Bu röportajın ilk bölümünü Bilecik; ‘Gelecek 3 Yılda % 100’lük Büyüme İstiyoruz’ – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Türkiye açısından ilginç bir gelişme, Teknosa’ların açılması ile başlayan ve 2000’lerden bu yana pek çok yabancı oyuncuyu ülkemize taşıyan Teknomarket ya da elektro market fikri.
Bu marketlerin tüketiciye her boy, her marka, her fiyat düzeyindeki parça ya da bütün ürünleri yan yana ve uygun fiyatla sunması yanı sıra, uygun ödeme koşulları da sağlaması, bilişim sektörünün satış kanallarında önce sıkıntı sonra da kayma başlattı. Kanallar artık sadece ürün satmak yerine, kendilerini hizmete doğru da yönlendirmeye başladılar. Bu konuyu Indek Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik’e sorduk;
Turk-internet.com; Teknomarketler de ne gibi gelişmeler yaşanıyor?
Erol Bilecik; Bilgi teknolojileri sektörünün, toplamdaki yaygınlaşması ve büyümesinin önemli noktalarından biri de teknomarket zincirlerinin hızla büyümesidir. Özellikle yabancı oyuncuların yatırımlarını dikkat çekici buluyoruz.
Türkiye’de, 7500’e yakın bilgisayar firması var. Bunların yaklaşık 2.000’i İstanbul’da bulunuyor. Bu firmaların bir kısmı yaşanan gelişmelere hazırlıksız yakalandı. İş yapma biçimlerini değiştirmeyip sadece kutu satışı gerçekleştirme çabasına devam eden bilgisayar firmalarının, gelecekte sıkıntılarının çözümsüzlüğe gideceğini görüyoruz. Çünkü, doğal olarak teknomarketler daha uygun fiyat avantajlarıyla rekabeti kendi lehlerine çeviriyorlar. Pazarlama programlarını oldukça profosyonel olarak yaptıklarını ve günlük medyaları bu aktivitelerde son derece yoğun kullandıklarını görüyoruz.
Teknoloji zincirlerin Türkiye coğrafyasına daha fazla hakim olmalarıyla birlikte pazardaki küçük firmaların katma değerli işlere daha çok yönelmeleri kaçınılmazdır. Türkiye’de, bu anlamda büyük bir değişim olduğunu görüyoruz.
Turk-internet.com; Teknoloji marketler alanındaki yeni oyuncuların hala geliyor olması konusunda ne söyleyeceksiniz?
Erol Bilecik; Parekende pazarında dünyanın en büyük oyuncusu ABD, Kanada ve Çin’den sonra sırada Türkiye var. Best Buy gibi global bir şirketin Avrupa’ya uğramadan direkt Türkiye’ye gelmesi de buna işaret eden çok önemli bir olay, çok önemli bir gelişme. Bu Türkiye için gurur verici. Rekabet açısından oyun biraz sertleşebilir.
Tüketicinin de kafası karışık. 700-800-1000 $’a ürün görüyor. Hangisini alacak?
Donanım alanında Türkiye’de PC penetrasyonu henüz % 16*. Yani hala sığ bir pazar ve gidilecek çok yer var. 2010’larda % 25 olur diye bekliyoruz. Yani gelişmekte olan ülkelerin seviyesini. Bu rakam Balkan ülkelerinde bu seviyede. Ama gelişmiş ülkelerde % 35 ve hatta Norveç gibi İskandinav ülkelerinde % 60 düzeyinde.
turk-internet.com : Teknomarketler pek çok kampanya yapıyor. Agresif fiyatlar ve ödeme koşulları sunuyor. Bu konuda düşünceniz nedir? Bu kampanyalar kanala nasıl etkide bulunuyor?
Erol Bilecik : Kampanyalara olumlu bakıyoruz. Bilişim ürünlerinin daha yaygın kullanımı anlamına geliyor çünkü. PC ile tanışan yazıcı da alıyor. Başka ürünler de alıyor.
Kanalda bazıları hazırlıksız yakalandı. İş modelleri sadece donanım satmaya yönelikti. Ama gitgide agresifleşiyor bu alan. Sağlıksız sonuçları olanlar, değişime ayak uyduramayanlardır.
1993’den beri kanal sistemi mevcut. Kurun dalgalanmalarının çok yüksek ya da çok düşük seviyelere gelmesi, sektörün kimyasını bozan bir durum. Bu nedenle yaratıcı kampanyalar yapmak gerekiyor. Paralel import imkanı olan markalarda bazen değişik fiyatlamalar görülebilir ama PC’de satılan malın % 99’u Türkçe klavyelidir.
Biz pazarın önümüzdeki yıllarda aynen beyazeşyacılarda olduğu gibi a)satanlar, b)servis verenler şekline dönüşeceğini düşünüyoruz.
Zaten bugünkü durumda pazarın daha derinleşmesi gerektiği açıkça görülüyor. Şöyle bir hesaplayalım isterseniz; 5 milyar $’lık bir sektörden bahsediyoruz. 2007’de 2 milyon PC satıldı ortalama 550 $’dan ve 1.160 milyon da laptop satıldı. Ortalama 800 $’dan. Şimdi bu hacmi yani 5 milyar $’ı, Türkiye’deki büyük küçük toplam 7500 firmaya bölelim. Firma başına 666.666 $ ciro gözüküyor. Bunu da aylara bölelim, 55.bin $ yapar. % 8 gibi bir kar oranı kabul etsek; ortalama 4444 $ aylık kar yapar.
Turk-internet.com; Biz geçenlerde bir röportaj gerçekleştirdik; pazarın önemli noktalarından birisi de Yazıcıoğlu İşhanı. Bu işhanındaki yapı ve ikinci el konusunda ne düşünüyorsunuz?
Erol Bilecik;
Turk-internet.com; Türkiye’deki yerli PC üretici ya da toplamacıları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Erol Bilecik: Dünya PC endüstrisine bakıldığında desktop ürünlerinin ülkedeki local üreticiler tarafından, mobile ürünlerin ise uluslar arası üreticiler tarafından domine edildiğini görmektesiniz. Bu endüstri gelişimiyle birlikte, Türkiye’de de doğal olarak bazı büyük uluslararası üretici şirketlerin yerli PC üreticilerini bu konuda desteklediklerini memnuniyetle görüyoruz. Local üreticilere aktarılan üretim know-how’ları ve pazarlama konusunda verilen destekler pazarın daha sağlıklı büyümesine destek olmaktadır.
Baktığımızda Türkiye’de bugün % 80 yerli, % 20 uluslararası marka satışı yapılmaktadır. Ama bu masaüstüler için böyledir. Laptop daha kompakt bir teknoloji. Orada da % 90 uluslararası ve % 10 yerli satış var.
Türkiye’de yerli transistör üretmenin esprisi yok. 2006’da katıldığım bir toplantıda “bu yıl üretilen transistör sayısı, üretilen pirinç sayısından fazla” denilmişti. Tabi daha da ucuz.
Bu röportajın son bölümünü Bilecik; ‘Türkiye’de 5 İnsandan 1 Tanesi Bilgisayar Okur Yazarı’ – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.
* Penetrasyon oranı PC sayısının nüfusa oranlanmasıyla bulunuyor.



Kaynak : 