Röportajın ilk bölümünü Av.Köksal : Bilgisayarlara El Konulma İşlemi CMK 134’e Göre Yapılır başlığı altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com; Örnek üzerinden sormak gerekirse, günümüzde bir kişinin bilgisayarına kendisi farkına varmadan bilgi transfer edebilmek mümkün. Şimdi, böyle bir durumda, hakikaten isnat edilen suça delil teşkil edecek verilerin dışarıdan birileri tarafından o bilgisayara yüklenip yüklenilmediğini anlayacak bir teknoloji var mı kanun uygulayıcılarımızın elinde? Böyle bir durumun yaşanması ihtimali nedir? Sonuçları nedir?
Avukat Mehmet Ali Köksal ; Bakın bu soruda çok farklı bir noktaya geliyoruz. Şöyle bir sorun var bugün için. Kolluk kuvvetlerine güven azalmış durumda. Çünkü polis İçişlerine bağlı. Yürütülen soruşturmanın iktidarın isteği üzerine iktidar muhaliflerine yöneldiğine ilişkin ciddi kaygılar var.
Böyle bir ortamda her şeyi söylemek ve her şeyi savunmak mümkün. Sorunuza dönecek olursak evet polis ve jandarmanın elinde adli bilişim için ciddi bazı araçlar var. Sanırım TK’nın elinde de bir takım olanaklar var.
Hakim ve Savcının elinde ise polis ve jandarmadaki olanakları kullanma olanağından başka olanak yok. Yani bağımsız yani Adalet Bakanlığı yapısı içerisinde ve özerk bir adli bilişim birimi yok. Bunlar dışında hakimin başvurabileceği özel bilirkişiler var.
Ancak bunların çoğunun niteliksel ve niceliksel eksiklikleri var. Olanakları az. Bilişim sistemleri üzerinde delil inceleme ile ilgili eğitimleri olmadığı gibi bu işe özgü donanım ve yazılımlara da sahip değiller. Bunlar ucuz araçlar değiller.
Bu nedenle evet polisin elinde gerçekten iyi yetişmiş gerektiğinde başkalarının bilgisayarına suç delillerini iz bırakmaksızın yerleştirecek kişiler var. Ancak bu kişilerin amaçları bu değil. Bunun için yetiştirilmediler. Onlara sağlanan eğitim ve donanım olanakları suç ve suçlu ile mücadele için temin edildi.
Bunu bu şekilde kullandılar mı, kullanmış olabilirler mi? Bilmiyorum. Çok ciddi bir suç. Böyle bir şey yapılmış olması çok ciddi sonuçlar doğurur. En başta da Türkiye Cumhuriyeti kaybeder. Bu nedenle böyle bir şeyin yapılmamış olmasını temenni etmekten başka söyleyebilecek bir şey yok.
turk-internet.com; Kanun uygulayıcının, bir kişiye, “Şimdi yakaladım seni” diyebilmesi için bir bilgisayarın içinde nelerin, ne tür bilgilerin olması gerekiyor?
Avukat Mehmet Ali Köksal ; Bu her olaya göre değişir. Somut olay açısından değerlendirdiğimizde, bugün basının iki dava konusunda ikiye bölündüğünü görüyoruz. Bir kısmı AKP kapatma davasında hukuku töhmet altında bırakıp, itham edileni basın aracılığı ile aklamak ve kamuoyu nezdinde baskı oluşturmaya çalışıyor. Diğer yandan ise karşı grup aynı şeyi Ergenekon soruşturması konusunda yapıyor. Ben şunu anlamakta güçlük çekiyorum. Basın gizli yürütülen bir soruşturma konusunda nasıl bu kadar detaylı haber yapıyor.
Soruşturma konusu çok önemli olabilir. Ancak, hiçbir şey devletin temelinin sarsılması kadar önemli değildir. Bugün gelinen noktada her iki davada da ne karar verilirse verilsin kamuoyu vicdanında bir yaralanma olacaktır. Belki gerçekten birileri suçlu olduğu ve mahkemece mahkum edileceği halde yaratılan bu ortam nedeniyle kamuoyu onları suçsuz ilan edecek ya da birileri gerçekten suçsuz olduğu için beraat ettiği halde kamuoyu yıllar boyunca onları suçlu görecektir.
Bu nedenle basın tarafından sunulacak “şimdi yakaladım seni” denilebilecek hiçbir şey yoktur. Örnek vermek gerekirse ben bir köşe yazarı olsam. Ergenekon soruşturması ile ilgili bir kişi bana bir e-posta gönderip kendilerinin amacının ne olduğunu, soruşturmanın kendilerine göre ne kadar saçma olduğunu iddia eden ve ekinde de belgeler içeren bir e-posta gönderse ben bu durumda suçlu mu olacağım.
Ya da tam tersi beni bir köşe yazarı olarak beğenmekle birlikte Ergenekon konusunda yazdıklarımdan hoşlanmayan bir okurum tutup, çarşaf çarşaf yayınlanan bir belgeyi bana e-posta ile gönderse benim bilgisayarımdan bu belge çıksa ben suçlu mu olacağım!
Bu bağlamda sorunuzun cevabı kişi ne ile suçlanıyor ise onunla ilgili bazı delillerin bulunması gerekir. Dava konusu suç sadece bilişim sistemine ilişkin bir bilgi ya da belge değil ise bu durumda da sadece bilgisayardan çıkanların değil, bilgisayar dışındaki bazı delillerin de bunları desteklemesi gerekir.
turk-internet.com; Adli Bilişim(Bilgisayar Kriminalistiği) ülkemizde ne durumda? Bu konuda yeterli bilgiye sahip yeterince personel var mı? Bunun eğitimini kim veriyor?
Avukat Mehmet Ali Köksal; Adli bilişim konusunda ülkemizin durumu vahim. Bırakın adli bilişimi daha Bilgisayar nedir? İnternet nedir? TCP/IP nedir? gibi daha işin en basit konularını ilk defa duyan bir çok hukukçu var. Yukarıda da belirttiğim gibi en bilgili personel polis ve jandarma içerisinde. Bunun dışında çok bir şey yok.
Adalet Bakanlığı’nın Bilişim Suçları Kanunu tasarısında bir şeyler planlanmıştı. Ulaştırma Bakanlığı 5651’i çıkartarak bunun da önüne geçmiş oldu. Sivil anlamda ise bazı üniversitelerde ufak kıpırdanmalar var.
Benim de içerisinde olduğum şekilde Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde bir proje geliştiriyoruz. Dilerim bu konudaki eksikliği en kısa sürede gidereceğiz.

Kaynak : 