti, şirketin aynı zamanda Matematik Eğitim Sitesi kategorisinde “2008 Yılı Seçkin Başarı” ödülüne de layık görüldüğünü söyledi.
Şirketin vizyonunu, eğitim teknolojilerinin okul uygulamaları alanında dünyada lider şirketlerden olmak ve önümüzdeki elli yıl içerisinde bu konuda meydana gelecek değişikliklere yön vermek olarak açıklayan Eti, misyonu da, insan kaynağının yetiştirilmesine katkıda bulunmak olarak ifade etti.
Mevcut yapısı ile Sebit’in, yüzde 100 Türk Telekom şirketi olduğunun altını çizen Ahmet Eti, çok iyi yetişmiş 130 çalışanı ile şirketin, konusunda dünyadaki eksiklikleri görerek ürün yaratabilme başarısına dikkati çekti.
Finans, savunma, turizm, devlet, imalat ve ITgibi farklı endüstri ve hizmet sektörlerinde örnek projeler gerçekleştirdiklerini ifade eden Eti, TTnet’in interaktif bayii eğitim projesini de yine kendilerinin gerçekleştirdiğini söyledi.
Fonksiyonel mükemmelliyetçilik kadar kullanıcıların materyalden maksimum faydayı sağlayabilmesinin kurum açısından büyük önem taşıdığını belirten Eti, bu vizyon çerçevesinde geliştirdikleri ve Çin’de eğitimde kullanılan lise yazılımlarının “en iyi ürün” ödülüne layık görüldüğünü dile getirdi.
Yurt dışında şu an için Fen ve Matematik derslerinde sınırlı kalmak istediklerini anlatan Eti, Türkiye’de ise başta Türkçe olmak üzere çeşitli derslerde de projeler sunmak arzusunda olduklarını belirtti.
Sebit Eğitim ve Bilgi Teknolojileri A.Ş. Genel Müdürü sayın Ahmet Eti’ye çalışmaları hakkında bazı sorular sorduk;
turk-internet.com; Akademia, Vitamin gibi çeşitli ürünleriniz var. Bunlardan biraz bahseder misiniz?
Ahmet Eti; Eğitimde dönüşüm, henüz beklenen noktaya gelmedi. Bunun en önemli sebeplerinden biri içeriklerin, hoca ve öğrencilerin beklediği nitelikte olmamasından kaynaklanıyor. Biz, bu açığı kapatmak üzere ürünler geliştiriyoruz. Türkiye’de bu konuda başlattığımız çalışma 10 sene kadar önce Akademedia ve daha sonra Vitamin haline geldi. Bu ürünle, Türkçe, sosyal, fen derslerini içeren, 4’üncü sınıftan 12’nci sınıfa kadar bütün bu dersleri kapsayan yazılımlar geliştiriyoruz.
turk-internet.com; Sebit olarak ABD’de aldığınız CODiE ödülünden bahsedermisiniz?
Ahmet Eti; İki tane ödül alındı. Bir tanesi CODiE ödülü. Yazılım endüstrisi tarafından veriliyor. Bilişimin Oscarı diyebilirsiniz buna. Mayıs ayında San Francisco’da verildi. Eğitim endüstrisini değiştirebilecek potansiyele sahip bir ürün geliştirme sebebiyle verildi bu. Bu da bizim ABD için geliştirmekte olduğumuz Adaptive Curriculum diye bir ürünümüz var. Bununla ilgili olarak verildi. İkinci ödülde Amerikan Yayıncılar Birliği tarafından Haziran ayında verildi. İnternet üzerinden en iyi matematik eğitimi kategorisinde aldı. Bu ikisinden birden almak tabii ürünün ne kadar kapsamlı, ne kadar önemli bir ürün olduğunu da gösteriyor. Bizi gururlandırdı.
turk-internet.com; Yazılım alanında uluslararası arenada bir şeyler yapmak isteyen yazılımcılara, girişimcilere neler söylemek istersiniz?
Ahmet Eti; Şimdi en önemli şey vizyon. Ama vizyonu böyle genel bir klişe olarak söylemek istemiyorum. Yani, bir ürün yaparken tüm dünyadaki ihtiyaçlara bakarak tasarlamalılar. Sadece, ben bunu Türkiye’de nasıl yaparım, yurt dışına satarım, çok para kazanırım diye değil, daha uzun dönemli bakmaları gerekiyor. Ve bu artık günümüzde çok daha kolay. Çünkü dünyanın ne durumda olduğu internete bakarak çok rahat görülebiliyor. Bundan 15-20 sene önce bu böyle değildi. Bir şey çıktığı zaman aynı anda tüm dünyada duyuluyor. Bunlara bakarak bir yazılım geliştirecek bir fikri var. Burada ben bunu nasıl yaparsam daha çok insanların işleri görülür, daha çok satar diye düşünülürse bakmak lazım. Aksi takdirde sadece Türkiye koşullarına bakarlarsa o dünya pazarlarında çok uzun ömürlü olamayacağı gibi rakiplerin gelip onun buradaki pazarını alması bile an meselesi olacaktır. O yüzden bir şey yapıyorsanız dünya seviyesinde yapacaksınız. Bu çok önemli. Bugün eğer gerçekten iyi bir insan kaynağınız varsa ve fikriniz iyiyse hiç bir şekilde finansman bulamamanız söz konusu olamaz. Ayrıca, başta Türk Telekom olmak üzere Türkiye’de yazılımların ihracatını destekleyen büyük firmalar olduğunu da belirtmek isterim.



Kaynak : 