Bu röportajın ilk bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : 5651 dışı kapatmalarda ne oluyor? İşlem nasıl?
Avukat Gökhan Ahi : 5651 sayılı kanun, adı üstünde bazı suçların önlenmesi için çıkarılmış bir kanun. Bu kanunda sayılı 8 adet suç tipi için ne gibi önlemler alınacağını açıklar. Ceza kanunlarımızda yüzlerce suç tipi olduğuna göre, 5651 sayılı kanuna göre 8 suç dışında işlem yapılması olanaksız. Yani dolandırıcılık yapılan bir siteyi ya da bomba yapım tekniklerini anlatan bir siteyi 5651’e veya hiçbir kanuna dayanarak kapatamazsınız. Çünkü yasal dayanak yok. Yasal dayanağı olmayan bir işlemi de hukuk devletinde yapamazsınız.
İş özel hukuka gelince durum farklı. Özel hukukta, yani gerçek ve tüzel kişiler arasındaki hukuki ilişkileri irdeleyen bu alanda, yasal bir düzenleme bulunması gerekmiyor. Yasal düzenleme bulunmayan bir alanda, hakimler kanun koyucu gibi davranıp karar verme yetkisine sahipler. Ama bir şartla, evrensel hukuk kurallarına uygun ve özgürlükleri kısıtlamayacak bir şekilde karar verebilirler. İki firma arasındaki bir davadan dolayı, binlerce firmanın yararlandığı bir siteye erişimi engellemek, ya da bir kişiye hakaret edildi diye binlerce insanın yararlandığı bir blog sitesini engellemek hukukun temel ilkelerine aykırı bir yaklaşım olacaktır. Bir kişinin hakkını korurken, diğerlerinin haklarını yok saymak orantısız ve ölçüsüz bir uygulamadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, tedbiren bir çok uygulama yapılmasına cevaz veriyor. Hakimler de bu düzenlemeye dayanarak, erişim engelleme kararı veriyorlar.
turk-internet.com : Peki 5651 Uygulamaları Şu anda Ne Durumda? Örneğin, Youtube dün itibariyle yine kapatıldı.
Avukat Gökhan Ahi : Youtube’un kapatılması artık alışkanlık haline geldi. Burada biraz da Youtube yöneticilerinin kusuru var. Bir ülkenin manevi değerlerine saygı duymaları ve çıkarılması istenen içerikleri kaldırmaları daha uygun olurdu.
En son hatırladığım kadarıyla, 8 adet katalog suçtan dolayı 45 civarında site TK – TİB tarafından erişime kapatılmıştı.
5651 sadece site engellemek için çıkarılmış bir yasa değil. Her ne kadar beğenmesem de, yurtiçinden yayın yapan bir çok siteye karşı “cevap ve düzeltme” hakkını kullanabilmek mümkün. Artık mahkemelere bu tür başvurular geliyor.
Fakat, burada da bazı sorunlarla karşılaşıyoruz. Kanun, önce site sahibine gidin diyor. Site sahibi başvuruyu reddederse veya cevap vermezse mahkemeden “cevap ve düzeltme” yayınlanması istenebiliyor.
Uygulamada, site sahibine gitmeden mahkemeye gidiliyor ve çoğunlukla mahkemeden doğrudan hosting firmasına yönelen kararlar çıkıyor.
Başvuru sahibinin site sahibine başvurup başvurmadığının ispatı istenmiyor. Bu durumda, hosting firmaları mahkeme kararına uyarak içeriği çıkarma yoluna gidiyor.
5651 uygulamaları ile oluşan diğer bir sorun, tanımların net oturmayışı…
Örneğin içerik sağlayıcı ile yer sağlayıcı çoğu zaman birbirine karışıyor. Bir video paylaşım sitesi, ya da bir forum sitesi duruma göre içerik sağlayıcı, duruma göre yer sağlayıcı olabilir. Eğer bunları yer sağlayıcı olarak görürsek faaliyet belgesi almaları lazım; yok eğer içerik sağlayıcı ise her tür içerikten birinci derece sorumlu olması gerekir. Bu tür siteleri, ilk taslakta olduğu gibi “ortam sağlayıcı” gibi bir tanım altına almak daha mantıklı olacaktı.
Röportajın devamını burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kaynak : 