Ülkemizdeki 3 GSM operatöründen birisi olan Avea, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından verilen Ar-Ge Merkezi Belgesi’ni almaya hak kazandığını açıkladı ve bunu bir toplantıyla duyurdu. Avea’nın Ar-Ge Merkezi resmi açılışı Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Ümraniye belediye Başkanı Hasan Can ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer’ın katılımıyla, Avea CEO’su Erkan Akdemir’in ev sahipliğinde bugün gerçekleştirildi.
Ar-Ge Merkezi’nin resmi açılışı dolayısıyla düzenlenen toplantıda ilk olarak Avea’nın Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Şahin bir konuşma yaptı. Şahin konuşmasında Avea’nın 5746 Sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Kanununda yer alan yükümlülükleri yerine getirerek Mayıs 2010’da yerinde Ar-Ge Merkezi açma onayı aldığını ve böylece Türk telekomünikasyon sektöründe Sanayi ve Ticaret Bakanlığı onaylı ilk Ar-Ge Merkezleri’ni açtıklarını belirtti ve şöyle konuştu:
Uzun yıllardır teknoloji sektöründeyim. Kariyerimin başlarındayken yenilikçi fikirler üretmek, araştırmalar yapmak istediğimizde staj yaptığımız bazı firmalar bize ‘Yeni icat çıkartma da iki çay getir,’ derlerdi. Şimdi ise inovasyon ve Ar-Ge’nin gücünün gerçekten anlaşılıyor olması bizleri çok mutlu ediyor.
2006 yılından bu yana toplam 65 Milyon TL Ar-Ge yatırımı gerçekleştiren ve Türkiye telekomünikasyon sektöründe Ar-Ge Merkezi Belgesini alan tek operatör olan Avea’nın Ar-Ge Merkezi toplam 1.700 m2’lik alanda, konusunda uzman 178 tam zamanlı çalışan ile Türkiye için 21. Yüzyılın yenilikçi teknolojilerini geliştiriyor. Avea olarak tüketicilerimize ve iş ortaklarımıza daha iyi hizmet vermek için iki yıl içinde de 60 milyon TL’lik daha araştırma geliştirme yatırımı yapacağız.
Avea İnovasyon Merkezi, üniversiteli öğrencilerden akademisyenlere, ulusal ve yabancı üniversitelerden diğer Ar-Ge merkezlerine kadar geniş işbirlikleri oluştururak bir ekosistem yaratacak. Bu anlamda merkez beyin göçünü tersine çevirmede faydalı olacak. Zaten şimdiden tersine beyin göçünü sağlamaya başladık. Son 1 yıl içerisinde 10 kadar dünya çapında Türk uzman buradaki Ar-Ge Merkezimizde çalışmak üzere bünyemize katıldı. Örnek vermek gerekirse bunlardan birisi de Çin, Almanya ve Hırvatistan’da çok önemli firmalar için Ar-Ge direktörlüğü yapmış olan ve şimdi de Avea Ar-Ge Merkezimizin direktörlüğünü yapan Egemen Kurtoğlu’dur.
Bu merkez sayesinde girişimcilere ve başta KOBİ’ler olmak üzere kurumsal müşterilerimize kendi fikirlerini ürüne dönüştürebilecekleri teknoloji ortamı sağlayacağız. Böylece müşterilerimizin pazarlama ve satış kanallarını destekleyerek yeni markalar üreteceğiz.
Açılış için düzenlenen toplantıda Avea’nın Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Şahin’in ardından Avea CEO’su Erkan Akdemir de bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasına Şahin’in verdiği “inovasyon yerine çay getirme” örneği ile başlayan Akdemir, Amerikalıların bir garaj kültürleri olduğunu ve neredeyse tüm büyük teknoloji firmalarının garajda üretilen fikirlere yola koyulduğunu anlattı.
Bu bağlamda Türkiye’de de bir çay ve kahve kültürü olduğunu söyleyen Akdemir :
Belki biz Türklerde de inovasyon çayla, kahveyle başlamıştır. Ancak Ar-Ge merkezleri, inovatif çalışmalar çağımızın artık kaçınılmaz unsurlarıdır. Bunlara yatırım yaparken cesur davranmak bizi mutlu ediyor.
