Risk sermayesi, adından da anlaşılacağı üzere yüksek oranda risk alan kişi ya da kuruluşları temsil ediyor. Sıradışı kimliği olan ve “dünyayı değiştirmeye kararlı” girişimciler, risk alabilen sermaye çevrelerinin en çok takip ettiği profili oluşturuyor. Günümüzde sermaye, şartlara göre şekil değiştiriyor. Farklı yatırım fon ve araçları gün yüzüne çıkıyor. Küçük ya da orta büyüklükte, gelecek vaat eden start up’ları ilgilenebilecek yatırımcılarla buluşturan bir sermaye türü ortaya çıkıyor.
“Arama Sermayesi” olarak da isimlendirilen bir tür yatırım aracı, ilgilenen yatırımcılardan fon toplamak suretiyle girişim sermayesini sağlamak şeklinde tanımlanıyor. İlk aşamada pazar değeri 5 ila 30 milyon dolar arasında değişen bir hedef şirket tespit ediliyor. Bu şirketler, genellikle sağlamaları gerektiğinden çok daha düşük performanslarıyla dikkat çekiyorlar.
Arama sermayesi, girişim ve risk sermayelerinden farklı olarak nakti, sadece bir şirket ya da oluşuma aktarıyor. Girişim sermayesi ise tıpkı Çin örneğinde olduğu gibi fırsat olarak değerlendirdiği, son tüketici segmentindeki her alanda büyümeyi hedefliyor. Uluslararası ve yerel firmaların, son 3 yıl içerisinde toplamda 50 milyar doların üzerinde bir sermayeyi Çin’e aktardıkları, milyarlarca dolarlık yeni bir sermaye dalgasının da yeni fırsatlar arayışında olduğu belirtiliyor.
Start up’lar, zaman zaman büyük yatırımcıların ilgisini çekmekten uzaklaşarak, risk sermayesi ortalamalarının üzerinde bir görünüm arz edebiliyor. Gözlemciler, mevcut risk seviyesinin, sermaye pazarının sahip olduğu risk seviyesine kıyasla çok daha düşük olduğu tespitini yapıyorlar.



Kaynak : 