Bu söyleşinin ilk bölümünü Arıak : Telekom Sektörünün 2009 Cirosu 24 Milyar TL Civarı – 1 ve ikinci bölümünü Arıak : Danıştay’ın Son 2 Kararı Sektörün Önünü Açıyor – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Söyleşiye kaldığımız yerden devam ediyoruz. Söyleşinin videosunu en altta seyredebilirsiniz.
Turk-internet.com: Peki 2009 yılı için 24 milyar TL ciro rakamı verdiğiniz bu sektörün bir de kırılımlarını alabilir miyiz? Ne kadarı geniş bant, ne kadarı sabit ses, ne kadarı mobil ses oldu?
Yusuf Ata Arıak: Bu 24 milyar liranın yaklaşık 600 milyon lirası alternatif işletmecilere ait. Onun dışında kalan kısmın da %90’ını ikiye bölerseniz Turkcell ve Türk Telekom’un gruplarının rakamları olarak çıkacaktır. Daha kırılımını bir süre sonra alabileceğiz, daha yayımlanmadı o istatistikler. Ama kabaca durum bu şekilde.
Turk-internet.com: Peki 2010’da neler bekliyorsunuz? Hem regülasyondan, hem sizler neler yapıyorsunuz alternatif işletmeciler olarak, hangi konulara eğildiniz?
Yusuf Ata Arıak: 2010 yılında yapılması gereken bazı işler var. Bu bizim alanımızda ‘fiyat sıkıştırması’ denilen ve büyük işletmecilerin, kök işletmecilerin hayatiyetini çok etkileyebildikleri bir konu var. Bu konuda bir yönetmelik çıkartılması lazım.
Benzeri bir takım yönetmelikler var. Bunların bir an önce çıkartılmasını bekliyoruz. ‘MVNO’ dediğimiz Sanal Mobil İşletmecilik konusu işlemeyen bir konu olarak hala önümüzde duruyor. Bu da mobil taraftaki serbestleşme gibi algılanabilecek bir iş. 11 yetkilendirme yapılmasına rağmen, 11 firma gidip lisans almış olmasına rağmen, bu konu işlemiyor.
Hem BTK tarafından bu konunun daha çok teşvik edilmesi ve büyük mobil işletmecilerin zorlanması gerekiyor, hem de çifte vergilendirme meselesinin çözülmesi gerekiyor. Burada çifte vergilendirme caydırıcı bir unsur. MVNO konusunda yani Sanal Mobil Operatörlük konusunda bunları bekliyoruz.
Wimax’ın lisansının verilmesini bekliyoruz. ‘Bu kadar serbestleşme yapıldı, sabit telefonlarda artık hiç bir tekel kalmadı’ diyoruz ama hala kamu kuruluşları telefon ve internet hizmetlerini Türk Telekom’dan almaya devam ediyorlar, bu çok yanlış bir şey. Başta da Bakanlığı ve BTK’yı bu konuda artık hareket etmesi gereken kuruluşlar olarak görüyorum.
Kendi lisans verdiği işletmeciyi de dahil ettiği bir ihale yapmadan nasıl hizmet alabilir lisans veren kuruluş? Bunun bu sene değişmesini bekliyoruz.
Altyapı hizmet ayrımı dediğimiz konu var. Artık önümüze bu geliyor. Türk Telekom’un sadece büyük altyapıyı işletir halde olması, buna karşılık o altyapı üzerinden verilen bütün hizmetlerin Türk Telekom’un dışında kalan kuruluşlarca ve eşit şartlar altında bölünmesi için çalışma başlatmamız gerektiğini düşünüyorum.
Bunu biz yıllardır söylüyoruz ama artık ciddi olarak konuşulması gereken bir döneme geldik. Kabaca önümüzdeki yıl için çalışmalarımız bunlar, üzerinde duracağımız konular bunlar.
Bu bahsettiğim konuların dışında herşey var; mevzuat var, yönetmelik var, herşey var, sonuç yeterince yok, çok az miktarda sonuç var. Artık sonuçların alınacağı bir yıl olmasını sağlamaya çalışacağız.
Benim ilave etmek istediğim son bir konu daha var, onu da söyleyeyim: sektörümüzde TELKODER’in üstüne önemli bir görev düşüyor. Sektörümüzle ilgili konuları herkes kendi başına ifade ediyor ama bir araya gelip konuların cidden tartışıldığı ortamlar yeterince yok. Yapılan uluslararası toplantılar, ulusal toplantıların hepsinde herkesin kendi monologu var, kendi pozisyonunu anlatması, kendini tanıtması var.
Oysa bu sektörün alternatif kesimi, TELKODER etrafında örgütlenmiş durumda. Onun dışında da üç tane mobilci, bir tane TTNET, bir de Türk Telekom’dan ibaret, çok da kalabalık olmayan bir camia var. Belki bunun içine Türksat’ı da katmalıyız, onlar da işletmecilik yapıyorlar. Bunların kendi aralarında gerçekten konuşabilir hale, gerçekten tartışabilir hale gelmeleri lazım.
Hem bu Türkiye içi sorunlarla ilgili hem de Türkiye’nin çevresiyle ilgili –giderek açılmakta olan çevresiyle ilgili- neler yapılabileceğini kapsayacak geniş ufuklu bir ortam olması gerektiğini düşünüyoruz.
Bunu kısmen Sapanca Toplantıları ile yapmaktayız iki senedir. Bu yıl da Sapanca Toplantıları’na, telekomünikasyon zirvelerine devam edeceğiz. Ama TELKODER sadece onunla da yetinmeyecek. Sektörün unsurlarının tribünlere oynanmayan ortamlarda ciddi olarak konuşulduğu, hatta gerekirse dışarıdan yapılacak çalışmalarla kendi fotoğrafımızı çektirip onun üzerinden konuşmalar yapabileceğimiz bir düzene geçilmesi için TELKODER çaba harcayacak.
Bunu şu anda ete kemiğe büründürmek için çaba harcıyoruz. Sektörümüze böyle hizmet etmek istiyor TELKODER.



Kaynak : 