Bu hafta sonu, İstanbul İnternet Kafeciler Odası’nın Olağaüstü Genel Kurulu var. Aslında geçen yıl da bir olağan genel kurul yapılmıştı ama yeniden genel kurul yapılıyor. Satın aldıkları bilgisayar, oyun, yazılım ve malzemeler hesaplandığında 1,25 milyar $’lık alım gücü olduğu tahmin edilen bu sektörde, bir çekişme olduğu gözüküyor. Bu çekişme için bazı yorumlar yapılıyor. Bu yorumları, taraflardan birisinden yani mevcut İstanbul Kafeciler Odası Başkanı Metin Baltaoğlu’ndan dinledik (söyleşinin videosunu 2.bölümde izleyebilirsiniz):
turk-internet.com : Metin Bey, merhaba. Siz İstanbul İnternet Cafeciler Odası’nın başkanısınız öyle değil mi?
Metin Baltaoğlu :Evet efendim. Ben İstanbul İnternet Cafeciler Esnaf Odası’nın başkanıyım, Metin Baltaoğlu.
turk-internet.com : İnternet Cafeciler Odası nasıl oluştu, siz nasıl başkan oldunuz, bize biraz anlatır mısınız? Yakında odanızın genel kurulu var, onunla ilgili de bazı sorularımız olacak.
Metin Baltaoğlu :Evet öncelikle şöyle ifade edeyim. Ben 11 senedir internet cafe işletiyorum hatta 12. senemize girmek üzereyiz. Çok uzun yıllardır bu mesleğin içindeyiz ve çok uzun senelerdir sürekli cefa çeken insanlardanız. Neden cefa çekiyorsunuz diye bir soru sorabilirsiniz.
turk-internet.com : Aynen onu soracağım.
Metin Baltaoğlu :Onu da şu şekilde özetlemek isterim. Bizler bu mesleğe ilk girdiğimizde nasıl bir mesleğin içine adım attığımızı bilmiyorduk. En önemli problemin yasal boşluklar olduğunu çok kısa bir süre sonra fark ettik.
Türkiye’ye internet 1994-1995’li yıllarda girdiğinde internetle alakalı herhangi bir yasal düzenleme yoktu. İnternetin girmesiyle paralel bir şekilde açılmaya başlayan internet cafelerle alakalı dolayısıyla yasal bir düzenleme olmadı. 2000 senesine kadar hiçbir yasal düzenlemeye tabi olmadan hatta hiçbir kurum ve kuruluşa bağlı olmadan çalışan internet cafelerde tabi ki bir takım sıkıntı ve sorunların da ortaya çıkması normaldi ve çıktı.
turk-internet.com : Örnekler misiniz bu sıkıntıları, neden bahsediyorsunuz?
Metin Baltaoğlu :Şimdi 2000’li yıllarda internet ortamında bir kere Türkçe içerik bulmak çok zordu. Ve internet konusunda hiçbir fikri olmayan insanların önüne bir dünya konuldu. Tabi ki, insan tabiatı, insan nesli burada çok ilginç içeriklerle de karşılaşmak mümkündü.
turk-internet.com : Porno gibi mi?
Metin Baltaoğlu :Tabi pornografi gibi. İnsanlarımız da gerek Türkçe içerik bulamamanın verdiği sıkıntıyla gerekse başka ihtiyaçlar, başka heveslerin getirdiği bir takım isteklerle, arzularda bu tür siteleri yoğunlukla kullanmaya başladılar, açmaya başladılar, keşfetmeye başladılar. Tabi burada oyun denilen bir olgu var bilgisayar üzerinde ve çocukların da girebildiği – hatta o yıllarda herhangi bir yaş sınırı da yoktu – değişik oyunların oynanması, bu oyunların belli bir süre sonrasında eğitimi dahi etkileyecek, aileyi dahi etkileyecek şekilde çocukları etkilemesi, çocukları kendine çekmesi, bağlayıcı olması bazı sıkıntıları da birlikte getirdi. Tabi sıkıntıların ilk ortaya çıkışı bilmem hatırlar mısınız, bir Fransız lisesinin çatısından iki öğrenci el ele tutuşmuş atlamışlardı. İşte bu olay interneti gündeme getirdi çünkü bu çocukların bilgisayarlarında yapılan araştırmalarda bazı satanist eylemler içerisinde oldukları ve bunu da internet üzerinden bu tür eylemlere ulaşabildikleri konuşuldu, gazeteye çıktı, medyaya çıktı. Bu da internete bakış açısı noktasında bir soru işareti doğurdu kafalarda. Akabinde hemen sonrasında gelişen yine aynı satanist eylemler, medyanın da aslında burada biraz kabahati oldu…
İnsanların ilgisini çeken konular biraz şişirilerek, biraz abartılarak anlatıldı. Bir arsada ölü bulunan bir gencin yine satanist eylemler sebebiyle öldüğü, onun da yine internet üzerinden bunlara ulaştığı, daha sonra 2002 senesinde zannediyorum aynı Fransız lisesinde bir kızımız da intihar etti – Lara Falay’dı zannediyorum ismi yanlış hatırlamıyorsam – bu konu da medya tarafından aşırı derecede abartılarak verildi.
turk-internet.com : İnternet cafelere mi dikkat çekildi?
Metin Baltaoğlu :Tabi. Kadıköyde Akmar Pasajı’nda bir internet cafede – ki Akmar Pasajı bu tür düşünceye sahip olan insanların yoğunlukla gittiği bir yerdi – sanki oradaki insanların daha doğrusu sanki internet cafelerin hepsinde bu tür eylemler yapılıyormuş gibi bir imaj çizildi. Ve televizyonlar, gazeteler aylarca bunu yazdı çizdi. Tabi halkımızda da dolayısıyla bir galeyan meydana geldi.
turk-internet.com : Aynı şey galiba şu porno için tutuklamalarda da oldu değil mi?
Metin Baltaoğlu :2006 senesinde yaşandı benzeri.
turk-internet.com : Bir de galiba Hrant Dink’in olayında olduğu gibi pek çok terörist ya da suç içeren olayda İnternet Cafeler suçlandı.
Metin Baltaoğu :
turk-internet.com : Baskın derken kim yapıyordu? Belediye mi, polis mi?
Metin Baltaoğlu :Emniyet güçleri.
turk-internet.com : Ama kimi yerlerde belediyeler de yaptı galiba, değil mi?
Metin Baltaoğlu :Belediyeler de tabi. Ülkenin değişik yerlerinde, değişik şekillerde denetlemeler yaşandı. Aslında bunların adına denetleme denemezdi, bunun adına sopalama denebilirdi belki.
Bu söyleşinin devamını Baltaoğlu : İnternet Kafe’ler Hep Günah Keçisi İlan Ediliyor – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz..

Kaynak : 