21inci yüzyıla hızlı bir dönüş yaptığımızda ise şirketlerin her gün binlerce patent aldığını görüyoruz. Bilgisayarların çeşit yelpazesi muazzam, şehrin bir mahallesi kadar elektrik tüketen aygıtlardan not almaya ve onları saklamaya yarayan küçük cep büyüklüğünde aygıtlara kadar farklılık göstermektedir. Bununla birlikte o zamanla şimdi arasında fark o koca mahallenin elektriğiyle ancak beslenen bilgisayarın yerini günümüzün kişisel bilgisayarının hesap yapabilme yeteneklerinin almış olmasıdır.
Bölüm 1 – Hız ve Sıcaklık Kaybı
İnsanlar güç ister, performans ister; çabucak iletişim kurabilmenin hızını ve olanağını tatmak ve elektronik aygıtların yardımına paralel olarak bazı işler yapmak ister. Eskiden esas hedef bilgisayarları kat kat güçlü yaparken kabul edilebilir ebatlarda ve gürültü düzeyinde tutmakmış. Yine de günümüzün işlemcilerinin güç yoğunlukları sıcaklık kayıplarıyla, bu iş git gide halledilmesi daha da zor bir hal alıyor. Bazı kişiler böylesi güçlü işlemcilerden elde ettikleri performans düzeyinin tadını çıkarır ve kütlesel sıcaklık düşüşünü ve gürültünün hacmini dert etmezken diğerleri bunu önemsiyor ve alternatif seçenek arayışına giriyor.
Beklenildiği gibi Pazar üç farklı yönde bölünmeye başladı: Büyük ve güçlü, orta-büyüklükte ve orta performanslı, son olarak da yoğun ve sessiz bilgisayarlar.
Büyük ve Güçlü
Tutkunlar, güç kullanıcıları, overclocker’lar ya da adına her ne derseniz deyin, her zaman sistemlerinden alabilecekleri verimin en yükseğini almak isterler. Bu tür kullanıcılar hıs, zamanlama ve voltajı had safhada olan çip setlerinden oluşan en yüksek kapasiteli ana kart alırlar ve sistemlerini ideale ulaştırmaya çalışırlar.
Resim – 1 : EpoX EP-8RDA+ gibi ince ayar olanağı yüksek ana-kartlar tüm dünyadaki bilgisayar geliştirme tutkunlarının sevgili haline geliyorlar.
Bunların bazıları güçte ve performansta en yeni ve iyiyi ister ama öte yandan da istikrarı riske atmak istemez ve değişkenlerin donanımıyla zaman yitirmek istemez. Bu kullanıcılar en yüksek nitelikli bileşenleri, özellikle de en yeni ve büyük olanları satın alır ve sistemin ezici gücünü bunlarla inşa eder öyle ki bir yerden sonra çetin ceviz bir performans elde eder. Bu tür insanlar en yeninin iki ya da üç yıl gerisinde kalınca bunu çok sıkıntı yaparlar ve platformlarını tekrar en üst düzeye çıkartırlar. Alım yaptıkları sırada onlara verilecek düzgün bir rehberlik sayesinde en azından 5 yılda bir upgrade yapmalarını mümkün kılacak akıllıca kararlar vermeleri sağlanabilir.

resim 2 : 90 watt’a kadar enerji tüketebilen bakır-çekirdekli alüminyum sıcaklık düşürücü. © THG
Normalde, işlemcilerini, grafik kartlarını ve bellek ara hatlarını sonuna kadar yükseltenler, stoktan alındığı hızda ayarında “kur ve bırak” diyenlere kıyasla çok daha fazla sıcaklık kaybettirmeyle uğraşmak zorunda kalırlar. Alüminyum soğutucular sadece 75 watt civarına kadar gerçekten iyidir. Aynı ebattaki bakır sıcaklık düşürücüler ise sadece 90 watt civarına kadar ve işlemcinin sıcaklığı tarafından yetersiz bırakılıncaya kadar makul düzeyde ses çıkaran fanla iyi iş görürler. Grafik kartları, hard drive’lar, northbridge’ler ve bellek çubukları, hepsi de işlemci sıcaklık düşürücüsünün fanının gidermeye çalıştığı sıcaklığı arttırıcı etki yaparlar ve esas olarak da işlemcinin kendisini ısıtırlar.
Yazının devamını Bilgisayar Donanımında 21inci Yüzyıl Trendleri – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 