Merrill Lynch Global Varlık Yönetimi ve Capgemini tarafından bugün yayınlanan 2010 Asya-Pasifik Varlık Raporu’na göre; 2009 yılında Asya-Pasifik’in varlıklı kişiler (HNWI[1]) nüfusu %25,8 artışla 3 milyona yükselerek ilk kez Avrupa’nın HNWI nüfusuyla eşitlendi. Aynı zamanda Asya-Pasifik HWNI varlıkları 2008 yılındaki kayıplarını geri kazanarak Avrupa’nın 2009 yılındaki HNWI varlıklarını geçti ve 2009 yılında %30,9 artışla 9,7 trilyon ABD dolarına çıktı. Asya-Pasifik’teki ultra varlıklı kişilerin (ultra-HNWI[2]’) nüfusu da 2009 yılında %36,7 artışla 19.600’e yükselirken ultra-HNWI varlıkları da %42,6 arttı.
Merrill Lynch Global Varlık Yönetimi’nin Asya-Pasifik Varlık Yönetimi Geçici Başkanı Wilson So’ya göre, “Çin’in ve Hindistan’ın ön sırada yer aldığı ve Japonya’nın da önemli bir pazar olduğu Asya-Pasifik’in HNWI nüfusunun ilk kez Avrupa’nınkine eşitlenmesi, bölgenin büyüme potansiyeline işaret ediyor. Büyük potansiyel vaat eden bu bölge küresel emelleri olan her varlık yönetimi şirketi için stratejik bir odak noktası.”
Asya-Pasifik HNWI Nüfusu ve Varlıkları Halen Büyük Oranda Yoğunlaşmış Durumda
En üst sıradaki üç ülke olan Japonya, Çin ve Avusturalya, 2009 yılında Asya-Pasifik HNWI nüfusunun %76,1’ini oluştururken, bölgedeki HNWI varlıklarının da %70,0’ine sahip durumda. Japonya ve Çin ise birlikte bir yıl önce bölgedeki HNWI nüfusunun %51,8’ine sahipken bu yıl bu oran %70,4’e çıktı ve aynı şekilde bir yıl önce %62,8’e ulaşan iki ülkedeki toplam HNWI varlıkları da bu yıl %64,6’ya yükseldi.
Japonya, büyük ara farkla Asya-Pasifik’teki en büyük HNWI pazarı. 2009 yılı sonunda tek başına Asya-Pasifik’teki HNWI nüfusunun %54,6’sına, HNWI varlıklarının da %40,3’üne sahipti. Buna karşılık ülkedeki makroekonomik büyümenin yavaşlaması ve hisse senedi piyasalarının göreceli olarak zayıf performansı nedeniyle büyüme diğer pazarlara nazaran daha az oldu.
Çin, geçen yıla göre %31,0 artışla 477.000’e ulaşan HNWI nüfusuyla bölgedeki ikinci ve dünyadaki dördüncü en büyük HNWI tabanını oluşturmaya devam ediyor.
Capgemini Global Finansal Hizmetler Genel Müdürü Bertrand Lavayssière’e göre, “Asya-Pasifik, ekonomik krizde en dayanıklı bölge olduğunu kanıtladı. Bölgedeki iç talebin ve ülkeler arasındakiticaretin, gelişmiş ekonomilere yapılan ihracattaki zayıflamanın etkisini yok etmesi nedeniyle 2010 ve 2011 yıllarında bölgenin toplam büyümesinin dünya ekonomisini geçmesi muhtemel.”
Asya-Pasifik’teki HNWI’lar için Muhteşem Büyüme
2009 yılında %104,4 büyüyerek 76.000’e çıkan Hong Kong’un HNWI nüfusu, dünyadaki en yüksek büyüme hızına sahip oldu. Ancak yine de bu büyüme Hong Kong’un 2008 yılındaki büyük kayıplarını tam olarak karşılamaktan uzak kaldı. Hisse senetleri ve gayrimenkul başta olmak üzere gösterge durumdaki varlık büyüme faktörlerinde gözlenen önemli boyutta güçlenmeye rağmen, 2009 yılı sonunda Hong Kong’un HNWI nüfusu halen 2007 yılı sonundaki sayının ancak %79’u kadardı.
