Söyleşinin ilk bölümünü Behçet Yumrukçallı : Yeni Hibrid Depolama Sistemi FAS80809 EX, İş Süreçlerinde ve Operasyon Performanslarında Devrim Yaratacak Nitelikte – I başlığı altında okuyabilirsiniz.
Söyleşiyi kaldığımız yerden yayınlamaya devam ediyoruz..
turk-internet.com : Entegrasyonun ve işbirliğinin böylesine önem kazandığı günümüzde bulut, büyük veri ve depolama nasıl bir veri yönetimi anlayışı ve teknik altyapı gerektiriyor? Verilerin yalnızca tutulması değil, analizi noktasındaki kritik noktalar neler?
Behçet Yumrukçallı : Dünya her geçen gün daha hızlı dönüyor. Artan hız, işlemcilerden depolama mecrasına, web sayfalarından mantıksal analiz yöntemlerine kadar BT’deki her şeyi değiştiriyor, dönüştürüyor. Bt kaynaklarını tüketme, işlerimizi hızlandırma ve global ekonomiye etki etme yönünde her geçen gün iştahımız daha fazla kabarıyor. Nesnelerin İnterneti önümüzde yepyeni ufuklar açmışken işimizi dijital dünyaya adapte etmemek çağın gerisinde kalmamıza neden oluyor. İşte bulut ve büyük veri ile şekillenen bu yeni ortamda, sistemde yakalanan müşteri ilişkileri yönetimine ışık tutacak verilerin filtrelenmesi ve faydaya dönüşecek şekilde değer kazanması gerekiyor.
Çünkü artık önemli olan veriyi depolamak değil, yönetmek ve analiz edebilmek. Şirketler, veriden daha fazlasını almak, stratejik değerler elde edebilmek ve akıllı aksiyonlar geliştirmek için hızlı ve gerçek zamanlı hareket ederken, aynı zamanda iş yapma biçimlerini ve düşünce yapılarını da değiştirmek durumunda.
Bunun için de şirketlerin, BT, pazarlama ve reklam departmanları ile birlikte tutarlı bir mantık zincirini takip etmeleri ve buna göre iş kararları alarak müşterilere ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen kampanyalarla ulaşmaları gerekiyor. Ancak tabii bu “çılgınlık seviyesindeki artışı karşılama” sürecinde sınırları gittikçe belirsizleşen buluta geçiş yapmayı planlayan şirketler, özel, genel ve hibrid bulut arasında taşınan verilerini yönetmekte güçlük çekebiliyor. Çünkü artık veri, yenilikçi iş stratejisinin merkezine oturuyor ve verilerin tutulmasının yanı sıra, sınırsız bir şekilde özel ve genel bulut ortamları arasında taşınması da en önemli talep olarak karşımıza çıkıyor.
NetApp olarak biz, bu ihtiyaç doğrultusunda inovatif çözümlerimizle bulut ortamlarına yatay ölçeklendirme yapabilen bir tümleşik veri depolama platformu ile kurumsal kullanıcılarımızın karşısına çıkıyoruz.
Müşterilerimiz bu sayede, tümleşik depolama sistemi sayesinde tek bir platform üzerinden çok daha yüksek performanslı ve etkili bir biçimde verilerini yönetebiliyorlar. NetApp perspektifinden değerlendirdiğimizde, şu anda, bu kritik süreçlerin çözümünde IDC’nin “dünyanın bir numaralı depolama işletim sistemi” olarak tanımladığı NetApp Data ONTAP üzerine inşa edilmiş 300’den fazla bulut hizmeti bulunuyor ve 175’ten fazla bulut servis sağlayıcısı bundan faydalanıyor. Data ONTAP, hizmet otomasyonu ve analitikler düzeyinde, kendi kendini yöneten depolama, depolama altyapısında uçtan uca erişilebilirlik veri kontrolü, otomatikleştirme ve analiz işlevleriyle kişileri değil kapasiteyi sorumsuz bir şekilde ölçeklendiriyor.
turk-internet.com : BT Yönetimi anlayışında da köklü değişiklikler olduğuna vurgu yapıyorsunuz. CIO’lar ve yöneticiler bu dönüşüm sürecinde hangi noktadalar ve gelecekte rekabet avantajı sağlamak için nasıl bir yol izlemeliler?
Behçet Yumrukçallı : BT’de yeni bir akımdan söz edebiliriz. Günümüzde bir değil, birden fazla inovasyonun yol açtığı büyük bir BT devrimi yaşıyoruz. CIO’ların görev ve katkıları şimdi yeniden sorgulanıyor. Gartner’ın hazırladığı CIO anketine göre önümüzdeki 10 yılın en önemli teknolojileri mobil (%70), büyük veri ve mantıksal analiz (%55), sosyal medya (%54) ve bulut (%51) olacak.
Bu yeni teknolojiler sadece BT’yi değiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda işin doğasını da değiştiriyor. Örneğin; araba şirketleri artık yalnızca diğer araba şirketleri ile rekabet etmiyor. Sosyal medyadan ilham alan, bulut sağlayıcı destekli “carpooling” adı verilen, ortak kullanımlı araba hizmetleri (örn: BlaBlaCar), akıllı telefonlardaki taksi ve limuzin uygulamaları (örn: Hailo, Uber) ve saatlik araç kiralama hizmetleriyle (örn: ZipCar) de rekabet ediyorlar.
Bu rekabet arenasında ön plana çıkmak için mutlaka mevcut işletmelerine değer katmaları gerekiyor. İşte bu noktada bugün CIO’nun rolü de tartışmaya açılıyor. Bazıları hala CIO’ları bilgisayar setlerini, odalar dolusu sunucuyu, bağlantıyı sağlayan ağları ve çalıştırdıkları yazılımları yöneten kişiler olarak görüyor. Ancak, yüz yüze kaldığımız inovasyonlar tüm BT altyapısını ürüne dönüştürmeye başladı bile. Hatta satın alma fonksiyonunu ve hizmet araçlarını da…
Bu durumda mevcut altyapı, tıpkı masaüstü bilgisayarlar gibi, bir süre sonra hiçbir rekabet avantajı sunmamaya başlayacak. Bu nedenle her geçen gün daha fazla CIO, maksimum yatırım getirisi elde etmek için kendisini geleneksel BT’nin sınırları dışında yöneticilik yaparken buluyor. Dijital fırsatları yakalamak ve değerin hasadını biçmek için daha fazla sorumluluk alıyorlar.
Bundan böyle CIO’ların önceliği, yalnızca BT hedeflerine odaklanmak değil, her şeyden önce iş hedeflerini tutturmak olacak.
Söyleşinin son bölümünü Behçet Yumrukçallı : İşletmeler ONTAP Yeni 8.2. Sürümü ile Planlı Kesintileri Ortadan Kaldırabiliyor – III başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 