Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından kamuoyunun görüşüne sunulan İdari Para Cezaları ve Tedbirler Hakkındaki Yönetmelik Taslağı’nın sektördeki işletmeciler üzerindeki olası etkilerini tartışmak için konuyu Av. Ali Suat Güzeloğlu ile tartıştık.
Turk-internet.com : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yayınlanan İdari Para Cezaları ve Tedbirler Hakkında Yönetmelik Taslağı hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
Av. Ali Suat Güzeloğlu : Öncelikle, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yayınlanan İdari Para Cezaları ve Tedbirler Hakkında Yönetmelik’ in bir çok maddesinin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa açıkça aykırılıklar içerdiğini söylemek isterim. Öte yandan, yönetmelik taslağının, idarenin takdir yetkisine olması gerekenden çok daha fazla yer verdiğini düşünüyorum. Şöyle ki; 5809 sayılı yasa Kuruma işletmecilere bir önceki yıl net satışlarının %3 ne kadar para cezası verme görev ve yetkisini vermiştir. Kurum zaten bu yönetmelik ile hangi tür ihlal için ne oranda ceza vereceğini bu yönetmelikte ayrıntılı olarak tarif ve takdir etmiştir. Takdir yetkisini kullanmıştır. Bir başka deyişle; hangi ihlalin cezasının %3 ü aşmamak üzere hangi oranda uygulanacağını Kurum zaten takdir etmiştir. Takdir edilerek belirlenen cezanın takdiren arttırıp azaltılmasının çok anlamlı olmadığını ve azaltmanın değil ama arttırmanın uyuşmazlıkları beraberinde getireceğini düşünüyorum.
Turk-internet.com : Kanuna açıkça aykırı düzenlemeler dediniz.
Av. Ali Suat Güzeloğlu : Evet… Yönetmeliğin (taslağın) 10. Maddesi (a) bendi aynı ihlalin bir takvim yılında bir kez daha yapılması, tekrarı halinde cezanın iki kat arttırılarak uygulanacağını söylemektedir. Bu durumda örneğin “tüketiciye yanlış bilgi verilmesi” halinde uygulanacak olan %2 oranındaki ceza, taslak yönetmelik ile aynı ihlalin tekrarı halinde bir önceki yılın net satışlarının %4 ü oranında uygulanacaktır. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun 60. Maddesi herhangi bir aykırılık halinde işletmecilere verilecek cezanın üst sınırını %3 olarak belirlemiştir. Kanun, suçun tekrarında ise herhangi bir artış öngörmemiştir. Buna rağmen, yönetmeliğin 10. Maddesinde tekerrür halinde belirlenen cezanın iki katı oranında uygulanacağı belirtilmiştir.
Bir başka örnekte; “işletmecinin tüketici hakları ile ilgili kurum düzenlemelerine uymaması” halinde verilecek olan %3 oranındaki ceza da tekerrür halinde %6 oranında uygulanabilecektir. Bu ceza artırımı kanunda olmayan, Kurumun kendi idari düzenlemesi ile kendisine tanıdığı yetki ile ortaya çıkmıştır. Kanunsuz suç ve ceza olamayacağına göre, kanunun %3 ile sınırlandırdığı cezanın yönetmelikle %6 ya çıkması açık bir kanun ihlalidir.
Turk-internet.com : O halde aynı durum takdir hakkının kullanımında da geçerli olmayacak mı?
Av. Ali Suat Güzeloğlu : Elbette… Yönetmeliğin 50. Maddesi Kuruma cezayı 1/4 oranında arttırma yetkisi vermiş. Bu demek oluyor ki, net satışın %3 ü oranında uygulanması gereken ceza 1/4 oranında arttırılmak suretiyle %3.75 e çıkabilecek. Bu da kanunun vermediği bir yetki. Sadece bu bakımlardan bile yönetmelik taslağının kanuna açıkça aykırı hükümler içerdiğini söyleyebiliriz.
Turk-internet.com : Bunlar önemli hususlar. Ayrıntıya girmeden açıkça hukuka aykırı olduğunu düşündüğünüz başkaca hususlar var mı?
Av. Ali Suat Güzeloğlu : Yönetmeliğin 47.maddesi (3) bendinde idari para cezası hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilmemesi halinde idari para cezasının kesinleşeceği belirtilmiş. İdari para cezası ancak usulüne göre verilmiş ve yasa yolları tüketilmiş mahkeme kararı ile kesinleşir. Yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde para cezası ortadan kalkmayacağı gibi, aksi halde de para cezası kesinleşemez. Sanırım bir dikkatsizlik sözkonusu.
Turk-internet.com : Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.



Kaynak : 