Amerikan hükümeti 2010 sonlarında 82 siteyle başladığı kitlesel site engellemelerini Homeland Security kanalıyla sürdürüyor. Bugünlerde spor karşılaşmalarını veren çok sayıda siteyi engelledi. Genelde bakılınca da, dosya paylaşımı, TV yayınlarını (özellikle spor karşılaşmalarını) veren siteleri ve link site operatörlerini engelliyor.
Doğal olarak bu konu ABD’de epeyce tartışmaya yol açtı. Hatta NAZİ yönetimi için “Emil Gustav Friedrich Martin Niemöller” tarafından söylendiği anlatılan meşhur sözleri de bu duruma şöyle uygulandı:
“Önce Napsters için geldiler. Ben aldırmadım çünkü Napster değildim. Sonra Torrent’leri için geldiler. Ben yine aldırmadım çünkü Torrent’leri kullanmıyordum. Sonra, dosya paylaşımcıları için geldiler. Ben yine aldırmadım çünkü dosya paylaşıcısı da değildim.
Ama sonra bana ve benim sitem için geldiler. Ama geride konuşacak kimse kalmamıştı.“
(Bkz : Niemüller’in sözlerinin aslı için burayı tıklayınız)
Engellenen sitelerde, Türkiye’dekine benzer bir şekilde, aşağıdaki ekran beliriyor.

Durum için, Amerikan internet toplumu sadece yukardaki benzeri şakalar yapmıyor. Karşı hareket olarak, web siteleri ve internet mühendisleri bir rehber oluşturdular. Kendisini “IP Hukuku konusunda eğitim alan bir internet mühendisi” olarak tanımlayan bir Amerika’lının yayınladığı o rehber şöyle (turk-internet.com Notu : Bu rehber, alan adlarının bloklanmasına karşı ABD’de alınacak önlemleri içeriyor. Ülkemiz için değerlendirecekseniz aynısı olmayacak ve hatta tersi olabilecektir. Bu gözle değerlendirin lütfen) :
1 : Alan adlarını Verisign ya da işortaklarından almaktan kaçının
Verisign .com, .net, .cc, .name ve .tv uzantılarını, işortakları ise .info, .org, .mobi, .in, .me, .aero ve diğerlerini kayıt ediyor. Bunları almamaya özen gösterin. Google .ch ya da .eu alan adı aldınız diye sizi arama sonuçlarına almamazlık etmiyor.
2 : Alana adınızı Amerika’da yerleşik bir kayıt merkezinden almayın
ABD’nin geleneksel GoDaddy’sini seçmeyin. Alman, İspanyol, Hollandalı, Rus ve hatta Çin’li bir kayıt merkezini tercih edin. Son olaylar, GoDaddy gibi firmaların, hiç haber vermeden domain adlarına el koyabileceklerini gösterdi.
3 : Sitenizi ABD’de Host Etmekten Kaçının
Bir yandan domain alan adınızı kaybetme riskiniz varken, diğer yanda sitenin tamamen yayından alınması riski mevcut. Öyle ki, hata sonucu ya da rakibinizin şikayeti ile ya da sadece DMCA (Amerikan telif hakları yasası) belirtilerek hosting firmanız yönlendirilebilir. Telif hakları sahiplerinin yaptığı işlemlere bakıldığında, doğru harketlerden daha çok yanlış hareketler görülüyor. Tek bir mesaj yüzünden tüm sitenin tamamen engellendiği durumlara rastlamaya başladık.
İnternet işinizi önemsiyorsanız, 1 günlük bir kapatmanın bile, sitenizi aylarca geriye atacağının farkındaysanız, bu konuya dikkat edin. Google sitenizi arama sonuçlarından aşağıya düşürebilir ve müşterileriniz de rakibinize kaçabilir.
4 : Amerikan Şirketleri Olmaktan kaçının
Amerikan vatandaşı bile olsanız, şirketinizi başka bir ülkede kurun. Mesela İrlanda’da, Offshore bir yerlerde, Hollanda’da ya da İspanya’da. Google’a bakarsanız pek çok opsiyona rastgeleceksiniz. Muhtemelen daha da az vergi ödeyeceksinizdir. Google da bunu yapıyor zaten.
5 : İhlal içerdiği bildirilen içeriği kaldırmaya yönelik olarak DMCA (telif hakları kanunu) ilişkili bir süreç belirleyin
YouTube benzeri bir site ya da kullanıcı içerikleri mi yayınlıyorsunuz ya da diğerleri için servis sağlayıcı durumunda mısınız?
Sitenizde 1 sayfa yaratın ve DMCA uzantısında içerik kaldırılma sürecinin nasıl yapılacağını, başvuru yollarını bu sayfada anlatın.
Bu arada Amerikan telif haklarını yerine getirmek için ABD Telif Hakları ofisi ile de bir anlaşma yapmanız gerekmektedir. Bu size 105 $’a mal olur ama YouPorn bile bu anlaşmayı yapmış. Siz de yapabilirsiniz.
Eğer herhangi bir içerik çıkarma talebi alırsanız da, aynı fikirde olmasanız bile hemen kaldırın. Bu size “kanuna saygı göstermiş” geçmişi sağlayacaktır. Hakkınızda bir dava açıldığında bu önemli bir gösterge olabilecektir. Jüri için Liability limitation Act (sorumlulukların sınırı yasası) bu anlama gelebilir.
6 : Ürünlerinizin Yasal ya da yasal olmayan kullanımlarına dikkat edin
VCR (Video kaset kaydediciler) ilk keşfedildiğinde film yapımcılarının haklarını savunan MPAA (Motion Picture Association of America) bu tip cihazların kopya üretimini yaygınlaştıracağı ve bir kayıtsızlık durumu oluşturacağını ileri sürerek VCR’nin kullanımını protesto etmişti. Ancak ABD Yargıtay’ı diyebileceğimiz Supreme Court, Sony Corp of America firması ile Universal City Studios firmaları arasında görülen davada Betamax VCR’nin “telif hakkını ihlal etmeyen çok önemli faydalar sağladığına ve davacı tarafın bu durumun aksini kanıtlayamadığına” hükmetmişti.
Siz de ürünlerinizin bu tanıma uygun olduğuna yani telif hakkını ihlal etmeyen çok önemli faydalar sağladığına emin olun.
7 : Kanunları ve Doğruları Bilin
ABD’de, kopya edilmiş bir içeriğin kanunsuz olduğuna dair yüzdeyüz garantili bir delil yoktur. Bu konudaki davalara bakarak yaptığım analize göre, tüm davalarda anlaşma mümkündür ya da savunan taraf (site) baştan kaybeder (bu tür davalarda içerik sahibi ortada bulunmaz).
AB’nde TV-Links.co.uk olayında davayı site sahibi kazandı.
RapidShare de telif hakları davalarında bir çok farklı firmaya karşı önemli başarılar elde etti. Dikkatle bakarsanız, Rapidshare’in yukardaki maddelerin çoğuna da uygun davrandığını farkedeceksiniz.
8 : Birleşin – Bu olaya Karşı Hep Birlikte çalışın
Tabi ki, herkes bir anlamda birbirine rakip ama organize ve güçlü firmalara karşı, yaratıcılığı ve bilgiye erişimi hep birlikte korumalıyız. Bu nedenle bu konularda hep birlikte çalışmalıyız.

Kaynak : 