Geçen hafta Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bir röportaj sırasında, kabinede geçmiş dönemlerde görülen 2 boşluk nedeniyle, 2 devlet bakanlığının “Gençlik” ve “Bilim ve Teknoloji Bakanlığı” şeklinde organize edileceği ifadesinin, bilişim sektöründe yarattığı sevinçli hava, Bakanlar Kurulu’nun açıklanması ile birlikte hayal kırıklığına dönüştü.
Başbakan Erdoğan’ın bir konuşması sırasında bu konuya özel vurgulama yapması, bilişim sektöründe, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, ilk defa bir hükümetin bilim ve teknoloji konularına bir bakanlık ayıracağı” beklentisini yaratmıştı.
Ancak Bakanlar Kurulu açıklandığında, sadece Tübitak’ın ve Tuba’nın bağlandığı ve muhtemelen e-devlet çalışmalarını da koordine edeceği anlaşılan bakanlığa, Bilişim ya da Telekom ile pek de yakın olmayan bir daldan yani İlahiyat Fakültesi mezunu bir bakanın atandığı görüldü.
Gerçi Mehmet Aydın, sağduyulu ve düzgün bir kişi olarak tanımlanıyor ama bu alana ne kadar ağırlık verse de, bilişim sektörünün-endüstrisinin kendine özgü kurallarını öğrenmesinin 3-5 yılı bulabileceği düşünülürse, hayal kırıklığının nedenleri daha iyi anlaşılabilir.
Bu haliyle de, Başbakanın konuşmasında vurguladığı ağırlıkta bir değişiklik olduğu düşünülmüyor. Yani Abdülatif Şener’in döneminden farklı bir yaklaşım şimdilik görülemiyor. Zaten ilk ulaşan bilgilere ve parti politikasına göz atıldığında, ortaya yeni yapı için konulmuş bir plan olduğu görülmüyor, Bilgi Toplumu Dairesi’nin de henüz DPT’de kaldığı anlaşılıyor, Bilgi Toplumu İcra Kurulu adıyla kurulan ve ne yaptığını göremediğimiz kurul ile ilgili bir değişiklik görülmüyor.
Ne Bekleniyordu?
Türk Bilişim Sektörü 2-3 milyar $’lık cılız bir pazar durumunda. Bu pazarın takribi olarak 100 milyon $’ının Logo-Link-Eta ve benzeri Türk yazılım sanayi ile web bazlı yazılımlar tarafından oluşturulduğu biliniyor. Geri kalan miktar 2-2,5 milyar $ tamamen yabancı donanım ve yazılımların satışı ile oluşuyor. Bu rakamdan ülkemize kalan meblağ ise % 1-5 arasında yani 50-100 milyon $ civarında.
Bunun en önemli nedenlerinden birisi, şimdiye kadar hiçbir hükümet döneminde bilişim konusunda strateji üretilmemiş oluşu. Gelmiş geçmiş hükümetler, bilişim konusunun öneminin farkında değil. Oysa, mart ayında ABD’de açıklanan bir rapor, Amerikan ekonomisinin 2/3’ünü, doğrudan ya da dolaylı olarak bilişim sektörünün oluşturduğunu ve bunu yaparken de Türkiye’nin de içinde olduğu gelişmekte olan ülkelere satış yaptıklarını gösteriyordu. Bu açıdan bakıldığında da bilişim sektörü Türkiye için kurtarıcı değil, masraf açıcı bir sektör durumunda (özellikle de planlı yapılmayan kamu alımları için bu yorumları yapan pek çok uzman var).
İşte bilişim sektörünün bakanlık beklentisi bu açıdan önemliydi. Hindistan’ın bilişim dış hizmetiyle kalkındığı, Mısır’ın da bölgenin yıldızı olmaya adaylığını koyduğu bugünlerde Türkiye he zaman olduğu gibi geç kalıyor.
Turizmi İspanyollar pazarı kapattıktan sonra fark ettik, pazarımız Avrupa’nın en ucuz tatilcilerini ağırlıyor, Tekstili Çin’lilerin ucuza yapmaya başladığı dönemde yüksetlemey çalışıyoruz. Sonuç?
Mehmet Aydın Kimdir?
Türkiye Cumhuriyeti’nin 60. hükümetinde Devlet Bakanlığı görevini üstlenen Mehmet Aydın, 1943 yılında Elazığ’da doğdu. Aydın, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdikten sonra, uzun yıllar İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğretim üyeliği yaptı. Çok sayıda kitabı bulunan Mehmet Aydın, İngilizce, Fransızca ve Arapça biliyor.
Mehmet Aydın evli. 58 ve 59.hükümetlerde de Devlet Bakanlığı yapan Aydın, 3 Kasım 2002 ve 22 Temmuz 2007 seçimlerinde TBMM’ne İzmir’den AK Parti milletvekili olarak seçildi.
Devlet Bakanı Mehmet Aydın’a Bağlı görev ve birimler
- Bilgi ve teknoloji faaliyetlerinin koordinasyonu
- Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
- Türkiye Bilimler Akademisi
- Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü
- Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK)
- Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü (TRT)
- Anadolu Ajansı T.A.Ş. Genel Müdürlüğü
- Radyo ve Televizyon Üst Kurulu



Kaynak : 