Avea, bugün geldiği noktada sadece bir telekomünikasyon veya bir iletişim markası değil, aynı zamanda bir teknoloji markasıdır.
diyen Akdemir sözlerini şöyle sürdürdü:
Teknoloji markası olmak ise sadece ve sadece araştırma ve geliştirme yatırımı yapmakla mümkün. Avea son beş yılda araştırma ve geliştirme faaliyetleri için 65 milyon liralık yatırım yaptı ve bu kapsamda gelirlerine oranla Ar-Ge’ye en çok yatırım yapan markalar arasında dünyadaki lider teknoloji şirketler seviyesine ulaştı. Bugün açılışını yaptığımız Avea Ar-Ge Merkezi, bizim için son beş yılda araştırma ve geliştirmeye yaptığımız bu yatırımların ete kemiğe bürünmüş hali.
Hem telekomünikasyon sektörünün hem de Türkiye’nin teknoloji üssü olma hedefi doğrultusunda önemli bir yere sahip olacak olan Avea Ar-Ge Merkezi, toplam 1.700m2’lik alanda, konusunda uzman 178 tam zamanlı çalışan ile Türkiye için 21. Yüzyılın yenilikçi teknolojilerini geliştiriyor. Tam zamanlı çalışan Ar-Ge mühendisi sayımızı kısa sürede de 220’ye çıkartmayı hedefliyoruz. Avea Ar-Ge Merkezi ile müşterilerimize ve tüketicilere, rakiplerimizden ciddi manada farklılaşmış teknolojik hizmetler üreteceğiz.
Avea’nın bir yandan Ar-Ge çalışmalarını sürdürürken böyle kapsamlı ve büyük bir Avea Ar-Ge Merkezi’ni açmasının ilk amacının verimliliği artırmak olduğunu belirten Avea CEO’su Erkan Akdemir,
Verimliliğimizi artırarak, müşterilerimize daha kaliteli hizmetler üreteceğiz, müşteri deneyimini başka bir boyuta taşıyacağız.
dedi ve konuşmasına söyle devam etti:
İkinci amacımız ise müşterilerimize ve tüketicilere, rakiplerimizden ciddi manada farklılaşmış teknolojik hizmetler üretmek. Bu hizmet ve ürünlerimizin NFC (yakın alan iletişimi) gibi ilk örneklerini yakın zamanda uygulamaya koyduk. Buna benzer hizmetler konusunda önümüzdeki dönemde daha da ivmeleneceğiz. Avea Ar-Ge Merkezi’ni açmamızın üçüncü amacı ise bütün iş ortaklarımız ve paydaşlarımızla teknoloji temelli yeni projeler üretmek. Bu anlamda merkezi, teknoloji temelli projeler için bir kuluçka merkezi olarak görüyoruz.
Akdemir’in konuşmasının ardından sırasıyla Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, BTK Başkanı Tayfun Acarer ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da konuşmalarını gerçekleştirdi.
BTK Başkanı Tayfun Acarer yaptığı konuşmada Avea’nın Ar-Ge Merkezi’ne denetim değil açılış yapma amacıyla gelmekten mutluluk duyduğunu söylerken böyle yatırımların çok çok önemli olduğunu ve asıl değerlerinin önümüzdeki 5-10 yıl içinde ortaya çıkacağını vurguladı. Özellikle Merkezin sadece Avea için hizmet vermeyip, kapılarının diğer geliştiricilere de açılacak olmasını çok faydalı bir uygulama olarak niteleyen Acarer başta yazılım olmak üzere tüm bilişim sektörünün bundan çıkar sağlayacağını söyledi.
Toplantıda son konuşmayı yapan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ise Türkiye’de şu ana dek araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin somut, elle tutulur ürünler değil fikirler, projeler üretmesi nedeniyle bir türlü hak ettiği değeri görmediğini ancak bu anlayışın yavaş yavaş kırılmaya başladığını belirtti.
Yıldırım, daha önce açıkladıkları 2023 hedefleri doğrultusunda Ar-Ge merkezlerinin çok önemli bir yük üstlendiğini zaten bu amaçla da böyle tesisleri desteklediklerini söyledi. Yıldırım 3G lisans ihalesi sırasında şartnameye konulan Ar-Ge tesisi kurma şartının ve belirli bir sayıda mühendis çalıştırma zorunluluğunun şu ana dek çok önemli faydalar sağladığına dikkat çekti ve bundan sonraki süreçte de benzer adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Düzenlenen açılış toplantısı, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın Avea tarafından daha önce lansmanı yapılan NFC (yakın alan iletişimi) teknolojisini kullanarak sembolik olarak tesisin açılışını gerçekleştirmesi ile son buldu.
