Bu röportajın ilk bölümünü Bilecik; ‘Gelecek 3 Yılda % 100’lük Büyüme İstiyoruz’ – 1 ve ikinci bölümünü
Bilecik; Bazı Bilgisayar Firmaları Gelişmelere Hazırlıksız Yakalandı – 2 başlıkları altında okuyabilirsiniz.
Bilişim sektörünün dağıtım ağları ve sektörün durumu konusunda görüştüğümüz Index Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik ile röportajımızı Index’in son 1 yıl içinde taşındığı yeni yerinde gerçekleştirdik. Toplantı odasından dağıtımın gerçekleştirildiği depolama alanının görüldüğü ve Kağıthane’de yer alan bu yeni yerleşim merkezi ile Bilecik’in gurur duyduğunu gözlemledik ve yerleşim sırasında binanın yer aldığı alanda eskiden bu yana var olan 200 kadar meyva ağacını kestirmediğini öğrendik.
Bilecik’e röportajımızın son bölümünde, bilişim sektörü ile ilgili toplumsal gelişmeleri sorduk;
Turk-internet.com; Sektörü doğrudan ilgilendiren bilgisayar okur-yazarlığı nasıl artırılabilir?
Erol Bilecik; Bu hassas konu için bugünden yarına olabilecek hızlı bir reçete yok. Bu, önemli ve yaşanması gereken bir süreci beraberinde getiren bir konu. 2004 yılından bu yana ağırlıklı olarak bir takım gelişmeler yaşanıyor. Türkiye nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturan öğrencilerin bilgisayar okur-yazarı olması ülkemizin kaderini etkileyecek bir unsur. Okulların bilişim teknolojileriyle donatılmış olmaları; ezbercilikten uzak, yenilikçi ve yaratıcı bir eğitim anlayışı çok önemli.
Özellikle 2004 yılında başlatılan ve okullarda % 80-90’lara varan oranlarda bilgisayar laboratuarlarının oluşturulması, bu konuda yaşanan sevindirici gelişmelerden. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu işin liderliğini başarıyla yapması da önemli. Ayrıca, Anadolu’da MEB’e ait okulların çevre halkına okul dışı saatlerde açılması bilgisayar okur-yazarlığının artmasına önemli bir katkı sağlayabilir.
Şu an için her 5 insandan 1’i bilgisayar okur yazarı. Bunu, 2010’da % 40’lara ulaştırmak önem taşıyor. Ayrıca, bu konuda Türk Telekom’un duruşunu çok olumlu buluyorum. Türk Telekom şu anda 4.9 milyon olan ADSL abone sayısını yıl sonunda 7 milyona çıkartmayı hedefliyor. Bu, yaklaşık olarak 25-28 milyon kişinin internete bağlanabilmesi anlamını taşıyacaktır.
Turk-internet.com; Türkiye’de devlet, yazılım alanında sektörün gelişimi için yeterince destek oluyor mu sizce ?
Erol Bilecik; Devlet nezdinde çok iyi niyetli yaklaşımlar olduğunu görüyorum. Devletin bütün iyi niyetli çabalarına rağmen bu işin liderliğinin yapılması noktasında bir adres problemi yaşandığını düşünüyorum. Dolayısıyla hızlı adımlar atılma noktasında hayal kırıklıkları yaşanıyor. Bu şartlar altında yazılım alanında Türkiye olarak hak ettiğimiz yerin çok çok uzağında duruyoruz.
Turk-internet.com; Türkiye’de, hemen her alanda büyük şehirlere öncelik verildiğini, Anadolu’nun potansiyelinin ise pek önemsenmediğini görüyoruz. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Erol Bilecik; Lise bitimine kadar Anadolu’da yaşamış birisi olarak Anadolu’suz bir iş olamayacağını ifade etmek istiyorum. Teknoloji ağırlıklı olarak büyük şehirlerde kuruluyor olabilir. Ancak, geleceğe yatırım yapıyorsanız yolunuz Anadolu’dan geçecektir. Türkiye’nin nüfusu 70 milyon. Bilişim teknolojileri sektörünün % 60’ı ise İstanbul’da gerçekleşiyor. Hem ticaretin gelişimi, hem de Anadolu halkının teknolojiyle tanışması için buraya yatırım yapılması gerekiyor, bu aynı zamanda bir sosyal sorumluluktur
Bu konuda uzun vadeli bir yapı ortaya koymaya çalışıyoruz. 1998 yılında Elazığ’da, 1999 yılında ise Diyarbakır’da Index Grup olarak birer ofis açtık. Bu ofisleri, bölgedeki bayilerle daha yakın temasta olmak ve onların ihtiyaçlarını daha iyi anlamak amacıyla kurduk. Bunun, uzun vadeli yatırımın bir parçası olduğunu söyleyebilirim.
Turk-internet.com; Mobil ürünler pazarında tüm dünyada büyüme öngörülüyor. Bunu nasıl görüyorsunuz?
Erol Bilecik; Özellikle son 3 yılda mobil ürünler öne plana çıkıyor. Dizüstü bilgisayarlar açık ara önde giderken onu PDA gibi akıllı araçlar izliyor. Bilişim teknolojilerinde son 3 yılda özellikle bu ürünlerde 3 rakamlı bir büyüme gerçekleşiyor. Artık taşınabilir ürünler masaüstü bilgisayarların tüm fonksiyonlarını yerine getirmekte. Bu konunun her yerde bilgiyi görüntüleyebilme açısından önem taşıdığını düşünüyorum. 2010 yılı itibariyle toplam Türkiye PC Pazarında % 65 dizüstü ve % 35 masaüstü satılacağını öngörüyorum.



Kaynak : 