Bu söyleşi Türk Geniş Bant İnternet Pazarında 2010 dosyası kapsamında yayınlanmaktadır.
Bu söyleşinin ilk bölümünü Akarca : ‘3G’yi Merak’ Seviyesi Aşıldıktan Sonra ADSL Pazarı Yeniden Büyümeye Başladı – 1, ikinci bölümünü Akarca : ADSL için Sabit Hat Başvurusu Yapmak ve Parasını Ödemek Zorunda Olmak İşi Zorlaştırıyor – 2, üçüncü bölümünü Akarca : 19 TL Yalın ADSL Fiyatı , Bırakın Tüketiciye Fayda Sağlamayı, Cezalandırmak Gibi Oluyor – 3 ve dördüncü bölümünü Akarca : Danıştay’ın Farklı ÖnKodları İptal Etme Kararı Alternatif Sektör için Faydalı Bir Karar Oldu – 4 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Turk-Internet.com : KoçNet olarak sizin bir altyapı lisansınız da var. Bu konuda neler yapıyorsunuz, şu ana kadar neler yaptınız anlatır mısınız?
Mehmet Ali Akarca: Biz altyapı lisansında ADSL tarafında aslında Yerel Ağın Paylaşıma Açılması (YAPA) konusunda ağırlıklı olarak çalışıyoruz. Kendi fiber kablolarımızı döşemek konusunda 2010 senesine kadar herhangi bir faaliyette bulunmadık. Biz firmamızın iki tane ana işi olduğunu düşünüyoruz. Herhangi bir firma için de bu geçerlidir. İlki altyapı işletmeciliği olabilir. Diğeri de üst yapı işletmeciliğidir.
KoçNet’in ağırlıklı olarak bugüne kadar odaklandığı alan üst yapı işletmeciliğidir. Yani biz mevcut olan herhangi bir internet erişim bağlantısı üzerinden katma değerli hizmetler veririz. Cloud computing çok popüler olmadan önce de biz aslında ASP servisleri olarak baktığınızda 10 senedir cloud computing işi yapıyorduk diyebilirim.
Şu anda Türkiye’nin en büyük Microsoft Exchange yapısı bizdedir ve Türkiye’nin en fazla firewall management hizmetini KoçNet verir. Bu senelerdir böyledir. Biz her zaman için merkezi bir yapı aracılığı ile internet üzerinden bu hizmetlerin veriliyor olmasının çok daha başarılı bir model olduğunu düşünüyoruz.
Altyapı tarafına geldiğimiz zaman esasında bizim yine şöyle bir düşüncemiz var: Şu anda KoçNet carrier independent (taşıyıcıdan bağımsız) bir yapıya sahip. Bu ne demektir diye soracak olursanız şu anda KoçNet’n ana merkezlerine Türkiye’de çalışan tüm altyapı firmalarının fiber bağlantısı vardır. KoçNet bu anlamda Türkiye’de tektir.
Biz herhangi bir altyapı operatörü arasında bir fark veya ayrım gözetmiyoruz. Bu nedenle biz müşterilerimize şunu söylüyoruz: “A firmasının altyapısı 10 Lira, B firmasının 8 Lira, C firmasının 9 Liradır. Siz hangi firmanın altyapısını kullanmak istiyorsanız bunu seçebilirsiniz.” Biz bunu bir ürün portföyü olarak sunuyoruz.
Burada alternatif KoçNet açısından kendi omurgamızı da kurabilmekti. Biz açıkçası KoçNet’in kendi omurgasını kurmasının çok anlamlı bir yatırım olduğunu düşünmüyoruz. Esasında tıpkı WiMAX konusu gibi, Türkiye’de bu kadar çok alternatif altyapının kurulmasının da mantıklı olduğunu düşünmüyoruz. Keza Avrupa’da şu anda bu duruma geldi. Yani artık Avrupa’da da baktığınızda her firma sokakları kaldırımları deşmiyor.
Benim çocukluğumda Gırgır dergisinde vardı, önce PTT gelir sokakları kazar, arkasından Elektrik İdaresi gelir kazar devamlı çukurlar vardır bunlar mizah konusu olurdu. Böyle bir sistem hem Türkiye’nin kaynakları açısından çok faydalı bir şey değil, hem de bu yapının sağlıklı çalışması açısından da faydalı değil.
Bizim açıkçası beklediğimiz başka bir nokta ise kamunun elindeki fiber altyapısının da kullanıma açılmasıdır. Çünkü benzer bir durum kamunun fiber altyapısında da mevcuttur. Bugün çeşitli kamu kurumlarının kullanımında olan ve sadece yüzde 10’u veya yüzde 5’i kullanılan fiber altyapılar mevcut. Açıkçası burada gerekli bakanlıkların ve kurumların sahip olduğu altyapının belirli bir mantıkta kullanım hakkına açılıp iletişime doğru yönlendirilmesinde ülke açısından çok büyük fayda var.
Bunlar arasında baktığınızda Enerji Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Belediyeler ve İGDAŞ gibi büyük kurumlar mevcut. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak yaklaşık 10 senedir bu enerji hatları üzerinde bir enerji koridoru oluşturmaya çalışıyoruz. Benzer bir koridorun aslında bilişim hatları için oluşturulması gerekiyor. Çünkü dünya artık gittikçe bilişim savaşları üzerine şekillenmekte.
Biz nasıl enerji koridorunu, enerji hatlarını kontrol etmek istiyorsak bundan sonraki dönemde bizim artık bilişim hatlarını da koordine ediyor olmamız lazım. Bugün coğrafi yapı olarak baktığınız zaman çok önemli bir noktadayız. Biliyorsunuz bütün petrol hatları altından fiber kablolar geçiyor. Ve bu petrol boru hatları en kontrollü, kesinlikle dışarıdan müdahale edilemeyen ya da herhangi bir şekilde etrafında kazı yapılamayan, büyükbaş hayvan dolaştırılmayan yerler.
Bunların aslında bir devlet politikası dahilinde fiber altyapılarının kurulup herkesin paylaşımına açılmasının Türkiye’ye faydası vardır. Bu durum sadece KoçNet olarak bize değil Türkiye’deki tüm işletmelere ve bu coğrafyaya fayda getirecektir.
Bu söyleşinin devamını Akarca : – 6 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 