Volsoft Yazılım’ın da kurucusu olan Mercan İnternet evi Sahibi Metin Baltaoğlu 5651’den, internet kafelere kadar bir çok konuda bir söyleşi gerçekleştirdik. Metin Baltaoğlu; “hiçbir yazılımın, tüm dünyada kabul görerek kullanılan bir yazılım olma özelliğine kavuşamayacağını, çünkü arada her zaman kültür, din, dil gibi farklılıkların bulunacağını” dile getiriyor.
turk-internet.com; Yeni 5651 size yani internet cafelere neler getiriyor?
Metin Baltaoğlu; Biliyorsunuz biz yazılım firması olmanın yanında diğer yazılım firmalarından farklı olarak bir de internet kafeci kimliğini taşıyoruz. Sorunlarımızı her zaman dile getirme imkanı bulamıyoruz. Bu kapsamda öncelikle internet kafecilerin dertlerini dile getirmek açısından turk-internet.com’a büyük bir fırsat doğuran bu röportaj imkanı ve özellikle de bu sorunuz için teşekkür ediyorum.
İnternet kafelerin çilesi maalesef hiç bitmiyor. Hala yasaların muğlak maddeleri karşısında çaresizlikleri devam ediyor. Sanılıyor ki 5651 sayılı yasa ile internet kafeler rahat bir nefes alacak ve sorunlar bitecek. Ama maalesef durum sanıldığı gibi değil. Bunun sebeplerini de burada bir iki cümlede ifade etmeme gerçekten imkân yok. Birçok etken var ve hepsi birbiri ile etkileşim içerisinde birbirini etkilemekte.
En iyisi şöyle yapalım. Biz bu konuyu 14 Ocak 2008 de İstanbul Barosunda yapılan 5651 panelinde ayrıntılı olarak ele alan bir konuşma yapmıştık. Bu konuşmada 5651’in internet kafeleri yakından ilgilendiren yönetmeliği hakkında söylediklerimiz ve açıkladığımız konular hala güncelliğini korumakta. Size bu konuşmamızı vereyim. www.webfiltre.com/5651_Panel_konusmasi.doc İnternet kafelere ne getiriyor ne götürüyor ilgilenen okuyucularımız buradan ayrıntılı olarak bilgilensinler. Ancak bu konuşmamız esnasında emin olamadığımız için o gün dile getirmediğimiz bir konu vardı. Sayenizde bu konuyu da buradan dile getirelim.
İnternet kafelerin yumuşak karnı olan, yasa dışı, (terör) ve pornografik sitelere bu mekanlardan erişim sağlanması hususu, ilgili yönetmeliğin 5-c maddesine rağmen! “Başkanlık tarafından onaylanan içerik filtreleme yazılımını kullanmak” hala en önemli sorun olarak karşımızda duruyor. Çünkü aynı yönetmeliğin 5-b maddesi aynen şöyle diyor. “Konusu suç oluşturan içeriklere erişimi önleyici tedbirleri almak”
Şimdi internet kafeci kimliğimizle yasa uygulayıcıya sorduğumuzda bize aynen şunu diyor:
Siz yönetmelikte bahsi geçen filtreleme yazılımını kullanmak zorundasınız. Bu yazılımlarda filtrelenen siteler öncelikle Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından 5651 kapsamında yasaklanan ve T.C mahkemelerinin kararları sonucunda yasaklanan siteler olacaktır. Yazılım firmalarının da tespit ettikleri adresler bu kara listede olabilir. Yine de sorumluluğunuz burada bitmiyor. 5-b Maddesi gereğince konusu suç oluşturan içeriklere de erişimi engelleyici tedbirleri almak zorundasınız. Aksi halde aynı yönetmeliğin 11.Maddesi gereği 3.000 YTL ile 15.000 YTL arasında para cezasına çarptırılırsınız.
Doğrusu bizim bu mantık karşısında ağzımız bir karış açılıyor. Adeta şaşkınlıktan küçük dilimizi yutuyoruz. Bu gün en gelişmiş devletler hatta interneti icat eden Amerikalılar dahi, internet üzerindeki iyi ile kötüyü doğru ile yanlışı ayrıştıracak teknolojiyi icat edemediler. Filtreleme sistemleri bir yere kadar işler. Bu soruna %100 çözüm olacak yolu bulan hiçbir devlet yada yazılımcı yoktur. Bu gün 11-12 yaşındaki bir çocuk dahi rahatlıkla ücretsiz hosting hizmeti veren mesela mynet üzerinden bir siteyi yayına sokabilir. Bu yolla beş dakika içinde size hemen şimdi, dünyanın en kötü sitelerinden birini yapabilirim ve hiçbir filtreleme sistemi bu siteyi görmez ve yasaklamaz.
Bunun örneklerini www.mynet.com serverları üzerinde görüyoruz. Filtre sistemimizin havuzuna 1.5 sene önce bildirilmiş ve mynet üzerinde hala yayında olan travesti siteleri mevcut! ………….. (Baltaoğlu burada site adreslerini veriyor. Ama biz bu site adreslerini kendi arşivimizde saklıyoruz ve burada yayınlamıyoruz). Bu örnekleri yayınlamanız için değil sadece sözümüzün ispatı olası olması açısından gönderiyorum.
İşte bu gün Türkiye’nin en fazla ziyaret edilen mynet sitesinin serverları üzerinde yayında olan bu sitelerden birine bir internet kafeden erişim sağlandığında, işletmeci en düşüğü 3.000 YTL olan idari ceza ile karşı karşıya kalacak. Kısaca işletme ticari anlamda batırılacak. Aynı siteye Adalet Bakanlığının bilgisayarlarından veya belediyelerin halka hizmet için sunduğu wireless yayınından da erişilecek ama bunlara ceza verilmeyecek. Daha doğrusu buralar internet kafeler gibi denetlemeye tabii olmadığı için onlar için bir sorun olmayacak! Çünkü devlet kurumlarını bu hususta denetleyecek hiç bir mekanizma bulunmamaktadır! Evet, hukuk devleti olan ülkemizde çıkarılmış olan bir yasanın içinde, Anayasamızın eşitlik ilkesine aykırı olan böyle bir maddenin ve mantığın çıkmış olması ne tür zihniyetin ürünüdür anlamıyoruz.
Röportajın devamını Baltaoğlu : Kurulmaya Çalışılan Sistem Karmaşık ve İlk defa Yapılıyor – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 