HNWI nüfusu %50,9 ve varlıkları da %53,8 artış gösteren Hindistan 2009 yılında güçlü bir büyüme sergiledi. Hindistan’daki bu büyümeyi tetikleyen ve ülkedeki HNWI nüfusunun ve varlıklarının tamamen kriz önceki seviyelerine dönmesini sağlayan faktörler, yeniden atağa kalkan hisse senedi pazarı ve ekonominin temellerinin sağlam olmasıydı.
Asya-Pasifik HNWI’ları için Gelecek
İşletme sahipliği ve gelirler, Japonya dışında Asya-Pasifik’teki HNWI varlıklarının %73’ünü oluşturduğundan, iyileşen iş şartlarıyla biraraya gelen daha hızlı ekonomik büyüme, HNWI segmentinin büyümesini artıracak. Daha da ötesi, Çin ve Hindistan ekonomik genişleme sonucu bölgedeki liderliklerini sürdürecek ve HNWI büyümesi de büyük olasılıkla daha gelişmiş ülkelerinkini geçmeye devam edecek.
Asya-Pasifik’teki HNWI’lar Hisse Senetleri ve Gayrimenkul Yatırımlarını Artırıyor
2009 yılında hisse senetleri ve gayrimenkul başta olmak üzere Asya-Pasifik’teki varlık büyüme faktörleri, 2008’deki yüklü kayıplardan sonra önemli boyutta toparlanma kaydetti. Asya-Pasifik HNWI yatırımcıları 2009 yılında tekrar hisse senetleri piyasalarına girdikleri ve özellikle de gelişmekte olan pazarlarda hisse senedi bazlı varlıkların değerleri yükseldiği için, bir önceki yıl varlıklarının %23’ü düzeyinde olan hisse senetleri paylarını %27’ye çıkartarak yılı kapattılar. Bölgedeki belli başlı pazarlarda gayrimenkul fiyatlarındaki toparlanma sonucunda, gayrimenkule bağlanan Asya-Pasifik HNWI varlıklarının portföydeki payı, hisse senetlerininkiyle rekabet edercesine %22’den %26’ya çıktı. Bu gelişmeler portföy paylarını kriz öncesindeki düzeylere getirirken, kriz nedeniyle oluşan nakit bazlı enstrümanlara kaçışı da tersine çevirdi.
Asya-Pasifik HNWI varlıklarının nakit bazlı enstrümanlara ayrılan portföy payları 2008 yılında %29 iken 2009 yılında %22’ye düştü ve sabit getirili enstrümanlara ayrılan pay da 2008 yılındaki düzeyini koruyarak ’de kaldı. Ayrıca, kendi bölgeleri dışındaki yatırımlarının payı bir önceki yıl %33 iken %36’ya çıkan Asya-Pasifik HNWI’ları, 2009 yılında ağırlıklı olarak kendi bölgelerindeki yatırımları tercih etti.
Geleceğe bakınca Asya-Pasifik HNWI’larının hisse senetleri ve sabit getirili enstrümanlara yapacakları yatırımların 2011 yılında artması beklenirken, genelde HNWI’ların portföylerini yeniden dengelemek istemeleri nedeniyle nakit bazlı enstrümanlar ve gayrimenkule yapacakları yatırımlar da göreceli olarak küçültecekleri tahmin ediliyor. Ayrıca Asya-Pasifik HNWI’larının, Latin Amerika ve Afrika’daki gelişmekte olan pazarlar başta olmak üzere başka bölgelerdeki getirileri ve fırsatları gözettikleri için kendi ülkelerindeki yatırım paylarını da azaltmaları bekleniyor.
