Yazının önceki bölümlerini
- Alan Adları ile Coğrafi İşaretlerin Uyuşmazlığı-1
- Alan Adları ile Coğrafi İşaretlerin Uyuşmazlığı-2
- Alan Adları ile Coğrafi İşaretlerin Uyuşmazlığı-3
- Alan Adları ile Coğrafi İşaretlerin Uyuşmazlığı-4
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Amerikan hukuku’nu uygulayarak Dördüncü Daire Barcelona.com şirketinin eyleminin Amerikan markalar hukukuna göre, “hiçkimsenin bir coğrafi yer ile ilgili bir markayı kullanamayacağı ölçüde” yasadışı olmadığını kabul etmiştir. Karara göre “Barcelona” bir marka gibi değil sadece tasvir edici bir terim olarak görülmelidir. Mahkeme bu gerekçeye dayanarak “barcelona.com” alan adının ilk sahibine nakledilmesine karar vermiştir.
WIPO alan adları ve coğrafi işaretlerle ilgili olarak daha birçok karar vermiştir. Bunlara örnek olarak şunlar sayılabilir:
Barcelona.com davasındakinin aksine ihtilaflı alan adlarının davacıya nakledildiği 22 Ocak 2001 tarihli “lapponia.net” ve “lapponia.org” ve 20 Aralık 2000 tarihli “wembleystadiumonline.com” kararlarından sözedilebilir. Bununla birlikte 17 Ağustos 2000 tarihli “smoritz.com” , 14 Mayıs 2001 tarihli “brisbane.com”, 18 Haziran 2001 tarihli “roven.com ve roven.net” kararlarında davalar reddedilmiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur. Bu davalarda davacılar hep tescilli bir markaya dayanmış ve yer isimlerini içeren alan adlarının kötüye kullanımını ileri sürmüşlerdir. Yani bu kararlarda coğrafi işaretler sadece bir markayla bağlantılı oldukları için ele alınmış ve UDRP prensipleri uygulanmıştır. Yoksa başlı başına coğrafi işaretlere tecavüzden dolayı bir inceleme yapılmamıştır.
Ulusal hukuklarda nasıl bir koruma sağlanmaktadır?
Avrupa mahkemeleri belirli durumlarda şehir ve ülke isimlerinin alan adı olarak tescili ile ilgili uyuşmazlıkları ele almışlardır.
Fransa’daVersay Temyiz Mahkemesi 29 Mart 2000’de “Elancourt” davası olarak bilinen davadaki kararını açıklamıştır. Söz konusu davada Elancourt şehrinin bir sakini “Elancourt, Elancourt’a hoşgeldiniz” isimli özel bir web sitesi açmıştır. Oysa bu şehrin zaten resmi bir web sitesi mevcuttur. Versay temyiz mahkemesi her iki site arasında muhtemel bir karışıklık olmadığına zira dava konusu sitenin sahibinin kendi özel olma niteliğini çok açıkça belirttiğine karar vermiştir.
Almanya’da görülen “heidelberg.de” davasında bir şirket “heidelberg.de” alan adını bölge hakkında bilgiler veren bir siteye yönlendirmek için almıştır. Mahkeme, bu siteyi ziyaret eden internet kullanıcılarının bölge hakkında değil Heidelberg şehri hakkında bilgi edinmeyi umduklarını ve bu sebeple bu alan adı tescilinin Heidelberg şehrinin haklarına tecavüz ettiğini belirterek alan adının şehre transfer edilmesine karar vermiştir. Bu kararın ardından Almanya’da şehir isimleri ile ilgili birçok benzeri karar verilmiştir.
Kaynak adları ile ilgili kararlar ise daha azdır. Örneğin bir Paris mahkemesi “Comite interprofessional du vin de Champagne – Rockynet Com Inc, Saber Enterprises Inc.” Davasında “Champagne” adının korunması yolunda bir hüküm vermiştir.
Bu davada “Saber Enterprises Incorporated” şirketi ABD’de Internic nezdinde “champ-pagne.com” alan adını tescil ettirmiş ve bu siteyi kullanarak “champ-pagne” isimli bir suyu satışa sunmuştur. Bunun üzerine davacı davalının “champagne” adını kendine mal etme ve kaynak adının tanınmışlığını zayıflatmaktan dolayı www.champ-pagne.com alan adının silinmesi için mahkemeye başvurmuştur.
Sonuç olarak bu davada mahkeme davalının “champagne” kaynak adına zarar verdiğine ve onun tanınmışlığını zayıflatıp tüketicilerin kafasında karışıklık yarattığına karar vererek alan adının davalı adına yapılan tescilinin iptali yönünde hüküm kurmuştur.
Yukarıya alınan bu kararlardan da anlaşılacağı üzere UDRP prensipleri yalnızca bir coğrafi ad bir marka tarafından korunduğu zaman uygulama alanı bulabilmekte buna karşın bir marka ile korunmayan coğrafi işaretler ve adlar ulusal hukuka göre korunmaya çalışılmaktadır.
Yazının devamını Alan Adları ile Coğrafi İşaretlerin Uyuşmazlığı-6 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 