Söyleşinin burayı tıklayarak ulaşabileceğiniz ilk bölümünün son sözlerinde Kuru, network performasında ilerleme sağlandığı takdirde, para aldıklarını anlatmıştı.
Turk-internet.com: Bu çerçevede hiç para ödemedikleri oldu mu size?
Bahadır Kuru: Hiç kaçmadı bugüne kadar, hep yüzde yüz. Hani belki olur mu? Olabilir. Bazı yerlerde belli sıkıntılar olabilir. Yani elbette hedeflerimizi tutturamadığınız zaman belki gelecekte olur ama ben onun %10’u geçeceğini bile düşünmüyorum. Çünkü kendimize güveniyoruz.
Neden derseniz şöyle bir örnekle açıklayayım; bizim Amerika’da bir operasyonumuz var. Amerika’nın en büyük operatörü ile çalışıyoruz şu an, yeni başladık çalışmaya daha doğrusu.
Onlara da gittiğimizde sunduğumuz bu oldu, dedik ki, sizin networkünüzü şu noktadan şu noktaya taşıyalım. Dediler ki, daha networkü görmediniz nasıl taşıyacaksınız. Biz biliyoruz bu işi dedik. “Peki nedir Turkish confidence mıdır?” dediler. Yani bu sizin milletin kendine güvenme şekli mi diye sordular. Burada bir güven var dedik, doğru ama bunun Türklükle alakası yok işi bilmekle alakası olan bir şey.
Sonuçta “Peki o zaman, bizim için risk yok burada risk sıfır, o zaman niye yapmayalım. Zaten beceremezseniz para almadan çıkacaksınız gideceksiniz, becerirseniz de network iyileşecek, neden olmasın,” dediler. İlk projeyi çok başarıyla tamamladık orada ve hatta verdiğimiz hedefin de üstüne çıktık. Herkes şaşırdı, sevindi. Şimdi orada da ilerliyoruz.
Yani buradaki örneği özellikle verdim çünkü çok fazla üzerinde çalışma yapılan bir networktür, dünyada herkesin gözünün üzerinde olduğu bir networktür. Çok fazla para harcanıyor çok fazla çalışma yapılıyor yani hani öyle bir yerde bile bu iyileştirmeyi yapabiliyorsanız eğer dünyanın her yerinde yaparsınız. Bunu da zaten sebeplerini üç aşağı beş yukarı biz kendimiz teknik olarak biliyoruz, neden bu iyileştirmeyi yapabileceğimizi. Güven de biraz oradan geliyor açıkçası.
Turk-internet.com: Peki 2005’te kurulan firma 2011’e geldiğinizde o aradaki 6 yılı nasıl geçirdi? Yani kaç kişiyle kuruldu, şu an kaç kişi çalışıyor, nasıl bir büyüme gösterdi, kaç müşteriyle çalıştınız şu ana kadar?
Bahadır Kuru: Küçük bir ofiste, 30 metrekare bir ofiste 2005 yılında iki kişiyle başladık. Ondan sonra aramıza yavaş yavaş yeni arkadaşlar katılmaya başladı. Şu an kendi maaş bordromuzda olan 50 kişi var. Ayrıca yine bizim maaşlı elemanımız olmayıp bizimle çalışan partnerlerimiz de var. Ora dakini de koyarsanız bir 50 kişi daha dünyadaki networkümüzde var. Yani toplamda 100 kişi diyebilirsiniz bizimle beraber çalışan, iş yapan insanlar olarak.
O zamandan bu zamana neler oldu diye bakacak olursak ilk günler biraz zordu tabi. Yani Türk iş dünyasında finans bulmak çok kolay iş değil. O yüzden biz kendi cebimizdeki o güne kadar yaptığımız birikimlerimizle hareket etmek durumunda kaldık. Ve biraz daha yavaş büyüdük. Türk iş ortamı da çok kolay bir yer değil açıkçası, burada kendinize yer edinmek için çok uğraşıyorsunuz, insanların sizinle ilgilenmesi uzun sürüyor. Dolayısıyla ilk yıllar biraz yavaş yavaş geçti.
Önce bir operasyonla başladık sonra iki oldu derken 2008 yılından sonra özellikle 2009 yılında çok büyük bir atılım oldu. Yani şirket birden bire %130’lar, %150’ler falan büyümeye başladı. Onu da şöyle açıklıyoruz, sonuçta o güne kadar biz önce marketin, pazarın güvenini sağlamış olduk. Bizim kalıcı olduğumuzu gördüler, profesyonel olduğumuzu gördüler.
Bu güven çok önemli çünkü özellikle büyük şirketlerle çalışıyorsunuz. Bizim müşterilerimiz doğrudan doğruya şebekeler. Network operatörleriyle milyon dolarlık operasyonlar yapıyorlar. Onlarla çalışırken sizden de benzer bir güveni bekliyorlar açıkçası. Küçük bir şirket olarak bunu çok rahat veremiyorsunuz her zaman ama zaman geçtikçe size alışıyorlar bir şekilde. “Bunlar geçen sene de buradaydı ondan önceki sene de buradaydı. Yaptıkları iş de enteresan, niye olmasın ki?” diyorlar.
2008-2009’dan sonra böyle bir trende birden bire giriverdik. Şu anda aynı trend devam ediyor açıkçası yani tutamadığımız bir büyümemiz var. Güzel şeyler tabi. Bu sene de benzer bir büyüme inşallah yakalayacağız.
Söyleşinin son bölümünü burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kaynak : 