Bu röportajın ilk bölümünü Arıak : Telkoder, Serbestleşmeyi ve Rekabeti Savunan İşletmelerin Derneğidir – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : TELKODER’in bazı raporlar yayınladığını görüyoruz. Bize Türkiye’deki telekom sektörünü nasıl gördüğünüzü anlatabilir misiniz? Bunu Avrupa ile kıyaslayabilir misiniz?
Yusuf Ata Arıak :Bilgi toplumunun kaldıracı telekomünikasyondur. Ülkemizin bilişim ve yazılım alanında önemli aşamalar kaydetmesinin en önemli unsurlarından birisi telekomünikasyon alanında meydana gelen gelişmelerdir. Ancak bu gelişmeler yeterli değildir. Telekomünikasyon alanında beklenen serbestleşme ve rekabet ortamı sağlanabilseydi, bugün bulunduğumuz yerin çok daha ilerisinde olabilirdik.
Telekomünikasyon hizmetleri alanında, 10 yıldır pazarın ana yapısı değişmemektedir. Türk Telekom ve üç GSM işletmecisi, telekom pazarının ana oyuncuları olmayı sürdürmektedir. Bugün ülkemizde 17,5 milyon sabit telefon, 5,1 milyon ADSL, 65 milyon GSM ve 1,1 milyon Kablo TV abonesi bulunmaktadır; yani sayısal ilerlemeler önemli ölçüde gerçekleşmiştir, ama rekabet ve yeni markalar alanında ülkemiz halen çok geridedir.
2000 yılında başlatılan çalışmalarla serbestleşme sürecine giren Türk telekomünikasyon sektörü, bugün ne yazık ki hedeflenen seviyeye ulaşabilmiş değil. Sektörde yer alan oyunculara baktığımız zaman, Telekomünikasyon Kurumu’ndan bugüne kadar yaklaşık 400 firmanın lisans aldığını ancak gerçek anlamda faaliyet gösterebilen işletmeci sayısının 20’yi geçmediğini görmekteyiz. Tüm bunlar, pazarın sahip olduğu potansiyelin yeterince kullanılamadığını ortaya koymaktadır.
Bunların yanı sıra, dünyada toplam telekomünikasyon hizmetleri gelirleri 1,5 trilyon doları, Türkiye dahil 30 ülkeyi kapsayan OECD ülkelerinde ise toplam telekomünikasyon hizmetleri gelirleri 1 trilyon doları geçmiştir. 2007 yılı itibariyle ülkemizdeki telekomünikasyon işletmeciliği pazarının 16 milyar dolarlık, bilişim pazarının ise 7,5 milyar dolarlık bir bir büyüklüğe sahip olduğunu göstermektedir.
Bugün Türkiye, OECD ve AB ülkeleri arasında şehiriçi telefon görüşmelerinin rekabete açılmadığı tek ülkedir. Bu kronik ve önemli bir eksikliktir ve TELKODER olarak bu eksikliğin derhal giderilmesinin geri sayımını yapmaktayız.
Abone başına yıllık gelir rakamı olan 193 dolar ile Türkiye 30 OECD ülkesi arasında son sırada yer almaktadır. Eğer serbestleşmenin gerektirdiği tüm şartlar, yerine getirilmiş olsaydı, bugün telekomünikasyon alanından 40 milyar dolarlık bir gelir elde ediliyor olabilirdi. Bu gelişmenin, diğer sektörlerde yaratacağı olumlu etkinin de hesaba katılması halinde, ülke ekonomisine çok daha büyük katkısı olabilirdi.
Bunların yanı sıra, üyeleri arasında TELKODER’in de bulunduğu ECTA (Avrupa Rekabetçi Telekomünikasyon Kuruluşu) tarafından yaptırılan “Avrupa Telekom Pazarlarında Düzenlemeler ve Yatırımlar” konulu bir araştırma, Avrupa ülkelerinin telekomünikasyon alanında ne derece ilerleme kaydettiğini gözler önüne sermektedir.
Araştırma, Avrupa’da her beş kişiden birinin (yüzde 20) genişbant internet abonesi olmasına rağmen artış hızının yavaşladığını göstermekte ve bu durumu yeterli rekabet ortamının oluşmamasına bağlamaktadır. Öte yandan, yerleşik operatörlerin pazar payı yüzde 46 civarında seyretmekte, genişbant bağlantıların artış oranının ise yüzde 10 düzeyinde kaldığı görülmektedir.
ECTA, bu doğrultuda yüzde 10’luk artış hızını az bularak yetkilileri rekabetin önünü açmaya çağırırken, Türkiye genişbant internet yaygınlığı açısından geride kalmaktadır. Türkiye’de genişbant internet abone sayısının nüfusa oranı yalnızca yüzde 7’dir. Kablo, fiber ve diğer erişim teknolojilerinin kullanım oranları ise yüzde sıfıra yakındır. Ayrıca Türkiye’de, alternatif operatörlerin genişbant pazarından aldıkları pay da, sadece ve sadece yüzde 4 seviyesinde kalmaktadır. Bir başka deyişle hem sayısal, hem rekabet açısından gidilecek çok yol var.
Tüm bu bilgiler ışığında, ülkemizin telekomünikasyon alanında Avrupa ülkeleri ile aynı seviyeye gelebilmesi için yapılacak çok iş olduğu ortaya çıkmaktadır. Gerek yerli gerekse yabancı yatırımcılar için ilgi odağı olan Türk telekomünikasyon pazarının ivedilikle rekabete açılması gerekmektedir.
Bu röportajın devamını Arıak : STH Lisansı Verildiğinde 4,2 Milyar $’lık Pazar Rekabete Açılmış Olacak – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 