İnternet’in ABD’deki en yoğun kullanım alanlarından birisi Politika. Belki sizlere de ulaşmıştır. ABD’li Başkanların (geçmiş dönemdeki seçimden bahsediyorum) ya da kongre üyelerinin kendi düzenli e-bültenleri var ve bu bültenlerde düşüncelerini seçmen kitlesine aktarıp, onların yorumlarını ve isteklerini topluyorlar.
Ülkemizde ise durum henüz bu düzeyde değil. TBMM sayfasına baktığınızda her milletvekilinin bir mail adresi olduğunu, bazılarının da web siteleri olduğunu görebiliyorsunuz ama içlerinden pek azı interneti, seçmenleri ile arasındaki bir iletişim aracı olarak görüyor. Örneğin düzenli e-bülten yayınlayan politikacı olarak sadece AKP’li Egemen Bağış’ı görüyoruz. O da tek taraflı işleyen bir sistem. Bu bültene cevap olarak, soru sorduğunuzda, sorunuza cevap gelmiyor.
Parti düzeyine bakınca ise, partilerin de interneti pek verimli kullandıklarını göremiyoruz. Oysa, gençlerin en çok yer aldıkları ortam ve ABD’deki bir araştırmaya göre fikirlerini oluşturdukları ortam* internet. Böyle demekle birlikte eylül ayında gözümüze çarpan ilginç bir kampanyayı da anmadan geçemeyeceğiz.
AKP, eylül ayında bir reklam kampanyası yaptı. Bu kampanyada 4 konuya ait 2’şer banner test edildi ve bu bannerlara olan ilgi (tıklama adetleri yoluyla) izlendi. Sağlık, Eğitim, Sosyal Devlet ve Tarım konularında 2’şer farklı banner sürüldü ve bu bannerların raporlarının dikkatli bir şekilde verilmesi istendi.
Geçen seçim döneminde her partinin internet üzerinde çok küçük bütçelerle kampanya yaptığını görmüştük ama bu kampanyaların değerlendirmelerine önem verildiğini hissetmedik. Bu nedenle AKP’nin kampanyası ilgimizi çekti. Seçime daha 1 yıl olmasına rağmen, bu tür bir kampanya yapması bize “tanıtım alanında interneti en bilinçli kullanan parti” olduğu izlenimi verdi.
Bu tür kampanyaları ABD’de, şirketler ve partiler ön kampanya olarak yapabiliyor. Böylece asıl kampanyada kullanacakları fikir ve sloganları test edebiliyorlar. Hatta bu konuda daha da ilginç raporlamalar yapılabiliyor. Örneğin kadın sitesindeki raporlar bir sloganı, teknoloji sitesindeki raporlar başka bir sloganı gösterebiliyor. Bu da bir anlamda toplumun farklı kesimlerine ne mesaj verileceğini ölçebilmek anlamına geliyor.
Bu olanak, yani “reklam” ya da “parti” sloganlarının hangisinin etkili olduğunun tespiti, başka hiçbir mecranın sağlayamayacağı bir olanak.
Bunları bildiğimiz için, AKP’nin kampanyasını gerçekten bilinçli yapıp yapmadığını ve neleri hedeflediğini öğrenmek istedik. Biraz da, bu konuda Türkiye’de bilinç yaratmayı hedefledik ve AKP’nin Tanıtımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Suat Kılıç ile görüştük. Kılıç bize şunları anlattı;
turk-internet.com : Suat Bey, eylül ayında internet üzerinden sağlık, tarım, eğitim ve sosyal devlet anlayışı konusunda banner’larla yaptığınız kampanya hakkında bilgi alabilir miyiz?
Suat Kılıç : AK PARTi’nin Türkiye’de temsil ettiği bir değerler sistemi var. Ait olduğumuz coğrafyanın kültür ve inanç kodları var. Bizi biz yapan, bizi değerli kılan ve bin yılların birikimi olan tarih, kültür ve dine ait müktesebatımız var. AK PARTi bu yönüyle bir muhafazakar partidir.
Diğer taraftan çağın olmazsa olmazı özgürlüklerin savunulması, genişletilmesi ve yaşatılması adına geniş ve güçlü bir demokrasi anlayışımız var. Bu iki unsurur bir arada değerlendiren AK PARTİ bu nedenlerle “muhafazakar demokrat” bir siyasi kimlik vurgusu yapmaktadır.
Ancak bizim anlayışımızda muhafazakarlık değişime ve gelişime karşı duruş değildir. Yeniliğe, yenileşmeye, gelişmeye ve bu gelişimin zorunlu sonuçlarından olan değişime açık bir siyasi hareketiz. Bu değişimin yönü -istismar edilmesin diye altını çiziyorum- daha iyiyi bulmaya, daha güzelini yapmaya dönüktür. Özetleyecek olursak AK PARTi Türkiye’de muhafazakar değerlerin yanında çağdaşlaşmanın ve muasır medeniyet düzeyini aşmanı da yegane adresidir. Biz eskimiş siyasi yargıların yeni yüzyılın yönetim anlayışının temsilcisi durumundayız.
Bu nedenle internet başta olmak üzere bilgi ve iletişim teknolojilerinin tümü bizim için özel bir anlam ve önem ifade ediyor. Bilgi çağında bilgiden uzak kalmak, iletişim çağında iletişim teknolojilerine yakın duramamak, internet çağında internetin sunduğu olanaklardan yararlanamamak gericiliktir. Türkiye’de gericilik tanımı her zaman yerli yerinde kullanılmıyor zaten. Bazen çok çağdaş bildiklerinizi veya çok çağdaş gördüklerinizi irdeleyin, göreceksiniz onlar arasında da ne gericiler var!
Röportajın devamını AKP Bilinçli İnternet Kampanyası Yapıyor – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
İlgili Linkler



Kaynak : 