Ankara’da devam etmekte olan Bilişim 09’un önemli başlıklarından birisi de Teknoloji Politikaları oldu. Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz’ın moderatörlük yaptığı panelde konu çeşitli yönleriyle tartışıldı.
turk-internet.com: Sayın Bakan, teknoloji politikaları konusunda önemli bir panel yönettiniz. Bu panelde ne tür bir sonuç çıktı, neredeyiz?
Cevdet Yılmaz: Gerçekten zamanında yapılmış bir panel, onu söyleyebilirim. Dünyanın da bir kırılma noktası yaşadığı bir dönemdeyiz. Gerek küresel kriz, gerek küresel ısınma tartışmaları, öbür taraftan Avrupa Birliği tartışmaları…
Bu ortamda dünya da biz de yeni bir takım ufuklar arıyoruz. Bunu da en yakın bir şekilde bilişim sektöründe buluyoruz. Gerçekten hayatımızın her alanını etkileyen, iş yapma biçimlerinden kamunun çalışma biçimlerine, vatandaşın hayatına kadar çok geniş etkileri olan bir alan. Bu alanda politikalarımızı yeniden gözden geçirme mesajı aldım ben bu toplantıda. Özellikle de hedef kitle odaklı olarak, gençlere odaklı olarak, istihdama odaklı olarak, rekabet gücüne odaklı olarak bu politikalara yeniden bakmamız gerekiyor. Mevcut stratejilerimiz var, başarılarımız var.
Dünya da bir taraftan durmuyor, dünyada da bir değişim dönüşüm var. İşte bunu da görerek, dünyadaki pozisyonumuzu daha ileriye taşımak açısından yeni ve daha güçlü, daha katılımcı politikalar oluşturmamız gerekiyor. Mevcut politikalarımızın da tabi bize sağladığı tecrübeyle güçlenelim.
Bakan Cevdet Yılmaz’ın bu sözlerini kendi ağzından aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.
Aynı panelde Muhalefet Partisi CHP’yi temsil eden Uşak Mülletvekili Osman Coşkunoğlu ise şunları belirtti :
turk-internet.com: Teknoloji politikaları konusunda bir panelden şimdi çıktınız. Bu konuda Türkiye hangi noktada sizce, bize anlatabilir misiniz?
Osman Coşkunoğlu: Türkiye’de bir teknoloji politikası aslında yok. O yönde bir takım çabalar var fakat somut, ölçülebilir, denetlenebilir, izlenebilir bir yol haritası yok. Yani somut örnek; bir Ar-Ge yasası çıkarılıyor Ar-Ge’ye teşvik için ama herhangi bir öncelik yok, kim ne yaparsa şeklinde. Bunlar yararlı değil. Mutlaka hedeflerin konması gerekir ve ölçülebilir olması gerekir ki öğrenme olsun, yani ucu açık olmasın.
turk-internet.com: Sizin yaptığınız sunumda da enteresan bazı noktalar vardı. Bazı politikalar üretilmiş olsa bile uygulamada bir gecikme olduğu görülüyor. Öyle değil mi?
Osman Coşkunoğlu: Gecikme veya ihmal olduğu görülüyor. Çünkü denetleme yok, yani ortaya hep ucu açık konuyor. Geri beslemeli bir sistem yok Türkiye’de, en büyük eksik o. Ben bu teşviği vereyim, peki ne oldu bir yıl içersinde iki yıl içersinde, iyi giden neydi kötü giden neydi? Burdan bir öğrenme olur, ondan sonra o devam ettirilir. İşte o öğrenme olmadan, “hadi bir daha vereyim bu teşviği” şeklinde gidiyor yıllardır. İşte bu durumda, innovasyonda AB adayları ve üyeleri arasında Bulgaristan en alttaydı, biz onun üstündeydik, şimdi Bulgaristanda bizi geçti, biz en alttayız. Yani göreceli olarak zaman üzerinde ve diğer ülkelerle karşılaştırmada Türkiye iyi bir yönde gitmiyor.
turk-internet.com: Sizce çözüm ne olmalı?
Osman Coşkunoğlu: Çözüm somut olmalı, somut, köşeli. Yani “eğitim şart, eğitimi geliştirelim”, bunlar hep bildiğimiz şeyler zaten. Yani dünya kadar rapor var, artık rapor yazmayalım. 4-5 tane öncelikli sektör belirleyip bu sektörlere hedef koyalım. “Şu dünyada ilk üçte olacağız şu konuda. 10 milyarlık ihracat olacak 5 sene içersinde, 1 milyon istihdam sağlayacak 8 sene içerisinde” gibi… Bunların üzerinde anlaşalım ölçelim. Yoksa havanda su dövüyoruz çünkü ortada somut birşey yok. Ölçüm, geri besleme alıp “haa şurada yanlışız, şunu düzeltelim” diyecek birşey yok. Genel laflar oluyor, onlarla vakit kaybediyoruz.
turk-internet.com: Peki, çok teşekkür ederiz.
Osman Coşkunoğlu: Ben teşekkür ederim.

Kaynak : 