Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV), Türkiye’deki basın özgürlüğü konusunu bugün İstanbul Conrad Oteli’nde düzenlediği bir konferansla masaya yatırdı.
Üç panelden oluşan konferansın ilk oturumunda, TESEV tarafından Temmuz ayında yayınlanan “İktidarın Çarkında Medya: Türkiye’de Medya Bağımsızlığı Önündeki Siyasi, Yasal ve Ekonomik Engeller” konulu rapor, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Ceren Sözeri tarafından yorumlar eşliğinde katılımcılara aktarıldı.
Medya alanında yapılan düzenlemelerde “milliyeçi” ve “muhafazakar” değerlerin ön plana çıkartıldığını ifade eden Sözeri, bu değerlerin ve önceliklerin bürokrasi tarafından tayin edildiğini söyledi. Düzenleyici kurumlara bakıldığında yönetim kadrolarının belirlenmesinde farklılıkların görüldüğünü değerlendiren Sözeri, Basın İlan Kurumu gibi bazı kuruluşların sansür olarak nitelendirilebilecek eylemlerle eleştirilebildiklerini ifade etti.
Medya kuruluşlarının sermaye yapılarını mercek altına alan Sözeri,
“Hemen her medya grubunun enerji, telekomünikasyon, finans, inşaat gibi sektörlerde yatırımları bulunuyor. Üstelik bu kurumların kamu ihalelerine girişlerini engelleyen bir düzenleme de yok….
TV yayıncılığı pazarındaki rekabet, 6112 sayılı kanunla birlikte yabancı sermaye payının artırılmasının ardından canlanmış görünüyor. Bununla birlikte yayıncılık alanında yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı sermayedarların hükümetle görüşmesinin gerektiği görüşü güçlenmiştir”
değerlendirmesini yaptı.
GSU Dr. Ceren Sözeri ile turk-internet
Sunumunda basılı yayıncılığa da yer veren Sözeri, pazardaki yoğunlaşma nedeniyle pek çok gazetenin faaliyetlerini zarar ederek sürdürmek durumunda kaldığını söyledi. Yazılı basının ülkenin içinde bulunduğu kutuplaşmadan etkilendiğini anlatan Sözeri, buna bir gazetenin yayın hayatına atıldığı ilk 5 yıl içerisinde hiç reklam alamamasını örnek gösterdi.
15-35 yaşlar arası kişilerin önemli bir bölümünün medyayı online portallardan takip ettiğini ifade eden Sözeri, gelir modellerine bakıldığında ise internet yayıncılığının olması gerekenin oldukça gerisinde kaldığını söyledi. İnternet yayıncılığı paralelinde teknoloji sağlayıcıların da önemli bir aktör olabileceği ihtimaline vurgu yapan Sözeri, hakim servis sağlayıcı konumundaki Türk Telekom’un yakın bir gelecekte medyada da hakim olacağı beklentilerine yol açtığını ifade etti.
Gazetecilik mesleği üzerindeki baskıların giderek arttığını söyleyen Sözeri, sözlerini:
“burada patronaj ilişkileri ve otosansür öne çıkıyor. Patronların iktidar kaynaklı baskılara açık hale geldiği görülüyor. Bu nedenle çalışanların iktidara yönelik eleştirel haber yapma özgürlükleri ortadan kalkıyor. Gazetecilerin bugün içinde bulundukları durumda sendikalaşmamalarının önemli payı var”
şeklinde tamamladı. Ardından, medya-devlet-sermaye ilişkisi ile medya politikalarının, basın ve haber alma özgürlüğü ile gazetecilik mesleği açısından yansımaları, çeşitli medya kuruluşlarında görev alan muhabir, editör ve yöneticiler tarafından ele alındı. Konferansın son panelinde ise, internet sonrası oluşan yeni medyanın sağladığı yeni iletişim alanları, düzenleyici ve denetleyici politikalar, medya-vatandaş etkileşimi, basın özgürlüğü ve doğru habere erişim masaya yatırıldı.

Kaynak : 