Dün gündemin en sıcak konularından birisi BTK’nın Şubat ayında aldığı “İnternet filtrersi” kararı ve ekşi sözlük mevzusuydu [1]. TİB tarafından şubat ayında BTK kurul kararı ile ortaya konulan kullanıcı profilleri ile internete erişim paralelinde nisan sonunda ortaya çıkan yasaklı kelime listesine dair tepkiler henüz başlamışken, üzerine bir de mail ile Ekşi Sözlük’e verilen hizmetin durdurulması talebi gönderildiğinin ortaya çıkması, dün ortamı iyice gerdi. Türk internet camiası internet ölüyor diye düşünüyor. Biz de turk-internet.com olarak konuyla ilgili gelişmelere ve uzmanların görüşlerine yer vermeye devam ediyoruz.
BTK’nın aldığı filtre uygulaması kararını değerlendirmesi için Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaman Akdeniz ile görüştük ve mail üzerinden bir röportaj gerçekleştirdik. Siber haklar ve özgürlükler konusunda uzman olan Yaman Akdeniz Cyber-Rights Türkiye’nin de kurucusu durumunda. Daha önce blogspotun erişime açılması konusundaki girişimleriyle de tanıdığımız [2] Yaman Akdeniz ile söyleşimizi aşağıda bulabilirsiniz.
Turk-internet.com: 22 Ağustos’ta yürürlüğe girecek olan “İnternetin Güvenli Kullanımı” konulu BTK kararı konusunda genel olarak ne düşünüyorsunuz? Çocuk filtresi, aile filtresi vb uygulamalar sizce neler getirecek, neler götürecek?
Yaman Akdeniz: Bugünlerde çok konuşulmaya başladı doğal olarak. Avrupa Birliği ve AvrupaKomisyonu politikalarını incelediğimiz zaman çeşitli resmi belgelerde kamu otoritelerinin genel engelleme ya da filtreleme önlemleriyle, kamu bilgilerine erişimi ve İnternet’te sınır tanımayan diğer iletişimi kesintiye uğratmamaları gerektiği belirtilmiştir. Bu uluslararası örgütlere üye ülkelerin hiç birinde olmayan bir sistem Türkiye’de geliştirildi. Kısaca filtreli İnternet Türkiye’de “standartlaştırılmaya” çalışılmaktadır.
Ben şahsen kimsenin filtre kullanmasına karışmam, ihtiyacı olan tabii ki kullansın. Ama filtrelemenin devlet dayatması ile zorla kullandırılmasına karşı çıkarım. BTK modelinde sistemin dışında kalma şansınız yok! Standart profil denilen profil de sistemin bir parçası. Önce kapıdan içeri alınıyorsunuz, ondan sonra bu profili kulanmak durumunda bırakılıyorsunuz. Ayrıca aile profilindeki kara liste ve çocuk profilindeki beyaz liste ile de ilgili ciddi problemler var. BTK bu listeleri ne şekilde oluşturacak, bu yetkiyi kendi kendisine hangi hukuki dayanak çerçevesinde veriyor?
Eğer Bianet davasında bir iptal kararı ya da mahkeme kararı öncesi bir yürütmeyi durdurma kararı çıkmazsa o zaman tamamen devlet kontrolünde bir Internetimiz olacak. Demokratikleşme sürecinde geri atılmış bir adım olarak değerlendiriyorum ben bunu.
Turk-internet.com: Söz konusu uygulama sıklıkla yeni bir “sansür” olarak değerlendiriliyor. Bu konuda neler düşünüyorsunuz? BTK pek çok başka ülkede de benzer uygulamalar olduğundan söz ediyor ancak bu uygulamaların detayları, kapsamları, alınan tepkiler, paydaşlar gibi konulara değinmiyor… Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?
Yaman Akdeniz: Örnek versinler. Ülke çapında hükümet kontrolünde hangi ülkelerde benzer sistemler varmış? Genelde filtreleme yazılımları ticari yazılımlardır, hükümet kontrolünde geliştirilmez. Ben bu görüşlere katılmıyorum. Aynı şekilde resmi erişim engelleme istatistikleri açıklamadan falanca ülkede bizimkisinin 3 katı erişim engelleme yapılıyor açıklamaları da kamuoyunu yanıltmaktan ibarettir. Sağlıkli bir politik süreç bakımından açıklık ve şeffaflık esas olmalı, BTK ve TIB gibi kurumlar “hesap verebilir” olmalı. Bugüne kadar doyurucu hiç bir açıklama yapılmadı.
Turk-internet.com: Söz konusu uygulamaya yönelik internet üzerinde pek çok protesto grubu oluşturuldu ve imza kampanyası gibi bir takım protesto etkinlikleri başlatılmış durumda. 17 Temmuz 2010’da Taksim’de sansüre karşı yapılan eylem gibi kitlesel bir eylem hazırlığı mevcut mudur? Sizce bu uygulama yanlış ise ne gibi bilinçlendirme / protesto çalışmaları yapılmalıdır?
Yaman Akdeniz: Ben de böyle duyumlar alıyorum. Insanların protesto amacı ile sokaklara dökülmesi çok normaldir. Bir hukukçu olarak hukuk yolu ile mücadeleye inanıyorum o bakımdan Bianet’in Danıştay’daki davası bu süreçteki en önemli girişimdir.
Turk-internet.com: BTK’nın erişime engelleme / filtreleme konusundaki tavrını ve çalışmalarını nasıl buluyorsunuz? BTK Başkanı, Şubat ayında alınmış bir kararı şimdi gündeme getirmeyi “siyasi” bir hareket olarak niteliyor… Ancak BTK gibi bir kurum böylesine kritik uygulamaları düzenlerken sizce ne kadar “bağımsız” hareket ediyor? Gerek sansür karşıtı gruplarla, gerekse de sivil toplum örgütleri ve kanaat önderleri ile fikir alış-verişi olduğunu görüyor muyuz?
Yaman Akdeniz: Ben bu konuyu 22 Şubat’tan beri takip ediyorum. Medya ancak “uyanabildi”, bunda da Bianet davasının etkisi büyük. BTK filtreleme sistemi planı, alan adlarında kullanılmaması gereken 138 kelime, aralarında Ekşi Sözlük ve Pembe Hayat’ın da dahil olduğu 281 alan adının iki yer sağlayıcı tarafından kaldırılma talebi, arka arkaya alınan keyfi karar ve uygulamalardır. Bunların hepsi tartışmaya açıktır. Vatandaşlar, uzmanlar, Ekşi Sözlük, yer sağlayıcıları ne yapsın, sussun mu? Eleştirilere, ve çok sayıdaki soruya açıklık getirmek demokratik bir zorunluluktur.
Ülkemizde siber haklar ve özgürlükler konusunda tanınan bir isim olan Yaman Akdeniz, bugün Avurpa Komisyonu’nun davetlisi olarak Brüksel’de olacak ve Speak Up (Sesini Yükselt) konferansında bir konuşma yapacak. Akdeniz konuşmasında Türkiye’deki internet sansürleri konusunda gelişmeleri değerlendireceğini söylüyor.
[1]- BTK’nın Filtreleme Kararı ve Ekşi Sözlük Kapatma Konuları Bugünün Sıcak Konuları Oldu
[2]- Blogspot Erişime Açılıyor

Kaynak : 