70’li yıllarda da bu soruya çok ciddi cevaplar verilmeyebilirdi. Çünkü bilgisayarlar sadece bazı çevrelerin elindeydi ve internet daha çok yeni bir olguydu (yine de bu yıllara ait kayıtlara geçen bilgisayar aracılığıyla işlenen suçlar vardır). 80’li yılların başında ise IBM’in ilk kez kişisel bilgisayarları geliştirmesi ile bilgisayar birçok eve girmeye başladı aynı zamanda internette gelişmeye başlamıştı. Ve yavaş yavaş efsanevi hacker hikayeleri yayılmaya başladı. İnternetin sınırlı çevrelerden çıkıp herkesin kullanımına açılmasıyla şimdiye dek hiçbir ülkenin ceza kanunlarında tanımlanmayan suç tipleri ve suçlular ortaya çıktı.
Bugün bilgisayar suçları veya tercih edilen diğer bir deyimle sibersuçlar geniş bir yelpazeye yayılmış durumdadır. Bunlara örnek olarak aşağıdaki suç tipleri verilebilir:
- İçerdekilerin (örneğin çalışanların) yetkisiz girişleri,
- Dışardakilerin (örneğin hackerların) sistem girişleri,
- Tescilli bilgilerin çalınması (örneğin kullanıcı adının ve şifresinin çalınması),
- Bilgisayarlar kullanılarak ekonomik dolandırıcılık,
- Bilgi veya ağların sabotajı,
- Ağ trafiğinin bozulması
- Bilgisayar virüslerinin, truva atlarının ve diğer tip kasıtlı kodların yazımı ve dağıtılması,
- Yazılım korsanlığı,
- Fikri haklara, marka, patent ve endüstriyel tasarımlara tecavüzler
- Kimlik hırsızlığı,
- Ticari sırların çalınması,
- Diğer ekonomik suçlar( banka hesaplarına girilmesi, kredi kartı numaralarının çalınması)
- Cinsel taciz, hakaret, tehdit
- Çocuk pornografisi
- Terörizm
Bu liste daha da genişletilebilir.
Gözlediğim kadarıyla bilgisayar suçları ülkemizde adam öldürme, gasp, terör gibi suçların yanında çok ciddi bir suç olarak değerlendirilmiyor. Yaygın kanı bu suçları çocuk yaştaki veya genç yaştaki kişilerin bir gençlik hevesi ve merakla işlediği yönünde. Medyada ve internet üzerinde bilgisayar suçlarını işleyenler çok zeki, çok karizmatik insanlar olarak gösterilip efsane haline getiriliyorlar. Konu böyle yansıtılırken işin başka bir yönüne ise hiç yer verilmiyor: Suçun mağdurlarına ne olduğu, nasıl ve ne kadar zarar verildiği, verilen zararların bireyler veya kuruluşlar üzerindeki etkileri veya muhtemel etkileri, geri planda kullanılan teknikler, saikler, destekler, hukuki durumun ayrıntılı analizi gibi buzdağının görünmeyen kısmı hep gözardı ediliyor.
Bu yazı kendilerini bekleyen güzel bir geleceği kendi elleriyle karartabilecek gençlerin, bilgisayarla çalışan şirketlerin ve kurum ve kuruluşların, askeri makamların, emniyet güçlerinin ve hukuk uygulayıcılarının dikkatlerini çekmek için yazılmıştır. Dar bir hacimde örnek niteliğindeki bazı olaylar özetlenerek bilgisayar suçlarının ciddi suçlardan olup olmadığı incelenmiştir.
1.Kaos ve Çocuk Oyuıncağı :
a)Kod adı “Condor”
Yıl 1981. İleride kendisini tüm internet dünyasının tanıyacağı Condor kod adlı Kevin Mitnick Pasifik Bell anahtarlama istasyonundan bilgisayar çalmakla suçlandı.
Yıl 1982. Mitnick Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı bilgisayarına girerek adını duyurdu. Ayrıca Kaliforniya’daki tüm telefon anahtarlama merkezlerine erişti ve Manhattan’daki üç adet merkezi telefon şirketinin geçici olarak kontrolünü ele geçirdi.
Yıl 1988. 25 yaşındaki Mitnick MCI ve Digital Equipment şirketlerinin güvenlik çalışanlarının elektronik postalarını ele geçirdi. Digital Equipmant onu bilgisayar işlemlerine 4 milyon dolar zarar vermekle ve 1 milyon dolar değerindeki yazılımı çalmakla suçladı. Mitnick 1 yıl hapse mahkum edildi ve Kaliforniya Lompoc’taki federal cezaevine konuldu.
Yıl 1993. Kaliforniya eyalet polisi Kevin Mitnick hakkında tutuklama müzekkeresi çıkardı. Mitnick Kaliforniya Motorlu Araçlar Departmanı’nın veritabanlarından sürücü belgelerini çalmakla suçlanıyordu.
Yıl 1994, yılın ilk günü. Mitnick San Diego Supercomputer Center’da bulunan Tsutomu Shimomura’nın sistemine girdi. Shimomura Mitnick’in tutuklandığı Ocak 1995’e kadar internet üzerinde Mitnick’i kovaladı.
21 Ocak 2000’de 1792 günden sonra federal cezaevinden çıktı.
Mitnick’in tüm eylemleri boyunca verdiği toplam zarar, savcıların belirlediğine göre yaklaşık olarak 291.8 milyon dolardı .
Bu ciddi bir miktar mı?( Afganistan’daki Türk Birliği sebebiyle Türkiye’ye yapılacak 229 milyon dolarlık yardım ile karşılaştırınız lütfen ).
Mitnick hukuk uygulayıcıları tarafından kamunun siber düşmanı olarak tanımlandı. Karşıt görüştekilere göre ise özellikle bilgisayar yeraltı dünyası ve onun sempatizanları Mitnick’i bir kurban ve insan hakları savunucusu olarak tanımladılar.
İşte bir efsane ve kısaca yaptıkları ve yaşadıkları. Ardında 291.8 milyon dolarlık bir zarar ve su yüzüne çıkmamış daha başka zararlar bırakan biri. Pek de çocuk oyuncağı değil ne dersiniz?..
Yazının Devamını yarın okuyacaksınız..



Kaynak : 