Bakan Yıldırım Konuşmasında Referandum Konusuna Uzunca Bir Yer Ayırdı
Bilişim – telekom konulu toplantılarda gazeteci olarak takip ettiğimiz Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın bugüne kadar herhangi bir toplantıda siyaset yaptığını hatırlamıyoruz ama ilk defa, konuşmasında bilişim-telekom konularına ayırdığı vakittten daha çoğunu siyasete ayırdı ve bu haliyle de adeta Avea’nın toplantısınının önüne geçti, gazeteciler kendi aralarında bu toplantının, Bakan Yıldırım’ın sadece bu konuşması için yapılmış olabileceği esprileri bile yaptılar.
Bakan Yıldırım konuşmasında Bilişim ile Anayasa değişikliklerini birbirine bağlayan ifadeler kullandı. Bakan Yıldırım bu konuda özetle şöyle devam etti :
Biz bu tarafa yoğunlaşınca bir de baktık ki demokrasi, adalet yolları tıkalı kalmış. Türkiye Cumhuriyeti yasaları, anayasaları, adalet, yargı sistemi, bilişim hızına ayak uyduramıyor. Bundan da ülke çok şey kaybediyor.
Kayıp o kadar büyük ki bunları rakamlara vurmaya korkuyorum, endişe ediyorum.
Türkiye, 2023 hedeflerini gerçekleştirmek istiyorsa mutlaka idari yapılanmasını, yargı yapılanmasını, anayasasını bu ihtiyaçlara göre yeni baştan elden geçirmesi lazım. Bunun için gündemimizde bir halk oylaması var.
Türkiye’nin geleceği olan bu önemli proje, 2023 hedeflerine ulaşmasını sağlayacak, insanımızın yüzünü güldürecek, insanımızın Avrupa kapılarında hak aramasına son verecek. Artık demokrasisini sürekli müdahalelerle kesilen bir ülke olmaktan çıkaracak bu önemli proje için de biz millet adına mecliste bir çalışma yaptık. Bu çalışmayı da şimdi milletin onayına sunuyoruz. Arzumuz bunun kabul görmesi ve Türkiye’nin önünün açılmasıdır. Kabul görmezse ne olur? Türkiye bir 30 yıl daha tekrar patinaj yapar, zaman kaybeder.
Bunları gündeme getirmezsek, bunları konuşmazsak işi ‘iktidar partisi gitsin de ne olursa olsuna getirirsek bundan ülke kaybeder, millet kaybeder. İktidarlar demokrasilerde seçimlerle gelir, seçimlerle gider. Türkiye artık o demokratik olgunluğa erişti.
Türkiye’ye yakışmayan, millet iradesiyle yapılmamış anayasalarla çağdaş uygarlık yarışında olacağımiddiasıdır. Yapamıyoruz, önümüze bir sürü engel çıkıyor.
Bu ülkenin ticari kayıpları, itibari kayıpları her türlü kaybı sadece yönetenlerin değil, herkesin derdidir. Sokaktaki vatandaşın da, kürsüdeki hakimin de, askerin de, bürokratın da, siyasetçinin de, hepimizin derdidir.
‘Bana ne ben kararımı veririm’ diyemeyiz. Sonuçları toplumu ilgilendiren kararların kılı kırk yararak verilmesi lazım.
Bu anayasa değişikliğinin özelliği Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 1921 Anayasasından sonra ilk defa milletin iradesiyle seçilen meclisin yaptığı köklü bir değişikliktir. Bundan önceki değişiklikler ya iç ya da dış zorlamalarla yapılmış küçük değişikliklerdir.
Kapsamlı bir değişiklik ilk defa birinin dayatması olmadan meclis iradesiyle yapılan değişikliktir. O bakımdan da önemsiyoruz.
Önceki anayasa, devleti millete karşı koruyan bir anayasadır. Aman devlet kurumlarına zarar gelmesin, millete ne olursa olsun. Bunu bir kenara bırakıyoruz. Bilişimin geliştiği bir Türkiye’de millet, şeffaflık, hesap verilebilirlik ön plana çıkıyor. Bu olgulara uygun bir anayasada Türkiye geç kalıyor, bunu mutlaka yapması lazım.

Kaynak : 