Bununla birlikte, diğer yatırım seçeneklerinin gelişmiş ülkelerdekinden daha sınırlı olması nedeniyle Asya-Pasifik HNWI’ları için gayrimenkul, kilit bir finansal varlık sınıfı olarak kalacak. Gayrimenkul yatırımları, Asya-Pasifik HNWI’larının portföylerini çeşitlendirmeye devam ederken, bildikleri pazarlara yatırım yapma fırsatı da veriyor.
Kriz Sonrasında Asya-Pasifik HNWI’larında Yeni Yaklaşımların Ortaya Çıktığı Görülüyor
Finansal kriz sonrasında Asya-Pasifik HNWI’ları, dünyadaki diğer benzerleri gibi yatırım hedeflerini, stratejilerini, varlık paylarını ve risk profillerini gözden geçirmek durumunda kaldı. Ancak finansal piyasaların toparlanmasına ve bölgedeki ekonomik beklentilerin olumlu olmasına rağmen Asya-Pasifik HNWI’ları temkinli olmaya devam ediyorlar.
Kendi risk profilleriyle tam anlamıyla örtüşen uygun ürün ve hizmet seçenekleri peşinde koşarken, portföyleri genelinde daha dengeli bir varlık dağılımı oluşturmayı hedefliyorlar. Tam olarak neye yatırım yaptıklarını, nerede saklandığını ve nasıl değerlendirildiğini daha iyi anlamak isterken, yatırım hedefleriyle tam olarak örtüşen daha fazla katma değerli öneri ve yatırım seçeneğine sahip olmak istiyorlar.
Ancak, bu arada bölgedeki varlık yönetimi firmalarının da stratejilerini Asya Pasifik HNW müşterilerinin yeni ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde adapte etmeye çalışıyor olması, yatırımcı çeşitliliği sorunları, endüstri olgunluğu, pazarın evrimi ve mevzuat gibi hususlar karşısında bu stratejik değişimin uygulanmasında zorluklar çıkarıyor.
Başarının Anahtarı, Müşteri Taleplerinin ve Ortaya Çıkan Operasyonel Etkinin Holistik Yönetiminde
Kriz sonrasında Asya-Pasifik Varlık Yönetimi firmalarının, HNW müşterilerinin yeni ve evrim geçiren ihtiyaçlarını karşılamak için çok çalışmaları gerekecek. Bir yandan tercih edilen müşteri stratejilerini uygulayıp diğer yandan operasyonel ve mevzuatla ilgili engellerle boğuşmak zorunda kalmaları, Asya-Pasifik’teki varlık yönetimi sektöründeki daralan kâr marjları ve yetenek kıtlığı gibi faktörleri gündeme getiriyor.
Her firmanın izleyeceği yol, doğal olarak büyüklük, coğrafi taban ve hedef segment gibi kendi hedeflerine bağlı olacaktır. Firmaların ürün ve hizmet çeşitliliğini benimsemesi nedeniyle, büyüyen bu piyasadaki uzun vadeli fırsatların değerlendirilmesine yardımcı olacak her türlü yenilikçi müşteri hizmetleri modeli ve kabiliyetlerinin artırılması önemli hale geliyor. Burada başarının anahtarı bir yandan etkili ve stratejik bir operasyonel değişim yaratırken diğer yandan da dinamik olan bu ögelerin yönetiminde holistik bir yaklaşım sergileyebilmek.
[1] Varlıklı Kişiler, oturdukları konut, koleksiyonları, dayanıklı ve diğer tüketim kalemleri dışında yatırıma yöneltilebilir net aktiflerinin değeri en az 1 milyon dolar olan bireylerdir.
[2] Ultra-Varlıklı Kişiler, oturdukları konut, koleksiyonları, dayanıklı ve diğer tüketim kalemleri dışında yatırıma yöneltilebilir net aktiflerinin değeri en az 30 milyon dolar olan bireylerdir.

Kaynak : 