Meclisimiz sayesinde AB’ye uyum sağlıyoruz. Yine meclisimizin katkılarıyla teknolojiye nasıl uyum sağlarız diye düşünenler için meclisimizin teknolojik yüzünü araştırdık.
İnternet, hocalarımızın bize aktardıklarına göre 1993 yılından beri Türkiye’de. Meclisimizin internet sitesi, içindekilerin aksine yıllardır mükemmel bir şekilde çalışıyor. Bu sitenin içine girerek Meclis içinde yapılan konuşmalarda neler söylenmiş diye bakabiliyorsunuz. Merak ettim acaba bizim oraya gönderdiğimiz insanlar internet konusunda ne demişler diye…
İnternet kelimesi, ilk kez 1996 yılında dönemin Ulaştırma Bakanı Ömer Barutçu tarafından kullanılmış. Barutçu 20 Nisan 1996’da
“on yıllarda, özellikle elektronik sanayiinde meydana gelen gelişmeler haberleşmeye ayrı bir boyut kazandırmış ve bu sektörde uzay çağı başlatılmıştır. Bu çerçevede, haberleşme sektörüyle ilgili olarak, bilgi otoyolu olarak bilinen INTERNET hizmetlerinin ülkemizde de yaygın ve sağlıklı bir şekilde verilebilmesini teminen, gelir paylaşımı esasına dayalı ihaleye çıkılmış olup, ülkemizde oluşturulacak “turnet” adı verilen altyapı, 1996 yılı ortalarında hizmete verilecektir.”
demiş. Sonra bu dediklerinden utandı mı bilemiyoruz. (ki bu ayrı bir yazı konusu)
31 Temmuz 2003 tarihine kadar tamı tamına 392 kez internet kelimesi kullanılmış meclis çatısı altında. 1995, 1999 ve 2003 seçim dönemlerinde 550’er milletvekilinin o sıraları paylaştığını düşünecek olursanız adam başı 0.23 kez internet denmiş. Aynı zaman dilimi içerisinde 17’şer kez öküz ve eşek, 32 kez köpek, 3 kez de “hastir” (çok özür diliyorum ama bu, meclis kayıtlarından bir bilgi. Bilimin ayıbı olmaz. Hem bu 3 lafın ikisini eski başbakanlarımızdan Mesut Yılmaz söylemiş, ben söyleyince mi ayıp olacak) dendiğini göz önünde bulunduracak olursak internetin Türkiye’de geleceğinin çok parlak olduğunu iddia etmek güç olmaz.
Bu arada meclisteki bilişim entelektüel seviyesine göz atacak olursak, 6 kez IBM, 5 kez Microsoft denmesi şaşırtıcı bir not olarak göze çarpıyor. Mecliste hiç linux kelimesinin kullanılmamış olması bu anlamda çok ilginç bir not olmasa gerek.
Eski milletvekillerinden Ahmet Tan, günün birinde benim gibi bir terbiyesizin çıkıp Meclis tutanaklarından bu bilgileri elde edeceğini sezmiş gibi şöyle güzel bir konuşma yapmış:
Koca bir ulusun vekâletini almış olan ve onun adına egemenlik hakkını kullanan bu Meclis, her anlamda örnek olmalı ve her bakımdan saydam olmalıdır. Bunun için, buradaki her harcama -belirttiğim gibi- her eylem, milletvekillerinin kullandıkları oylar, yaptıkları konuşmalar, hatta kürsüye attıkları laflar bile halkın incelemesine ve bilgisine açık bulunmalıdır.
Bugün, bu olanağı internet sağlamaktadır. Meclisin, milletvekilleriyle, personeliyle, makam araçları, lojmanları, görev, inceleme gezileri ve çıkarttığı yasalarıyla, millete ve dünyanın her yöresindeki demokratik bütün kitlelere internet kanalıyla açık olması gerekir. Bu konudaki girişimlerin de başlatılması dileğimizdir.
Evet artık meclisimizin internete bakış açısını bir kez daha sezmiş oluyoruz. Biz meclisi 135 kez lan (buradaki lan, Local Area Network kısalması değil, merak eden arama yapsın), 34 kez ulan, 1 kez “bir yerine bir şey mi battı?” (3 şubat 1998) diyen haliyle değil, internet için soru önergeleri verip daha iyiye gitmesi için çaba gösterdiği, bilişimle ilgili komisyonlar kurduğu haliyle hatırlamak istiyoruz.



Kaynak : 