Ak Parti, Wall Street Journal gazetesinde 1 hafta önce çıkan haberle ilgili bir tekzip yayınladı[1].Tekzip metni şu şekilde :
AK PARTİ DIŞ İLİŞKİLER BAŞKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA
4 Mayıs 2010 günü, Wall Street Journal gazetesinde Marc Champion imzasıyla yayımlanan “Türkiye’nin Kansız İç Savaşındaki Entrikalar” isimli makalede çok yanlış ifade ve analojilere yer verilmesi nedeniyle, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve yanlış anlaşılmalara meydan verilmemesi için konu hakkında açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Öncelikle, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlendirilmesi adına atılan adımların bir iç savaş olarak lanse edilmesi son derece yanıltıcı ve gerçeklikten uzaktır.
Türkiye’nin demokratikleşme ve kesintisiz reform siyasetinin temeli olan, Avrupa Birliğine üyelik sürecinde, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlendirilmesi adına atılan tüm adımlar, gerek 1999 yılında aday ülke olarak kabul edilmemizin ardından Kopenhag Siyasi Kriterlerinin yerine getirilmesi, gerekse vatandaşımızın yaşamayı hak ettiği demokratik toplum düzeninin gerektirdiği çağdaş açılımların gerçekleştirilmesi amacıyla vazgeçilmez bir önem ve aciliyet arzetmektedir.
Bu yolda, AK Parti hükümetinin reform ve demokratikleşme adına başlattığı tüm icraatlar, uluslararası camiada büyük takdir ve ses getirmekle kalmamış, uzun süredir bu özlemi taşıyan halkımızca gönülden benimsenmiş ve desteklenmiştir. Bu reformların gücünü gören AB çevreleri, reform sürecimizi demokrasi ve hukuk adına “sessiz devrim” olarak tanımlamışlardır.
Sözkonusu makalede Ak Parti’den bahsedilirken “ılımlı İslamcı” ifadesi kullanılmıştır. Bu ifade tamamen yanlıştır. Ak Parti genel başkanı ve Başbakan Erdoğan bu ifadeyi defalarca reddetmiştir. Ak Parti “muhafazakar demokrat” bir partidir. Siyasal İslam ya da ılımlı İslam gibi tanımlar, Ak Parti tarafından yanlış bulunmaktadır ve reddedilmektedir.
Ayrıca Ak Parti, Türkiye’nin her yerinde birinci olan bir partidir. Türkiye’nin tüm sosyal kesimlerinden ve illerinden en çok oy alan bir partidir. Bu nedenle sosyal anlamda bütünleştirici ve siyasal anlamda özgürlükçü en büyük ve en güçlü partidir. Ak Parti dönemindeki herhangi bir siyasi gelişmenin “iç savaş” olarak adlandırılması bu nedenlerle gerçek dışıdır. Bütün demokratik ülkelerde yaşanan, statüko yanlıları ile reform yanlıları arasındaki tartışmaların bir “iç savaş” gibi adlandırılması son derece provokatiftir.
Türkiye’deki gelişmeler analiz edilirken, “İslamcılar ve laikler arasında bir savaş”tan bahsedilmesi tamamen yanlış bir değerlendirmedir. Türk toplumunda “İslamcılar” ve “laikler” şeklinde iki kesim yoktur; bu tanımlamalar yanlıştır. Öte yandan bazı devlet kurumları “laik düzenin parçası” gibi gösterilirken, diğer bazı devlet kurumları laik düzen karşıtı gibi sunulmaktadır. Bu da kökten yanlıştır. Hükümet dahil bütün kurumlar, Anayasa’da tanımlanan laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti düzeninin parçasıdır.
Ak Parti’nin ve Ak Parti Hükümeti’nin laik düzene karşı gibi gösterilmeye çalışılması da bir kara propaganda faaliyetidir. Ak Parti’nin “muhafazakar demokrat” kimliğinin, laik devlet düzeniyle bir sorunu yoktur. Ak Parti anglosakson siyasi geleneğindeki laiklik uygulamasını son derece olumlu bulmaktadır.
Öte yandan Ak Parti’nin “gizli ajandası” olduğuna dair yorumlar tamamen kötü niyetli yaklaşımın ürünüdür. Ak Parti’nin, parti programından ve Başbakan Erdoğan’ın sözlerinden başka ajandası yoktur.
Yazıda yer alan bir diğer yanlış tutum, Türkiye’de gerçekleşen hukuk reformunun yazıda geçen soruşturma ile birebir bağlantılı olarak gösterilmesi ve AK Parti’nin dini gruplar ve yolsuzlukla bağlantısı olduğu şeklinde yorum yapılmasıdır.
Söz konusu soruşturma yargının meselesidir ve bağımsız yargı tarafından yürütülen yargılama faaliyetine hiçbir şekilde müdahalede bulunması söz konusu değildir. Makaleye konu olan soruşturmanın engellenmesinin söz konusu olmadığı, aksine ilgili şahıslar hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği Adalet Bakanlığı tarafından da defalarca belirtilmiştir.
Bu çerçevede yargı mercilerince yürütülmekte olan yargısal bir konuda Hükümetin müdahalesinin bulunması söz konusu değildir. Süreç tümüyle yargısal çerçevede ve yargı mercilerince yürütülmektedir.
Yargı reformu ise Türkiye’nin yıllardan beri süregelen ve vazgeçilemez bir ihtiyacından kaynaklanan, herhangi bir dava veya olaya indirgenemeyecek bir konudur. AK Parti’nin attığı adımlar hiçbir gruba güç kazandırmak için değil, aksine yönetilenlere evrensel standartta hukuki güvenceler sağlayan bir kamu yönetimi oluşturmak amacı taşımaktadır.
Türkiye, siyasi istikrarı güçlendiren, demokratik reform sürecini devam ettirmeye kararlı ve çağdaş değerleri kamu düzenine tam hakim kılmaya çalışan bir Hükümet tarafından yönetilmektedir. Bu sürece zarar vermeye çalışanların propaganda faaliyetleri yanlış bir Türkiye fotoğrafı sunmaya çalışmaktadır. Herkesi bu propaganda faaliyetleri karşısında dikkatli olmaya davet ediyoruz.
ÖMER ÇELİK
AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI
DIŞ İLİŞKİLER BAŞKANI
[1] WSJ: Türkiye’de Kansız Bir İç Savaş Yaşanıyor



Kaynak : 