Alman Federal Ekonomi Bakanı ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı Sigmar Gabriel’in açıklamasına göre Almanya Türkiye’ye ‘teknik takip’ teknolojisini satışına veto koymaya hazırlanıyor. Alman medyasında çıkan haberlere göre Gabriel[1], “İnternet özgürlüğünü kısıtlayan ve hukuka aykırı şekilde insan haklarına zarar veren rejimlere bu teknolojiyi satmamak lazım.” şeklinde konuştu.
Türkiye’de halen “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” olmadığı için, bu tür denetim / gözetleme cihazlarının satışlarında yaşanacak sorun sadece insan haklarına zarar veren rejimleri değil, internetin bütünlüğü nedeniyle diğer ülkelerin vatandaşlarına da zarar verebiliyor.
Gabriel’in ‘hukuksuz devletler ve diktatör rejimler’ olarak tarif ettiği ülkelerden birisi olarak, son zamanların Ukranya/Kırım sorunu nedeniyle Rusya geliyor ama yanı sıra NATO ülkesi olmasına karşın bu teknolojinin Türkiye’ye satışına da engel olabilecek. Rusya ile yaşanan son krizden sonra bu ülkeye de teknik takip cihazlarının satışının yanlış olduğunu vurgulayan Federal Ekonomi Bakanı ve SPD liderinin bu çıkışına bazı insan hakları örgütleri de destek verdi.
Muhalefet ise NATO ve AB dışına satılan silahlarda SPD’li liderin ortağı olduğu federal hükümetin rol aldığını ve dünyaya ölüm ihraç edildiğini öne sürdü.
Öte yandan Avrupa Birliği’nin de güz aylarında bu konuda benzer bir adım atacağı belirtilirken, Brüksel hem silah hem de gözetleme teknolojisinin satışını daha sıkı şekilde takip edecek.
Amerikan Şirketleri de “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” Çıkarılmadığı için Satmıyor
Bu arada bir Amerikan firmasının da, yeni internet maddeleri içinde yer alan URL bloklamasını yapacak olan cihazları satmadığı ve satış için “yetkisiz” yorumu yaptığı bildiriliyor. Kişisel verilerin korunması buradaki anahtar konulardan birisi.
URL bloklama için DPI denilen trafiğin içeriğini görme yöntemi kullanılıyor. Derinlemesine inceleme anlamına gelen bu yöntemde, talep (request) paketleri yani kullanıcıların yazdığı içerikler (mailleri ya da haberleşmeleri ya da girdikleri web siteleri) hepsi görülebiliyor. Bu ise internete çıkan her kişinin, kişisel verilerinin korunmaması ve yetkisiz ellere (mahkeme kararı olmadığı için) geçmesi anlamına geliyor.
Alman Bakanın çıkışı ile Amerikan firmasının davranışı bir araya getirildiğinde, yeni bir eğilim gözüküyor. O da Türk hükümetinin yalnızlığa doğru itilmeye başlandığı. Zaten batı basınında çıkan haberlerde yıl sonuna kadar bu konuda genel bir karar çıkacağı belirtiliyor.
Bu arada 1 hafta kadar önce İngiltere’de mahremiyet savunucularının bu konuda bir çabaları olduğunu da hatırlatalım[2].
[1] http://www.spiegel.de/netzwelt/netzpolitik/gabriel-will-export-von-trojanern-stoppen-a-970337.html
[2] Baskıcı Rejimlere Yardımcı Olan Casus Yazılım FinFisher’ın İhracat Belgeleri Gün Yüzüne Çıkıyor

Kaynak : 