Biden yönetiminin gider ayak, Birleşmiş Milletler’in üye ülkelerin görüşüne açtığı, yeni siber suç sözleşmesini destekleyeceği açıklandı.
Problem şu ki; bu sözleşme hükümetlerin insanları kötü kanun ve sözleşmelere zorlamak için 11 eylülden bu yana kullandıkları “güvenlik mi x özgürlük mü” çelişkisinin bir örneği olacak. Otoriter rejimler tarafından kötüye kullanılabileceği endişeleri yüksek. Ama sözleşmeyi savunanlar, çocuk cinsel istismar materyali ve mahrem görüntülerin rıza dışı yayılması konusunu öne sürüyorlar.
Geçtiğimiz ay, altı Demokrat senatör, anlaşmanın “Rusya ve Çin gibi otoriter ülkelerin internet kullanıcılarını sansürleme ve gözetleme çabalarını meşrulaştırabileceğini, baskıyı ve dünya çapında insan hakları ihlallerini artırabileceğini” yazdı. Mektupta, sözleşmenin mevcut haliyle “gizlilik, güvenlik, ifade özgürlüğü ve yapay zeka (YZ) güvenliği için ciddi bir tehdit” oluşturduğu da ifade edildi.
Anlaşma, siber güvenlik konusunda yasal olarak bağlayıcı ilk BM anlaşması olacak ve ülkelerin siber suçluları önleme ve soruşturma konusunda iş birliği yapmaları için küresel bir yasal çerçeve olacak. Buna karşılık, sözleşmenin otoriter devletler tarafından muhalifleri yurtdışında takip etmek veya siyasi muhaliflerden veri toplamak için kullanılabileceğinden endişe ediliyor.
ABD’nin anlaşmaya katılımı, kendi ülkesinde eleştiriliyor. Yetkililer, ABD’nin anlaşmadaki insan haklarını ve diğer güvenceleri sıkı bir şekilde uygulamayı planladığını ve Adalet Bakanlığı’nın talepleri yakından inceleyeceğini ve anlaşmayla tutarsız olan herhangi bir yardımı sağlamayı reddedeceğini söyledi. Anlaşmanın BM’de oylanmasının beklendiğini ancak insan hakları denetimleri uygulanmadığı takdirde ABD hükümeti tarafından onaylanmasının pek olası olmadığı notu da var.



Kaynak : 